30 Eylül ve 1 Ekim: Condillac'tan Dilthey'e, Rumi'den Alvin Goldman'a
Tarihte bazı günler filozofların doğum ve ölüm tarihleriyle öne çıkar; bazı günler ise felsefenin kendisinin dönüşümünü hatırlatır. 30 Eylül ve 1 Ekim, epistemoloji, mistisizm, hermeneutik ve siyaset felsefesi açısından dikkat çekici isimleri aynı takvimde buluşturuyor: Condillac'ın heykeli, Mevlânâ'nın doğumu, Claudia Card'ın kötülük kuramı, Dilthey'in 'anlama'sı, Alvin Goldman'ın dışsalcılığı ve Mészáros'un sermaye eleştirisi.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

Tarihte bazı günler filozofların doğum ve ölüm tarihleriyle öne çıkar; bazı günler ise felsefenin kendisinin dönüşümünü hatırlatır. 30 Eylül ve 1 Ekim, epistemoloji, mistisizm, hermeneutik ve siyaset felsefesi açısından dikkat çekici isimleri aynı takvimde buluşturuyor. İki günü birlikte ele alıyoruz.
30 EYLÜL
1714: Étienne Bonnot de Condillac
Fransız Aydınlanması'nın en önemli bilgi kuramcısı Étienne Bonnot de Condillac, 30 Eylül 1714'te Grenoble'da doğdu (bazı kaynaklar 1715'i verir). Rahip oldu ama hiç vaaz vermedi; Diderot ve Rousseau'nun dostu, Parma prensinin eğitmeni, Fransız Akademisi üyesiydi. Felsefesinin merkezinde bilgi sorusu vardır: İnsan zihnindeki fikirler nereden gelir? Locke'un deneyci mirasını radikalleştiren Condillac, Locke'un hâlâ kabul ettiği "düşünümü" (reflection) bile bağımsız bir kaynak olmaktan çıkardı: Her şey, bellek, karşılaştırma, yargı, hatta irade, dönüştürülmüş duyumdur.
Duyumlar Üzerine İnceleme'deki (1754) ünlü heykel düşünce deneyi, felsefe tarihinin en güzel kurgularından biridir. Condillac, mermerden bir heykel hayal eder ve ona duyuları tek tek verir: Önce yalnızca koku alır; bir gül kokusu heykelin bütün bilincidir, heykel "gül kokusudur". Sonra işitme, tat, görme ve nihayet dokunma eklenir; ancak dokunma ile heykel kendi bedenini dış nesnelerden ayırır ve bir "dış dünya" fikrine ulaşır. Deney, bilincin ve benliğin duyumlardan nasıl inşa edilebileceğini adım adım gösterir; Condillac bu yönüyle yalnızca Aydınlanma düşünürü değil, modern psikolojinin ve bilişsel bilimin öncüllerinden biridir. Bugün yapay zekâ araştırmacılarının "bedenlenmiş biliş" tartışmaları, Condillac'ın dokunmaya verdiği ayrıcalığı yeniden keşfediyor. 1780'de öldü.
1207: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
30 Eylül 1207, Mevlânâ'nın geleneksel doğum tarihidir; Belh'te (bugün Afganistan) doğdu, Konya'da yaşadı ve 1273'te öldü. Onu modern anlamda yalnızca "filozof" kategorisine yerleştirmek doğru olmaz; tasavvuf düşüncesi, şiir ve metafizik arasında duran bir düşünürdür. Fakat Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr, felsefi okumaya açıktır: Mevlânâ'nın düşüncesindeki temel meselelerden biri, benliğin sabit bir öz değil, dönüşüm içindeki bir varlık olmasıdır; "ölmeden önce ölmek", benliğin sürekli aşılmasıdır. Aşk, bilgisizlik değil, aklın ötesinde bir bilme biçimidir; Mevlânâ'nın imgesiyle, akıl yürüten "ayak"ın yerine uçuran "kanat". Bu açıdan düşüncesi, çağdaş özne felsefesiyle şaşırtıcı bir konuşma başlatabilir. Sitemizde Mevlânâ ile Yunus Emre arasındaki farkı bugün ayrı bir yazıda ele aldık: Mevlânâ'nın dili kozmik ve metafiziktir, Yunus'un dili doğrudan insanın kendisine yönelir.
