Türkiye'nin mantık ödülü: Teo Grünberg'in adını taşıyor, kazananı dünyaya gidiyor
Mantık Araştırmaları Derneği'nin verdiği ödül, Türkiye'de az bilinen ama işleyişi sıra dışı bir yapı: Kazanan makale, uluslararası bir yayında çıktıktan sonra Dünya Mantık Ödülleri Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ediyor. 2025 ödülü Sinop Üniversitesi'nden Ezgi Iraz Su'ya gitti.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Türkiye'de felsefe ödülleri konusunda genel kanı şudur: Kurumsallaşmış, görünür bir yapı yok.
Bu büyük ölçüde doğru. Ama bir istisna var — ve tasarımı, benzerlerinden daha akıllıca.
Teo Grünberg Mantık Araştırma Ödülü, Mantık Araştırmaları Derneği tarafından veriliyor. Sıra dışı yanı, ödülün nerede bittiği değil, nereye açıldığı.
Kazanan makale, uluslararası bir dergide yayımlandıktan sonra Dünya Mantık Ödülleri Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ediyor — UNILOG (Dünya Evrensel Mantık Kongresi ve Okulu) kapsamında düzenlenen yarışmada.
Yani ödül, bir ismi onurlandırmakla kalmıyor; Türkiye'yi uluslararası bir mantık ligine bağlıyor.
2025 kazananı
Jüri 11 Ekim 2025'te toplandı ve üç başvuru arasından Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Iraz Su'yu (Sinop Üniversitesi) seçti.
Ödüllendirilen makale: "Splitting Property for Epistemic Equilibrium Logics" — Logica Universalis dergisinde yayımlanacak.
Konu, ilk bakışta çok teknik görünüyor. Ama meselesi bugünün yapay zekâ tartışmasının tam ortasında.
Makale ne yapıyor?
Kısa bir çeviri denemesi.
Yanıt kümesi programlama (ASP), yapay zekânın mantığa dayalı kolunda kullanılan bir yöntem. Problemler mantıksal programlar olarak temsil ediliyor, çözümler "yanıt kümeleri" aracılığıyla bulunuyor.
Bu yöntemin bilinen bir sınırı var: Eksik bilgiyi temsil etmekte ve onun hakkında akıl yürütmekte yetersiz kalıyor.
Bir örnek: Bir sistem, elindeki verilerden bir sonuca varamıyorsa, "bunu bilmiyorum" diyebilmelidir. Ama "bilmiyorum" demek, sıradan bir önerme değildir — sistemin kendi bilgi durumu hakkında bir ifadedir.
Bu yüzden alanda yaygın kabul, ASP'nin epistemik kiplik operatörleriyle güçlü bir iç-gözlemsel akıl yürütmeye ihtiyaç duyduğu yönünde. Epistemik belirtimler (ES) bu ihtiyaçtan doğdu: Bir önermenin, programın her yanıt kümesinde mi yoksa bazı yanıt kümelerinde mi doğru olduğunu denetleyebilmek.
Ancak bu genişletmenin anlamının nasıl yakalanacağı konusunda uzun süredir uzlaşma yok.
Yakın dönemde Cabalar ve arkadaşları, bu araştırmanın test örneklerine değil biçimsel sağlamlığa dayanması gerektiğini savundu ve epistemik bölünme özelliği (E-SP) adını verdikleri yapısal bir ilkeyi zorunlu ölçütlerden biri olarak önerdi.
Su'nun makalesi, bu yaklaşımı ASP'nin özgün bölünme özelliğinin daha kapsamlı ve daha ihtiyatlı bir genişletmesine taşıyor.
Neden felsefi bir mesele?
Buradaki asıl soru teknik değil, epistemolojik:
Bir sistem, kendi bilmediğini bilebilir mi — ve bu bilgi hangi mantıkla ifade edilir?
Sitemizde bu hafta izlediğimiz yapay zekâ bilinci tartışmasının daha az konuşulan ama daha somut versiyonu bu. Bir sistemin "deneyim" sahibi olup olmadığını bilemeyebiliriz; ama kendi bilgi durumunu temsil edip edemediği biçimsel olarak sınanabilir bir sorudur.
Cabalar ve arkadaşlarının önerisindeki metodolojik ilke de dikkat çekici: Bir semantiği örneklerle değil, yapısal ilkelerle sınamak. Bu, felsefede sık karşılaşılan bir tercih — sezgilere uymak ile teorik tutarlılığı korumak arasındaki gerilim.
