Arda Denkel: nesne diye bir şey yok, özellik demetleri var
Türkiye'de analitik felsefenin öncüsü, Oxford'da Strawson'ın öğrencisiydi. Cambridge'den çıkan Object and Property, nesnelerin özellik demetlerinden ibaret olduğunu savunuyordu — ve David Armstrong'un yanıt yazdığı ilk Türk filozof oldu. Elli bir yaşında öldüğünde arkasında bir kütüphane bıraktı.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Elinizde bir elma var. Kırmızı, yuvarlak, sert, belli bir ağırlıkta.
Şimdi bu özellikleri tek tek çıkarın. Rengini alın. Biçimini alın. Sertliğini, ağırlığını, kokusunu, tadını alın.
Geriye ne kalır?
Felsefe tarihinin klasik yanıtı: Geriye taşıyıcı kalır. Özelliklerin üzerine iliştiği, kendisi özelliksiz olan bir dayanak — Aristoteles'in hypokeimenon'u, Locke'un "bilmediğimiz bir şey"i.
Arda Denkel'in yanıtı: Geriye hiçbir şey kalmaz. Çünkü özelliklerin altında bir şey yoktur. Nesne, özelliklerin bir arada bulunmasından ibarettir.
Oxford'dan Boğaziçi'ne
Denkel 6 Temmuz 1949'da doğdu. Saint-Benoît'dan mezun olduktan sonra ODTÜ'de Şehir ve Bölge Planlama okumaya başladı — ama lisans yıllarında Teo Grünberg, Hüseyin Batuhan ve Cemal Yıldırım'ın derslerine girdi.
Bu üç isim tesadüf değil: Türkiye'de mantık ve bilim felsefesi geleneğini kuran kuşaktır. Denkel'in yönü orada belirlendi.
1972'de mezun oldu ve Oxford'a gitti. Doktorasını P. F. Strawson'ın danışmanlığında, dil felsefesi alanında yaptı. 1977'de tamamladığı tezinin adı Communication and Meaning'di; yirmi iki yıl sonra bunu genişleterek The Natural Background of Meaning (1999) kitabını yazacaktı.
Strawson'ın öğrencisi olmak önemli bir ayrıntı. Strawson, Individuals (1959) kitabıyla betimleyici metafizik programını başlatmıştı: Kavram çözümlemesinin metafizikle birleştiği, dilin yapısından dünyanın yapısına giden bir yol. Denkel'in bütün çalışması bu programın içinde durur — ve bir noktada ondan ayrılır.
Türkiye'ye döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne girdi ve ömrünün sonuna kadar orada kaldı. 1985-1989 arasında iki kez Wisconsin Üniversitesi'nde misafir profesör oldu; 1996-1999 arasında Avrupa Analitik Felsefe Derneği'nin (ESAP) yönetim kurulunda görev yaptı.
21 Mayıs 2000'de, uzun bir beyin tümörü mücadelesinin ardından, elli bir yaşında öldü.
Object and Property: iki tez
Denkel'in en iddialı kitabı, 1996'da Cambridge University Press'in Cambridge Studies in Philosophy dizisinden çıktı. Bu dizi, analitik felsefenin en seçkin monografi serilerinden biridir.
Kitabın iki ana tezi var.
Birinci tez: nesne = özellik demeti
Denkel, demet kuramını (bundle theory) savunuyor: Nesneler, özelliklerin belli bir konumda bir arada bulunmasından (compresence) ibarettir. Özelliklerin altında ayrı bir taşıyıcı yoktur.
Bu kuram yeni değil — Hume'a, hatta Berkeley'e uzanır. Ama klasik itirazları da bilinir:
İtiraz 1 — Ayırt edilemezlik. İki nesne bütün özelliklerinde aynıysa, demet kuramına göre aynı nesne olurlar. Oysa uzayın iki farklı yerinde duran iki özdeş küre iki ayrı nesnedir.
İtiraz 2 — Değişim. Bir nesne özelliklerinden ibaretse, bir özelliği değiştiğinde nesne de değişmiş — yani başka bir nesne olmuş — olmaz mı? Oysa ısıtılan demir hâlâ aynı demirdir.
Denkel'in kitabı, tam bu iki itiraza yanıt vermek üzere kurulmuştur.
İkinci tez: özellikler tikeldir
Asıl özgün hamle burada. Denkel, özelliklerin tikel olduğunu savunuyor: Bu elmanın kırmızılığı ile şu elmanın kırmızılığı, aynı şeyin iki örneği değil, iki ayrı varlıktır.
Bu görüş çağdaş metafizikte trop kuramı diye anılır. Denkel'in tikelciliği (particularism), tropların bağımsız değil, içinde bulundukları nesneye bağımlı varlıklar olduğunu söylemesiyle ayrılır — literatürde bu, "doyum kuramı" (saturation theory) olarak geçer.
Peki kırmızılığın birçok şeyde ortak olarak bulunduğu izlenimi nereden geliyor?
Denkel'in yanıtı sade ve radikal: Bizim kavramsallaştırma biçimimizden. Benzerlik dünyada vardır; ama "aynı özellik" dediğimiz şey, benzer tikellerin zihinsel olarak gruplanmasıdır.