1940: Claudia Card
Amerikalı filozof Claudia Card, 30 Eylül 1940'ta Wisconsin'de doğdu. Harvard'da John Rawls'un yanında doktora yaptı; kırk yılı aşkın süre Wisconsin-Madison'da ders verdi. Etiği soyut ilkelerden ibaret görmeyerek kötülüğün gerçek dünyadaki biçimleriyle ilgilendi: The Atrocity Paradigm (2002) ve Confronting Evils (2010), kötülüğü "zarar görenin dayanamayacağı, öngörülebilir ve haksız zararlar" olarak tanımladı ve soykırım, tecavüz, terörizm ve işkence gibi "vahşetleri" ahlak felsefesinin merkezine koydu. Feminist etiğin de kurucu isimlerindendi; "kadınların kötülüğün yalnızca kurbanı değil, bazen faili de olabileceğini" söyleyerek feminist düşüncenin kendi içinde tartışma açtı. Çalışmaları "kötülük nedir?" sorusunu aşarak şu soruya yöneliyordu: Bir toplum kötülüğü nasıl mümkün kılar? Card 2015'te öldü.
Ölenler: McDermott (2018) ve Carlini (1959)
Amerikalı pragmatist filozof John J. McDermott, 30 Eylül 2018'de öldü. 1932'de New York'ta doğmuş, Fordham'da doktora yapmış, Queens College'da yıllarca ders verdikten sonra 1981'den itibaren Texas A&M'de çalışmıştı. William James ve John Dewey'in eserlerinin editörü, Amerikan Felsefesini Geliştirme Derneği'nin ve William James Derneği'nin başkanıydı; "deneyim felsefesi"ni Amerikan kültürünün kendi felsefesi olarak savundu ve "insanın kendi deneyimini ciddiye alması"nı felsefenin başlangıcı saydı.
İtalyan filozof Armando Carlini 30 Eylül 1959'da öldü. Giovanni Gentile'nin izleyicilerinden ve Pisa Üniversitesi'nde teorik felsefe profesörüydü; Gentile'nin "aktüel idealizm"ini Hıristiyan bir spiritüalizme doğru dönüştürmeye çalıştı. İtalyan faşizmiyle ilişkisi nedeniyle düşünsel mirası, felsefe ile siyasal ideoloji arasındaki ilişkinin tartışmalı örneklerinden biridir.
30 Eylül 2026: Fricker Columbia'da
Columbia Üniversitesi'nin 2026 John Dewey Konferansları'nı Miranda Fricker veriyor: "Ethical Pressures: Shaping Wills and Bending Time in Moral Address" başlıklı üç ders, 30 Eylül, 1 ve 2 Ekim'de. Fricker'ın epistemik adaletsizlik kuramından ahlaki hitap kuramına geçişini sitemizde daha önce ele almıştık; etkinliğin ayrıntıları takvimimizde.
1 EKİM
1911: Wilhelm Dilthey'in ölümü
Hermeneutiğin ve insan bilimleri felsefesinin kurucu figürü Wilhelm Dilthey, 1 Ekim 1911'de Güney Tirol'de, Seis am Schlern'de tatildeyken öldü. (Bazı takvimler 1 Ekim'i doğum günü olarak da verir; bu yanlıştır. Dilthey 19 Kasım 1833'te Biebrich'te doğdu.) 1882'den 1905'e kadar Berlin'de Hegel'in eski kürsüsünde ders verdi.
Dilthey'in temel sorusu şuydu: İnsan dünyasını doğa bilimleri gibi açıklayabilir miyiz, yoksa insan dünyasını anlamamız mı gerekir? İnsan Bilimlerine Giriş (1883), pozitivizmin bu iddiasına karşı insan bilimlerinin (Geisteswissenschaften) kendi temelini "yaşam"ın kendisinden alması gerektiğini savundu: Tarihi, dili, hukuku ve sanatı, kendimiz de yaşayan varlıklar olduğumuz için anlayabiliriz. "Doğayı açıklarız, ruhsal yaşamı anlarız" cümlesi, bu programın sloganı oldu. Kant'ın saf aklı eleştirmesi gibi Dilthey bir "tarihsel akıl eleştirisi" tasarladı; tamamlayamadı, ama geç dönem çalışmaları yaşantı-ifade-anlama üçlüsünü hermeneutiğin temel yapısı olarak kurdu. Bu ayrım, Heidegger'den Gadamer'e, Ricoeur'den çağdaş yorum kuramlarına uzanan büyük bir geleneğin zeminini hazırladı; sitemizde Schleiermacher'in hermeneutik derslerinin Türkçe çevirisini haber yaparken bu geleneğin Dilthey'den geçen hattına değinmiştik. Max Weber'in "anlayıcı sosyoloji"si, Ortega y Gasset'nin "yaşam aklı" ve bugünün nitel sosyal bilim yöntemleri, Dilthey'in mirasının farklı dallarıdır.
1886: Georgy Fedotov
Rus din filozofu ve tarihçi Georgy Petrovich Fedotov, 1 Ekim 1886'da Saratov'da doğdu. Marksist bir gençlikten Hıristiyan bir tarih felsefesine geçti; Rus Ortodoks kültürü, azizlik ve "Rus dinî zihni" üzerine yazdı. 1925'te Sovyetler Birliği'nden ayrılarak Paris'teki Saint-Serge Enstitüsü'nde ders verdi, 1941'de ABD'ye geçti ve New York'taki St. Vladimir Seminary'de çalıştı. The Russian Religious Mind (1946), Rus düşünce tarihinin Batı'daki temel kaynaklarından biridir. 1951'de öldü.
