Türkiye'nin felsefe dergileri: düşüncenin sessiz arşivi genişliyor
Türkiye'de felsefi üretimi kitaplardan değil dergilerden okumak gerekiyor. İstanbul'dan Mersin'e, Bursa'dan Erzurum'a uzanan yirmiyi aşkın hakemli yayın, klasik felsefe tarihinden yapay zekâ etiğine genişleyen bir alanı kayda geçiriyor. Ama bu arşivin kendi sorunları da var.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Kitaplar düşüncenin sonuçlarını gösterir. Dergiler düşüncenin nasıl üretildiğini gösterir.
Türkiye'de felsefenin gerçek durumunu görmek isteyen biri bu yüzden kitapçı rafına değil, hakemli dergilerin içindekiler sayfalarına bakmalı.
Dışarıdan bakıldığında akademik felsefe dar bir çevrenin uğraşı gibi görünebilir. Süreli yayınlara bakıldığında ise başka bir manzara çıkıyor: İstanbul'dan Mersin'e, Bursa'dan Erzurum'a, Ankara'dan Kayseri'ye uzanan, yirmiyi aşkın düzenli yayın.
Sitemizde bu hafta akademik felsefenin dijital arşivini ele almıştık. Dergiler o arşivin daha eski ve daha kalıcı yarısı.
Birinci halka: doğrudan felsefe dergileri
Felsefe Arkivi — 1945'ten beri
Haritanın en eski ve sembolik durağı Felsefe Arkivi.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından 1945'ten bu yana çıkarılıyor; haziran ve aralık aylarında yılda iki sayı yayımlanıyor. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca metin kabul ediyor. Bugün TR Dizin ve DOAJ'da taranıyor.
Derginin değeri yalnızca uzun ömründen gelmiyor. Arşivi, Cumhuriyet döneminden itibaren Türkiye'de hangi düşünürlerin, hangi problemlerin ve hangi yöntemlerin tartışıldığını izlemeye imkân veren bir birincil kaynak.
Türkiye'de akademik felsefenin kurumsal tarihini yazacak biri, Felsefe Arkivi'nin sayılarını makale koleksiyonu olarak değil, belge olarak okumak zorunda.
Felsefe Dünyası — ortak kürsü
Türk Felsefe Derneği'nin yayın organı olan dergi, akademik çevreleri bir araya getiren en geniş kapsamlı yayınlardan.
Ayırt edici yanı, kapsamını uzmanlık makaleleriyle sınırlamaması: çeviriler, yorumlar, kitap tanıtımları, eleştiriler ve felsefe eğitimi üzerine çalışmalar da yayın alanında.
Bu, dergiyi akademik felsefe ile daha geniş felsefe kamuoyu arasında bir geçiş alanı hâline getiriyor. TR Dizin'in yanı sıra Philosopher's Index, PhilPapers, DOAJ ve ERIH PLUS'ta da taranıyor.
Anadolu'nun dergileri
Türkiye'de felsefe araştırmasının İstanbul-Ankara ekseninde olmadığını gösteren yayınlar bu halkanın en dikkat çekici kısmı.
Kaygı (Bursa Uludağ Üniversitesi), TR Dizin ve Philosopher's Index'te taranıyor. Kilikya Felsefe Dergisi (Mersin Üniversitesi) bilgi felsefesi, mantık tarihi, etik, metafizik ve hukuk felsefesi alanlarında yayın yapıyor; TR Dizin, Philosopher's Index ve ERIH PLUS'ta yer alıyor. Temaşa (Erciyes Üniversitesi) 2014'te başladı ve hızla görünürlük kazandı.
Temaşa'nın yayın çizgisi, alanın genişlemesini iyi gösteriyor: Jean-Luc Nancy'nin politik ontolojisinden Platon'un Euthyphron'una, görelilik kuramında zaman-mekân sorunundan üretken yapay zekânın yükseköğretimdeki etik sınırlarına kadar uzanan bir yelpaze.
Son başlık özellikle dikkat çekici. Yapay zekâ artık bilgisayar bilimlerinin konusu olmaktan çıkıp bilgi, sorumluluk, özgürlük ve özne gibi felsefi kategorilerin sınav alanı hâline geldi.
FLSF (Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi), 2006'da başladı ve felsefenin disiplinlerarası yönünü en açık ortaya koyan yayınlardan. Kant, Peirce, Hegel ve Augustinus'un yanında Žižek, Badiou ve Deleuze; popülizm, emek-değer ilişkisi ve dijital çağ gibi problemlerle birlikte ele alınıyor.
Uluslararasılaşma arayışı
Beytulhikme – An International Journal of Philosophy, İngilizce literatürle Türkiye'deki araştırmacılar arasında köprü kurmayı hedefliyor; ESCI ve EBSCO'da taranıyor.
