26 Eylül: Heidegger'in doğumu ve Benjamin'in Portbou'daki ölümü — yirminci yüzyılın iki ucu
Martin Heidegger 1889'da bugün Meßkirch'te doğdu; Walter Benjamin 1940'ta bugün, Pireneler'i yaya geçtikten sonra İspanya sınırındaki Portbou'da, Gestapo'ya teslim edilme korkusuyla morfin alarak öldü. Aynı gün T. S. Eliot (1888) ve Ivan Pavlov (1849) doğdu. Bir günde felsefenin iki karşıt kaderi.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

26 Eylül, yirminci yüzyıl felsefesinin iki karşıt kaderini aynı güne sığdırıyor. 1889'da bugün, Kara Orman'ın kıyısındaki Meßkirch'te bir zangoçun oğlu doğdu ve yüzyılın en etkili, en tartışmalı filozofu oldu; 1940'ta bugün, Pireneler'in İspanya tarafındaki Portbou'da bir Berlinli Yahudi eleştirmen, kaçış yolu kapandığında hayatına son verdi. Biri Nazi Partisi'ne üye oldu ve 1976'ya kadar yaşadı; öteki Nazilerden kaçarken kırk sekiz yaşında öldü. İkisi de aynı soruyu sordu: Modern dünyada deneyim hâlâ mümkün mü?
1889: Martin Heidegger
Martin Heidegger, 26 Eylül 1889'da Meßkirch'te, Katolik bir zangoç ve fıçıcının oğlu olarak doğdu. Cizvit olmak istedi, sağlığı elvermedi; Freiburg'da teoloji, sonra felsefe okudu, Husserl'in asistanı oldu. Varlık ve Zaman (1927), Batı felsefesinin Platon'dan beri "varlık sorusu"nu unuttuğunu ileri sürdü ve soruyu, kendi varlığı kendisi için mesele olan varolan üzerinden, Dasein'ın "dünyada olma"sı, kaygısı, ölüme doğru varlığı ve zamansallığı üzerinden yeniden açtı. Kitap yarım kaldı, ama fenomenolojiyi, varoluşçuluğu, hermeneutiği ve yapısöküm sonrası düşünceyi belirledi. 1933'te Freiburg rektörü ve Nazi Partisi üyesi oldu; rektörlük konuşması ve 2014'ten itibaren yayımlanan Kara Defterler'deki antisemit pasajlar, mirasının ayrılmaz parçası olarak tartışılmaya devam ediyor. Savaş sonrası "dönüş"ü, tekniği dünyayı "hazır kaynak" olarak açığa çıkaran bir çerçeve (Gestell) olarak düşünmesi, şiiri ve "bırakılmışlığı" (Gelassenheit), 26 Mayıs 1976'da öldüğünde arkasında yüz ciltlik bir külliyat ve çözülmemiş bir soru bıraktı: Büyük bir düşünce, düşünürünün siyasal suçundan ayrılabilir mi? Sitemizde Heidegger'in teknoloji sorgusunu yapay zekâ bağlamında ele almıştık; Filozof Dizini'ndeki kaydı da orada.
1940: Walter Benjamin, Portbou
Walter Benjamin, 26 Eylül 1940 gecesi, İspanya'nın Fransa sınırındaki Portbou kasabasında, Fonda de Francia otelinin bir odasında, yanında taşıdığı morfin tabletlerinin büyük bir dozunu alarak öldü; ertesi sabah bulundu. Kırk sekiz yaşındaydı. 1933'te Berlin'den Paris'e kaçmış, Fransa'nın düşüşünden sonra Lourdes'a, oradan Marsilya'ya inmiş, ABD vizesi almış ama Fransa'dan çıkış izni alamamıştı. 25 Eylül'de Lisa Fittko'nun rehberliğinde, kalp hastası bedeniyle, on dakika yürüyüp bir dakika dinlenerek Pireneler'i yaya aştı; sırtında, içindekini kimsenin bilmediği ağır bir siyah çanta vardı. Portbou'da İspanyol polisi, o gün yürürlüğe giren yeni bir kuralla, transit vizesi olmayanların Fransa'ya iade edileceğini, yani Gestapo'ya teslim edileceğini bildirdi. Benjamin o gece intihar etti; ertesi gün İspanyollar, muhtemelen ölümün etkisiyle, gruptan ötekilerin geçmesine izin verdi. Çanta kayboldu. Hannah Arendt birkaç hafta sonra aynı yoldan geçti ve mezarını aradı; bulamadı. Portbou'daki mezarlıkta bugün Dani Karavan'ın "Pasajlar" anıtı var: denize inen çelik bir merdiven ve camın üzerinde Benjamin'in cümlesi: "Adsızların anısını onurlandırmak, ünlülerinkini onurlandırmaktan daha zordur."