1938: Alvin Goldman
Çağdaş epistemolojinin en etkili isimlerinden Alvin Goldman, 1 Ekim 1938'de Brooklyn'de doğdu. 1967 tarihli "A Causal Theory of Knowing" makalesi, Gettier'nin iki yıl önce ortaya attığı probleme ilk büyük cevaplardan biriydi: Bilgi, inancın doğruluğuyla uygun bir nedensel ilişki içinde olmasını gerektirir. Sonraki "güvenilircilik" (reliabilism) kuramı, Epistemology and Cognition (1986), gerekçelendirmeyi öznenin içsel erişimine değil, inancı üreten sürecin güvenilirliğine bağladı ve "dışsalcılık"ın kurucu metni oldu. Goldman ayrıca Knowledge in a Social World (1999) ile sosyal epistemoloji alanını kurdu: Bilginin bireysel değil toplumsal üretimini, tanıklığı, uzmanlığı ve kurumları felsefenin konusu yaptı. Bu alan bugün, yanlış bilgi, algoritmik medya ve yapay zekâ çağında, epistemolojinin en canlı dalı. Goldman, Michigan, Arizona ve Rutgers'ta ders verdi; 4 Ağustos 2024'te öldü.
2017: István Mészáros
Macar Marksist filozof István Mészáros, 1 Ekim 2017'de öldü. Budapeşte'de Lukács'ın asistanıydı; 1956'dan sonra ülkesini terk etti, Sussex Üniversitesi'nde ders verdi. Marx's Theory of Alienation (1970) ile Isaac Deutscher Ödülü'nü aldı; başyapıtı Beyond Capital (1995), kapitalizmin yalnızca ekonomik bir sistem değil, toplumsal yaşamı bütünüyle örgütleyen bir "toplumsal metabolizma" olarak ele alınması gerektiğini savundu ve Latin Amerika solunu, özellikle Hugo Chávez'i etkiledi. Mészáros'un "sermayenin yapısal krizi" tezi, 2008 sonrasında yeniden okundu; bugün yapay zekânın ekonomi-politiği tartışmasında da adı geçiyor.
1 Ekim 2026: Bilgelik üzerine bir konferans
Notre Dame Üniversitesi de Nicola Etik ve Kültür Merkezi'nin 26. yıllık Sonbahar Konferansı, 1-3 Ekim 2026'da "But Where Can She Be Found? Wisdom from Age to Age" (Peki O Nerede Bulunur? Çağdan Çağa Bilgelik) başlığıyla toplanıyor. Başlık Eyüp Kitabı'ndan; konferans, bilgeliği hem antik felsefenin teorik-pratik bilgelik ayrımı, hem Kutsal Kitap ve Katolik geleneği, hem de pratik yaşam açısından ele alıyor. Üniversitenin en büyük disiplinlerarası yıllık toplantısı olan konferans, "bilgelik" kavramının, bilginin bollaştığı ve ucuzladığı bir çağda yeniden felsefenin konusu hâline gelişini gösteriyor; Yunus Emre'nin "ilim kendin bilmektir" sorusu ile Konfüçyüs'ün junzi ideali bugün aynı sayfamızda duruyorsa, nedeni bu.
Takvim notu
Felsefe takvimlerinde sık yapılan bir hata, yayımlanma tarihi, ilk baskı tarihi, yeni baskı tarihi ve dijital yayın tarihinin birbirine karıştırılmasıdır. Bu nedenle 30 Eylül ve 1 Ekim için güvenilir kataloglarda kesin olarak doğrulayabildiğimiz bir "ilk baskı" tarihi bulunan klasik felsefe eseri olmadığından, bu bölümde eser değil, insan anıyoruz.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

FELSEFE TARİHİNDE BUGÜN — 2 EKİM
Gandhi'den Simondon'a: Şiddetsizlik, teknik, benlik ve insan olma sorusu. 2 Ekim, Mahatma Gandhi'nin doğumuyla şiddetsizliğin dünya çapında düşünsel ve siyasal bir ilkeye dönüşmesini, Gilbert Simondon'un doğumuyla insan-teknik ilişkisinin yeni bir ontolojiye kavuşmasını ve Swami Abhedananda ile Vedanta'nın Batı'yla karşılaşmasını hatırlatır. Aynı gün Wallace Stevens doğdu, Marcel Duchamp öldü; BM bugünü Uluslararası Şiddetsizlik Günü ilan etti.







.jpg?width=500)