Jüri
Ödül jürisi, Türkiye'de mantık alanının bugünkü haritasını gösteriyor:
Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil (İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi) · Prof. Dr. H. Bülent Gözkân (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) · Prof. Dr. David Grünberg (ODTÜ) · Prof. Dr. Özgüç Güven (İstanbul Üniversitesi) · Prof. Dr. M. Nazlı İnönü (İstanbul Üniversitesi) · Prof. Dr. Halit Oğuztüzün (ODTÜ) · Prof. Dr. Yücel Yüksel (İstanbul Üniversitesi)
Ödülün adını taşıdığı isim
Teo Grünberg (1927-2020), Türkiye'de modern mantığın kurucusu sayılır.
1927'de İstanbul'da doğdu, doktorasını 1964'te İstanbul Üniversitesi'nde tamamladı. 1966-82 arasında ODTÜ'de, kurucusu olduğu Beşeri Bilimler Bölümü'nün başkanlığını yaptı.
Ama asıl etkisi kurumsal görevlerinden değil, bir reformdan geliyor.
1966'dan itibaren, meslektaşı Hüseyin Batuhan ile birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı'nın lise öğretiminde yürüttüğü modern mantık reformunu başlattılar. 1968-76 arasında Bakanlığın düzenlediği yaz kurslarında lise öğretmenlerine modern mantık okuttular.
Yani Türkiye'de bir kuşağın liseye kadar inen mantık eğitimi, doğrudan bu iki isme dayanıyor. Grünberg ayrıca modern mantığın çeşitli üniversitelerde öğretilmesini başlattı ve çok sayıda öğretim üyesinin yetişmesine katkı verdi.
On beşten fazla kitap ve otuz beş makale yazdı.
Bağlantı: Denkel, Aruoba, Grünberg
Bu isim, sitemizde bu hafta ele aldığımız iki dosyayla kesişiyor.
Arda Denkel, ODTÜ'de lisans öğrencisiyken Teo Grünberg, Hüseyin Batuhan ve Cemal Yıldırım'ın derslerine girdi — ve yönü orada belirlendi.
Bugün ele aldığımız Oruç Aruoba ise aynı yıllarda Hacettepe'de, Kuçuradi'nin öğrencisi olarak bambaşka bir yola girdi.
Türkiye'de felsefenin iki damarı — analitik-mantıksal olan ile şiirsel-varoluşsal olan — aynı on yılda, aynı ülkede kuruldu.
Grünberg'in adını taşıyan bir ödülün bugün epistemik mantık ve yapay zekâ kesişimindeki bir çalışmaya verilmesi, o damarın kesintisiz sürdüğünü gösteriyor.
Neden daha çok bilinmeli?
Bu ödülün tasarımında, Türkiye'deki başka ödüller için de örnek alınabilecek üç özellik var:
Somut bir çıktıyı ödüllendiriyor — bir kariyeri değil, tek bir makaleyi.
Uluslararası bir kanala bağlıyor — kazanan, dünya çapında bir yarışmaya giriyor.
Ölçütü açık — biçimsel sağlamlık.
Sitemizde bu hafta ele aldığımız LSE doktora ödülleri ve Lebowitz Ödülü dosyalarında sorduğumuz soru buydu: Bir ödül, iyi çalışmanın ne demek olduğunu tarif edebilir mi?
Teo Grünberg Ödülü, Türkiye'de bunu yapan az sayıdaki yapıdan biri.
Ödülün duyuruları ve başvuru koşulları logic.tr adresinde yayımlanıyor. Aynı dernek, bu yıl kasımda Hans Reichenbach Kongresi'ni düzenliyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Ödülü anlaşmazlığa verdiler: Lebowitz 2026 iki karşıt hafıza kuramcısına
APA ve Phi Beta Kappa'nın Lebowitz Ödülü'nün kuralı sıra dışı: Kazananlar, aynı soruda karşıt görüşleri savunan iki felsefeci olmak zorunda. 2026'da ödül Felipe De Brigard ve Sarah Robins'e gitti. Tartıştıkları soru sade görünüyor: Hatırlamak, hayal etmenin bir türü müdür?
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)
Yılın en iyi on felsefe makalesi seçildi — ve seçim tartışılıyor
Philosopher's Annual, kırk beşinci cildinde 2025'in en iyi on makalesini açıkladı. Listede ırksal kapitalizmden Malebranche'ın tutkular kuramına, hamilelikte zarar sorusundan Bayesçiliğin savunusuna uzanan bir yelpaze var. Ama asıl ilginç olan, seçkiye gelen itirazlar.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