Benjamin'in felsefesi, tam da bu ölümün ışığında okundu. Tarih Kavramı Üzerine tezlerini (1940) ölümünden birkaç ay önce yazmıştı: İlerlemenin fırtınası, sırtı geleceğe dönük tarih meleğini geçmişin yıkıntılarından uzaklaştırır; tarihçinin görevi, "tehlike anında parlayıp geçen" bir anıyı yakalamak, ezilenlerin geleneğinden bakmaktır. Teknik Olarak Yeniden Üretilebilirlik Çağında Sanat Yapıtı (1936), aura kavramıyla sanatın kitle çağındaki dönüşümünü düşündü; sitemizde yapay zekâ ve sanat üzerine yazarken ona döndük. Pasajlar projesi, on dokuzuncu yüzyıl Paris'inin alıntılardan kurulu tamamlanmamış tarihi, ölümünden sonra Bataille'ın Bibliothèque nationale'de sakladığı notlardan çıktı. Adorno ve Scholem'in ölümünden sonra yayımladıkları yazılar, 1960'lardan itibaren Benjamin'i yirminci yüzyılın en çok okunan eleştirmeni yaptı. Gillian Rose'u 20 Eylül'de anarken andığımız Adorno'nun Melankoli Bilimi'nin arkasında da Benjamin var.
1888: T. S. Eliot
Thomas Stearns Eliot, 26 Eylül 1888'de St. Louis'de doğdu. Harvard'da felsefe okudu; 1916'da F. H. Bradley üzerine yazdığı doktora tezini teslim etti ama savunmaya gidemedi. 18 Eylül'de Bradley'yi anarken bu tezin Çorak Ülke'nin notlarında ve "nesnel bağlılaşık" kuramında nasıl iz bıraktığını yazmıştık. Eliot, Bergson'un Collège de France derslerini de dinledi ve sonra ona karşı döndü; "Gelenek ve Bireysel Yetenek" (1919), şairin kişiliğinden "kaçış"ını savunan, Bradley'nin özne eleştirisinin edebiyat kuramındaki karşılığı. 1948 Nobel Edebiyat Ödülü.
1849: Ivan Pavlov
Ivan Petroviç Pavlov, 26 Eylül 1849'da Ryazan'da doğdu. Sindirim fizyolojisi üzerine çalışmalarıyla 1904 Nobel'ini aldı; ama felsefe tarihine "koşullu refleks"le girdi: Zil sesiyle salya salgılayan köpek, zihnin öğrenilmiş çağrışımlarla açıklanabileceği tezinin simgesi oldu ve Watson'ın davranışçılığını, dolayısıyla yirminci yüzyıl zihin felsefesinin en büyük tartışmalarından birini başlattı. Sovyet ideolojisi Pavlov'u materyalist psikolojinin kurucusu ilan etti; Pavlov'un kendisi, rejime karşı açık eleştirilerini ölümüne kadar sürdürdü. Bugün büyük dil modellerinin "öğrenmesi" tartışılırken, Pavlov'un pekiştirmeyle öğrenme fikri, "pekiştirmeli öğrenme" adıyla makine öğrenmesinin çekirdeğinde.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)
27 Eylül: Bossuet'nin doğumu, Cizvitlerin kuruluşu ve tarihin Tanrı'nın planı olarak okunması
Jacques-Bénigne Bossuet 1627'de bugün Dijon'da doğdu: Meaux Piskoposu, Güneş Kral'ın vaizi, mutlak monarşinin ilahi hakkını ve tarihin Tanrı'nın planı olduğunu savunan 'Evrensel Tarih Üzerine Söylem'in yazarı; Fénelon'la kavgası, Voltaire'in ve Hegel'in tarih felsefesinin karşı kutbu. Aynı gün 1540'ta Papa III. Paulus Cizvit tarikatını onayladı.








.jpg?width=500)






