28 Eylül: Konfüçyüs'ün doğum günü, David Lewis'in olası dünyaları ve Barry Stroud'un şüpheciliği
Doğu Asya bugün Konfüçyüs'ün geleneksel doğum gününü (MÖ 551) kutluyor; Tayvan'da Öğretmenler Günü. Aynı gün 1941'de, olası dünyaların gerçek olduğunu savunan David Lewis, 1935'te şüphecilik üzerine yazan Barry Stroud doğdu. Herman Melville 1891'de, Louis Pasteur 1895'te bugün öldü.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

28 Eylül, felsefe takviminde iki buçuk bin yıllık bir yay çiziyor: Bir ucunda Doğu Asya'nın "İlk Öğretmen"i, öteki ucunda yirminci yüzyıl analitik metafiziğinin en cesur sistem kurucusu ve şüpheciliğin en titiz okuyucusu.
MÖ 551: Konfüçyüs
Kong Qiu, Latinceleşmiş adıyla Konfüçyüs, geleneğe göre MÖ 551'de, ay takviminin sekizinci ayının yirmi yedinci gününde Lu devletinde (bugünkü Shandong, Qufu) doğdu; bu tarih modern takvimde 28 Eylül olarak sabitlendi ve Tayvan'da Öğretmenler Günü, Çin anakarasında Qufu'daki büyük anma törenlerinin günü olarak kutlanıyor. Tarihçiler doğum tarihinin kesinliğini sorguluyor; ama günün simgesel ağırlığı tartışılmaz: Konfüçyüs, Doğu Asya'nın iki bin beş yüz yıllık ahlaki ve siyasal grameri olan geleneğin adını taşıyor.
Kendisi hakkında "aktarıcıyım, yaratıcı değil" demişti; Zhou hanedanının erdemlerini yeniden canlandırmak istedi, hiçbir devlette kalıcı bir görev bulamadı ve öğrencileriyle dolaşan bir öğretmen olarak öldü (MÖ 479). Öğrencilerinin derlediği Konuşmalar (Lunyu), sistematik bir eser değil, bir hayatın içinden düşünce parçalarıdır; ama içinden bir felsefe çıkar: Ren (insanlık, iyilikseverlik) ahlakın temelidir; li (ritüel, edep) bu iyiliğin toplumsal biçimidir; junzi (soylu kişi) doğuştan değil kendini yetiştirmeyle olunur; iyi yönetim ceza ile değil yöneticinin ahlaki örneğiyle sağlanır; "adların düzeltilmesi" (zhengming), sözcüklerle şeyler arasındaki uyumu siyasetin koşulu yapar. Batı felsefesinin Konfüçyüs'le karşılaşması Cizvit misyonerlerle başladı; Leibniz onu hayranlıkla okudu, Voltaire onu doğal dinin filozofu olarak Hıristiyanlığa karşı kullandı, Hegel ise Konuşmalar'ı "sıradan ahlak öğütleri" diye küçümsedi. Yirminci yüzyılda Herbert Fingarette'in Confucius: The Secular as Sacred (1972) kitabı, ritüeli Wittgenstein sonrası bir "toplumsal pratik" olarak okuyarak analitik felsefeye tanıttı; bugün Roger Ames, Philip J. Ivanhoe ve Bryan Van Norden gibi isimlerin çalışmalarıyla Konfüçyüsçü erdem etiği, Aristotelesçi erdem etiğinin en ciddi muhatabı sayılıyor. Çin'in bugünkü resmî ideolojisinde Konfüçyüs'ün yeniden yükselişi, Mao döneminin "Kong'u yık" kampanyalarından sonra, siyasal felsefenin en ilginç tersine dönüşlerinden.
1941: David Lewis
David Kellogg Lewis, 28 Eylül 1941'de Ohio'nun Oberlin kentinde, iki akademisyenin oğlu olarak doğdu; 14 Ekim 2001'de altmış yaşında, şeker hastalığının komplikasyonlarından öldü. Swarthmore'da okurken bir yıl Oxford'da geçirdi ve Gilbert Ryle'ı dinleyerek felsefeye döndü; Harvard'da Quine'ın öğrencisi oldu, 1970'ten ölümüne kadar Princeton'da ders verdi. Yirminci yüzyılın ikinci yarısının en etkili analitik filozoflarından biriydi; hemen her alt alanda, dil felsefesinden karar kuramına, zihin felsefesinden mereolojiye, kurucu makaleler yazdı.