Sofist: Uluslararası Felsefe Dergisi Türkçe ve İngilizce makaleye açık; 2026'da on ikinci sayısına ulaştı. POSSEIBLE, çağdaş kıta felsefesi ve siyaset felsefesi ekseninde yayın yapıyor.
Arkhe-Logos, antik felsefe, Aristoteles araştırmaları, kıta felsefesi ve feminist felsefeyi aynı çatı altında topluyor — adının işaret ettiği arkhē ile logos arasındaki ilişkiyi çağdaş tartışmalarla buluşturan bir çizgi.
ViraVerita E-Dergi ve ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar, üniversite dergileri ağının dışında da akademik felsefe yayıncılığının sürdürülebileceğini gösteriyor. Dört Öge ise felsefe ile bilim tarihinin kesişiminde duruyor.
Listeye 2025'te başlayan Anadolu Felsefe Dergisi (Erzurum Teknik Üniversitesi) de eklendi; çift-kör hakemlik ve açık erişim ilkeleriyle çalışıyor.
İkinci halka: felsefe-bilim ve düşünce tarihi
Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları, 2002'den beri TR Dizin'de. Dergâh Yayınları tarafından çıkarılması, üniversite dışında yayınevi merkezli akademik felsefe yayıncılığının da mümkün olduğunu gösteriyor.
Mavi Atlas (Gümüşhane Üniversitesi) disiplinlerarası; tarih, sosyoloji ve edebiyatın yanında felsefe ve bilim tarihine de yer veriyor.
Nazariyat – İslam Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Dergisi, bu halkanın en güçlü ismi. İslam felsefesi, kelâm, nazarî tasavvuf ve bilim tarihini kapsıyor; TR Dizin, DOAJ ve ESCI'de taranıyor.
Üçüncü halka: din felsefesi, mantık, ilahiyat
Türkiye'de akademik felsefeyi yalnızca felsefe bölümlerinin yayınları üzerinden değerlendirmek ciddi bir eksiklik yaratır. Çünkü Felsefe ve Din Bilimleri alanında çalışan akademisyenlerin önemli bir bölümü ilahiyat fakültelerinde.
Din ve Felsefe Araştırmaları (Din Felsefesi Derneği), Tanrı, akıl, inanç, kötülük problemi, özgür irade ve dinsel epistemoloji gibi — çağdaş felsefenin de merkezindeki — sorunları işliyor.
Tabula Rasa: Felsefe ve Teoloji iki alanın kesişimine odaklanıyor. Mantık Araştırmaları Dergisi, felsefenin en eski disiplinlerinden birine ayrı bir yayın alanı açıyor — mantık matematiksel formüllerden ibaret değil; geçerli çıkarım ve argüman kurma kuralları felsefenin kurucu problemlerinden. Dergiabant da İslam felsefesi ve Felsefe-Din Bilimleri alanında yayın yapıyor.
Yeni bir arayış: Anadolu Nazariyatı
2025'te yayın hayatına başlayan Anadolu Nazariyatı Dergisi ayrı bir yerde duruyor.
Kendisini yalnızca felsefe dergisi olarak değil, Anadolu düşünce dünyasının temel kavramlarını yeniden ele almaya çalışan dijital ve hakemli bir düşünce dergisi olarak tanımlıyor. Yayın alanı felsefeden irfana, teolojiden metafiziğe, tasavvuftan dile uzanıyor.
İlk sayısı Haziran 2025'te çıktı; Nicolaus Cusanus, Yalçın Koç ve "Anadolu Mayası" ekseninde çalışmalar içeriyor.
Dergi, Türkiye'de son dönemde belirginleşen bir tartışmaya doğrudan müdahil oluyor: Kendi kavramlarımızdan hareketle özgün bir felsefi dil kurulabilir mi?
Kaç dergi var? Yanlış soru
"Türkiye'de kaç felsefe dergisi var?" sorusuna tek bir rakam vermek yanıltıcı olur. Çünkü "felsefe dergisi" kavramının sınırları tartışmalı.
Adı ve temel yayın politikası doğrudan felsefe olan dergiler ile felsefe alanında yayın yapan dergilerin tamamı aynı şey değil. Bir akademik envanter hazırlarken bu ayrım belirleyici.
İki sorun
Dizin, felsefi değerin ölçüsü müdür?
TR Dizin, Philosopher's Index, PhilPapers, ERIH PLUS, DOAJ, EBSCO ve ESCI bugün akademik görünürlüğü belirleyen mekanizmalar. Bir derginin bu indekslerde bulunması kuşkusuz önemli.
Ama burada felsefe açısından hassas bir problem var: Felsefi değerin ölçüsü indeks değildir.
İyi bir felsefe makalesinin değerini kaç atıf aldığı ya da akademik puan sisteminde kaç puan getirdiği belirleyemez. Felsefenin doğası gereği bazı metinlerin etkisi yıllar sonra ortaya çıkar. Spinoza'nın Etika'sı ölümünden sonra yayımlandı ve yüz yıl boyunca neredeyse yalnızca reddedilmek için okundu.