Böylece kitabın temel tezi şu biçimi alır: Fiziksel dünyanın temel birimleri tözlerdir; ama varlığın çözümlemedeki en son birimleri tikel özelliklerdir.
Armstrong'un yanıtı
Denkel'in uluslararası konumunu gösteren en somut kanıt şudur: D. M. Armstrong — yirminci yüzyılın en etkili metafizikçilerinden biri, tümellerin gerçekliğini savunan realizmin baş temsilcisi — 1991'de The Philosophical Quarterly'de "Arda Denkel'in Benzerlik Adcılığı" başlıklı bir makale yazdı.
Bu, sıradan bir atıf değil. Armstrong, kendi konumunun karşıtını temsil eden bir görüşü, o görüşü savunan kişinin adıyla tartışmaya değer buldu.
Türkiye'den çıkan analitik felsefe çalışmalarının uluslararası literatürde bu düzeyde muhatap alındığı örnekler azdır.
Anlamın doğal zemini
Denkel'in ikinci büyük çalışma alanı, doktorasından gelen konuydu: anlam nasıl mümkün olur?
Anlamın Kökeni (1984) ve İngilizce genişletilmiş sürümü The Natural Background of Meaning (1999), Grice geleneğinden hareket eder: Anlam, konuşanın niyetlerine ve dinleyende yaratmayı amaçladığı etkiye dayanır.
Denkel'in katkısı, bu kuramın doğal zeminini aramaktır. Yani: Dilsel anlam, dil öncesi iletişim biçimlerinden — işaret etmeden, gösterme davranışından, ortak dikkatten — nasıl doğar?
Bu soru bugün bilişsel bilim ve gelişim psikolojisinde canlı bir araştırma alanı. Denkel bunu, o alanların bugünkü verileri ortaya çıkmadan önce, kavramsal düzlemde kurmuştu.
Türkiye'ye ne bıraktı?
Denkel'in mirası iki katmanlı.
Birincisi kurumsal. Türkiye'de felsefe, geleneksel olarak kıta felsefesi ikliminde yetişti: fenomenoloji, varoluşçuluk, Alman idealizmi. Denkel, analitik geleneği bir alternatif değil, eşit meşruiyette bir çalışma biçimi olarak yerleştirdi. Boğaziçi Felsefe Bölümü'nün bugünkü karakteri büyük ölçüde onun eseridir.
İkincisi dilsel. Denkel Türkçe yazdı — ve zor konuları Türkçede zorlamadan yazdı. Bilginin Temelleri, Nesne ve Doğası, Anlam ve Nedensellik, İlkçağ'da Doğa Felsefeleri ve iki ciltlik Düşünceler ve Gerekçeler, bugün hâlâ okunan ders kitaplarıdır.
Bu köşede daha önce ele aldığımız Türkçede felsefe dili tartışmasında sorulan soruya, Denkel bir kuram üreterek değil, yazarak yanıt verdi: Türkçede analitik metafizik yapılabilir, çünkü işte yapıldı.
Bugün nasıl okunmalı?
Denkel'in nesne kuramı, bugün metafizikte yeniden canlanan bir tartışmanın içinde duruyor.
Sitemizde dün ele aldığımız Kit Fine'ın öz kavramı ile Denkel'in tikelciliği aynı soruyu farklı yönden kuşatıyor: Bir şeyin ne olduğunu belirleyen nedir? Fine "öz" der; Denkel "belli bir konumda bir araya gelmiş tikel özellikler" der.
İkisi de aynı yerde buluşur: Tözün gizemli çekirdeğine başvurmadan bireyleşmeyi, özdeşliği ve değişimi açıklamak.
Denkel'in kitabının hâlâ okunuyor olmasının nedeni bu. Bir metafizik önerisi, ancak kendi itirazlarını da taşıyorsa yaşar.
Kitapları: Anlaşma: Anlatma ve Anlama (1981) · Bilginin Temelleri (1984) · Anlamın Kökeni (1984) · Nesne ve Doğası (1986) · Reality and Meaning: A Particularistic Point of View (1995) · Object and Property (Cambridge UP, 1996) · Anlam ve Nedensellik (1996) · Düşünceler ve Gerekçeler I-II (1997) · İlkçağ'da Doğa Felsefeleri (1998) · The Natural Background of Meaning (1999).
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Tekniği düşünmek: İstanbul Medeniyet'te öğrenci kongresi ekimde
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Felsefe Bölümü'nün ikinci öğrenci kongresi 22-23 Ekim'de. Başlık 'Teknik ve Felsefe' — ve çağrı metni, Aristoteles'in tekhne'sinden Simondon'un teknik nesnelerine uzanan bir hattı liseden lisansüstüne bütün öğrencilere açıyor.

Öncül Analitik Felsefe: Türkiye'de bir geleneğin dijitalden kuruluşu
Türkiye'de felsefe uzun süre kıta geleneğinin ağırlığı altında okundu. Analitik felsefeyi Türkçede görünür kılan girişim ise üniversiteden değil, dijital bir dergiden çıktı. Bu, bir alanın nasıl kurulduğuna dair öğretici bir örnek.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)