En ünlü ve en çok itiraz edilen tezi, "modal gerçekçilik": Olası dünyalar, bizim dünyamız kadar gerçektir; yalnızca bizden uzamsal ve zamansal olarak kopukturlar; "gerçek" sözcüğü, "burada" gibi, konuşanın bulunduğu dünyayı gösteren bir belirtme sözcüğüdür. On the Plurality of Worlds (1986) bu tezi, olasılık, karşı-olgusal koşullar, nedensellik ve özellikler için sağladığı açıklayıcı güçle savundu; Lewis'in kendi deyişiyle, felsefede "inanmazlık bakışı" (incredulous stare) bir argüman değildir. Convention (1969) dilin uzlaşımsal doğasını oyun kuramıyla açıkladı; Counterfactuals (1973) karşı-olgusalların benzerlik temelli semantiğini kurdu; "Hume'cu üstünlük" tezi, dünyanın yerel niteliklerin bir mozaiğinden ibaret olduğunu ve yasaların, nedenselliğin, zihinsel durumların bu mozaiğe indirgenebileceğini savundu. Zihin felsefesinde işlevselciliğin kurucularından; "Mad Pain and Martian Pain" (1980), alanın en çok okunan makalelerinden. Kedileri, Avustralya'yı ve trenleri seven, alışılmadık derecede nazik ve alışılmadık derecede sistematik bir düşünürdü; Lewis'ten sonra metafizik yapmak, onun kurduğu haritada bir yer seçmek anlamına geldi.
1935: Barry Stroud
Barry Stroud, 28 Eylül 1935'te Toronto'da doğdu; 9 Ağustos 2019'da Berkeley'de öldü. Toronto ve Harvard'da okudu, 1961'den itibaren Berkeley'de ders verdi. Hume (1977), Hume'u bir şüpheci olarak değil, insan doğasının doğalcı filozofu olarak okuyan ve Hume çalışmalarını dönüştüren kitap; The Significance of Philosophical Scepticism (1984), Descartes'tan Moore'a, Austin'den Carnap'a şüpheciliğe verilen cevapların neden yetersiz kaldığını gösteren ve şüpheciliğin "yanıtlanamaz ama yaşanamaz" doğasını çözümleyen bir klasik. Stroud'un tezi, felsefi şüpheciliğin gündelik bilgi iddialarını çürütmediği, ama bilgi hakkında "dışarıdan", bütünsel bir açıklama verme isteğinin kendisinin sorunlu olduğuydu; The Quest for Reality (2000) aynı yaklaşımı renklerin öznelliği tezine uyguladı. Sessiz, kavramsal titizlikte ısrarlı, moda akımlara uzak bir filozoftu; öğrencileri onun derslerinde "yavaş düşünmeyi" öğrendiklerini söylerdi.
1891: Herman Melville
Herman Melville, 28 Eylül 1891'de New York'ta, unutulmuş bir yazar olarak yetmiş iki yaşında öldü; Moby Dick (1851) ancak 1920'lerde yeniden keşfedildi. Felsefe için Melville, romanın metafizik yapabileceğini gösteren yazarlardan: Ahab'ın beyaz balinaya yönelttiği öfke, kötülüğün ve Tanrı'nın sessizliğinin sorununa bir alegoridir; "Kâtip Bartleby"nin (1853) "yapmamayı tercih ederim" cümlesi, Deleuze'ün ve Agamben'in yirminci yüzyılın sonunda edimsizlik ve direniş üzerine yazdıklarının çıkış noktası oldu. Agamben'in "Bartleby ya da Olumsallık Üzerine" denemesi, bu cümleyi Aristoteles'in dynamis kavramıyla okur: Bartleby, yapma gücüne değil yapmama gücüne sahip olan insandır.
1895: Louis Pasteur
Louis Pasteur, 28 Eylül 1895'te Paris yakınlarında Marnes-la-Coquette'te öldü. Mikrop kuramı, aşı ve pastörizasyonla tıbbı dönüştürdü; ama bilim felsefesi için önemi, 1860'lardaki kendiliğinden türeme tartışmasında Pouchet'ye karşı yürüttüğü deneysel kampanyada yatar. Bruno Latour'un Pasteurization of France (1984) kitabı, Pasteur'ün başarısını yalnızca deneylerin değil, laboratuvarı çiftliğe taşıyan ve hijyenistleri, çiftçileri, devleti seferber eden bir "ağ"ın eseri olarak okudu; bilim sosyolojisinin en tartışılan tezlerinden biri, Pasteur örneği üzerinden kuruldu.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler
29 Eylül: Unamuno'nun trajik duygusu, Cervantes'in doğumu ve von Mises'in praksiyolojisi
Miguel de Unamuno 1864'te bugün Bilbao'da doğdu: 'Hayatın Trajik Duygusu'nun yazarı, Don Quijote'yi İspanya'nın filozofu ilan eden, 1936'da Salamanca'da falanjistlere 'Yeneceksiniz ama ikna edemeyeceksiniz' diyen düşünür. Aynı gün 1547'de Cervantes, 1881'de Ludwig von Mises doğdu; 1902'de Émile Zola, 1973'te W. H. Auden öldü.
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)







.jpg?width=500)