Türkiye'de akademik felsefe yayıncılığının önündeki temel sorunlardan biri, akademik ölçüm ile entelektüel değer arasındaki dengeyi kurabilmek.
Yapay zekâ kapıyı çaldı
2026 itibarıyla ikinci sorun daha yeni. Üretken yapay zekâ artık yalnızca felsefenin konusu değil; makale yazımı, kaynak taraması, çeviri, özetleme ve hatta hakemlik süreçleri üzerinde etkili.
Sitemizde bu ay aktardığımız gibi, Philosophy & Public Affairs dergisi bilerek yapay zekâ tarafından yazılmış bir makale yayımladı ve iki hafta sonra yapay zekâ yazarlığını yasakladı.
Türkiye'deki dergiler de aynı sorularla karşılaşacak: Bir metnin yazarı kimdir? Yapay zekâ yardımıyla yazılan makale hangi ölçüde özgündür? Yanlış bir kaynaktan araştırmacı mı sorumludur?
Bu sorular teknik değil; akademik yazarlık kavramının kendisine dair.
Açık erişim ne değiştirdi?
Türkiye'deki felsefe dergilerinin büyük bölümünün DergiPark altyapısına geçmesi önemli bir kazanım.
Bugün Türkiye'de yayımlanan çok sayıda felsefe makalesine dünyanın herhangi bir yerinden ücretsiz erişilebiliyor. Bir öğrenci, bağımsız araştırmacı ya da meraklı bir okur, önceden ulaşılması güç metinlere dakikalar içinde ulaşabiliyor.
Bu, akademik felsefenin üniversite kütüphanesi raflarında kalan bir bilgi alanı olmaktan çıkmasına yardım ediyor.
Asıl soru
Bugünkü manzara iki eğilimi aynı anda gösteriyor.
Bir tarafta Platon, Aristoteles, Kant, Hegel, Nietzsche, Husserl, Heidegger, Wittgenstein ve Marx üzerine güçlü bir felsefe tarihi geleneği sürüyor. Diğer tarafta Žižek, Badiou, Deleuze, Nancy, Kripke ve Putnam üzerinden çağdaş tartışmalar Türkiye akademisine taşınıyor. Buna yapay zekâ, teknoloji, toplumsal cinsiyet, hukuk ve çevre gibi yeni problem alanları ekleniyor.
Ama bütün bu hareketliliğin karşısında daha temel bir soru duruyor:
Türkiye'deki akademik felsefe ne kadar kendi sorularını üretiyor?
Batı literatürünü Türkçeye kazandırmak ve yorumlamak vazgeçilmez bir görev. Bundan sonraki aşama, Türkiye'de üretilen özgün düşüncenin uluslararası literatüre taşınması.
Yani mesele artık yalnızca "Dünyada felsefe alanında ne konuşuluyor?" olmamalı. Bir de şu sorulmalı: Türkiye'nin filozofları dünya felsefesine ne söylüyor?
Türkiye'de felsefe alanında yayın yapan dergiler
Doğrudan felsefe dergileri
Felsefe Arkivi · Felsefe Dünyası · FLSF · Kaygı · Kilikya Felsefe Dergisi · Temaşa · Beytulhikme · Sofist · POSSEIBLE · Arkhe-Logos · ViraVerita · ETHOS · Dört Öge · Anadolu Felsefe Dergisi
Felsefe-bilim ve düşünce tarihi
Kutadgubilig · Mavi Atlas · Nazariyat · Anadolu Nazariyatı
Din felsefesi, İslam felsefesi ve mantık
Din ve Felsefe Araştırmaları · Tabula Rasa · Mantık Araştırmaları Dergisi · Dergiabant
Liste kapsayıcı değildir. Eksik gördüğünüz yayınları iletişim sayfamızdan bildirebilirsiniz.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Bedia Akarsu: Türkçeyi felsefenin dili yapan Cumhuriyet aydını
Dil, kültür, ahlak ve insan sorununu tek bir düşünsel çizgide buluşturan Akarsu, Türkiye'nin önde gelen felsefe profesörlerinden biri olmakla kalmadı; Türkçenin bir felsefe dili olarak kurulmasına da katkıda bulundu. Felsefe Terimleri Sözlüğü bugün hâlâ başvuru kaynağı.

Hilmi Ziya Ülken'in soruları neden hâlâ cevaplanmadı?
Türk düşünce hayatının en üretken ismi öleli yarım yüzyıldan fazla oldu. Ama bilgi ile değer, tercüme ile düşünce üretimi, millî kimlik ile evrensellik arasında kurduğu sorular, yapay zekâ çağında beklenmedik biçimde tazeleniyor.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


