Felsefe Tarihinde Bugün — 26 Ağustos: William James'in ölümü
Amerikan felsefesinin kurucu ismi William James 26 Ağustos 1910'da New Hampshire'daki evinde öldü. Aynı gün, 1728'de, pi sayısının irrasyonel olduğunu ilk kanıtlayan Johann Heinrich Lambert doğdu.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

William James, 26 Ağustos 1910'da New Hampshire'ın Chocorua kasabasındaki evinde, kalp yetmezliğinden öldü. Altmış sekiz yaşındaydı.
11 Ocak 1842'de New York'ta doğmuştu. Kardeşi Henry James, çağının en önemli romancılarından biri olacaktı.
Bir gün önce bu köşede Hume ve Nietzsche'yi anmıştık. Takvim ilginç bir sıralama kurmuş: Aklın kendini temellendiremediğini gösteren iki düşünürün ardından, o boşlukta ne yapılacağını soran biri geliyor.
Önce hekim, sonra psikolog, en son filozof
James'in yolu düz değildi. Harvard'da tıp okudu, doktorasını aldı ama hekimlik yapmadı. Uzun bir bunalım döneminden sonra Harvard'da fizyoloji dersleri vermeye başladı; oradan psikolojiye, psikolojiden felsefeye geçti.
1890'da yayımlanan Psikolojinin İlkeleri, on iki yılda yazılmış iki ciltlik bir eserdi ve bir bilim dalını neredeyse tek başına kurdu. Kitap bugün hâlâ okunuyor — kısmen içeriği, kısmen de olağanüstü düzyazısı için.
Bilinç akışı
James'in bu kitapta ortaya koyduğu kavramlardan biri felsefenin dışına taştı: bilinç akışı (stream of consciousness).
Klasik psikoloji bilinci parçalara ayırıyordu: duyumlar, izlenimler, fikirler. James bunun gözleme aykırı olduğunu söyledi. Bilinç ayrık parçalardan oluşmaz; kesintisiz akar. Bir düşünceyle bir sonraki arasında boşluk değil, geçiş vardır.
Bu kavram Virginia Woolf'tan James Joyce'a modern romanın anlatı tekniğini doğrudan etkiledi. Felsefe tarihinde bir kavramın edebiyata bu kadar hızlı geçtiği örnek azdır.
Pragmatizm
James'in felsefeye asıl katkısı pragmatizm. Fikri Charles Sanders Peirce'ten aldı, ama Peirce'in dar anlamını genişletti — Peirce sonuçtan hoşnut kalmayıp kendi konumuna "pragmatisizm" adını verdi.
James'in ölçütü şu: Bir inancın anlamı, doğru olması hâlinde deneyimimizde yaratacağı farktır. İki kuram arasında hiçbir pratik fark üretmeyen bir tartışma, sözde bir tartışmadır.
Bundan çıkardığı hakikat anlayışı en çok eleştirilen tezi oldu: Hakikat, bir fikrin "nakit değeri"dir — inancın bizi götürdüğü yerde işe yarayıp yaramadığıdır. Eleştirmenler bunu "işe yarayan her şey doğrudur" biçiminde okudu; James böyle demediğini ısrarla belirtti. Ona göre bir inancın işe yaraması, gerçeklikle uyumlu olmasının bir göstergesidir, yerine geçen bir şey değil.
Tartışma yüz yıldır sürüyor. Richard Rorty'nin yirminci yüzyıl sonunda pragmatizmi yeniden gündeme getirmesi de bu hattan geldi.
İnanma istenci
1896 tarihli İnanma İstenci konferansı, James'in en tartışmalı metni.
Sorusu şu: Kanıtın yetersiz olduğu, ama karar vermemenin de bir seçenek olmadığı durumlarda ne yapmalı?
James'in ölçütü üç koşullu. Seçenek canlı olmalı (kişi için gerçekten mümkün), zorlayıcı olmalı (kararsızlık da bir tercih sayılmalı) ve ağırlıklı olmalı (sonuçları önemli olmalı). Bu üç koşul birden sağlandığında, kanıt yetersizken bile inanmaya hakkımız vardır.
Metin, dönemin katı kanıtçılığına — özellikle W. K. Clifford'un "yetersiz kanıtla inanmak her zaman yanlıştır" tezine — verilmiş bir yanıttı. Bugün din felsefesi ve epistemik sorumluluk tartışmalarında hâlâ referans.
Dinî deneyimin çeşitleri
1902 tarihli Dinî Deneyimin Çeşitleri, James'in en çok okunan kitabı.
Yöntemi kendine özgü: Dinin doğruluğunu tartışmıyor, dinî deneyimi bir olgu olarak inceliyor. Mistik yaşantıları, dönüşüm anlatılarını ve azizlik hâllerini psikolojik malzeme olarak ele alıyor; sonra soruyor: Bu deneyimlerin insan hayatındaki işlevi nedir?
Kitap din psikolojisinin kurucu metni sayılıyor.
Radikal deneycilik
James'in son dönem konumu radikal deneycilik. Buradaki iddia, deneyimin yalnızca nesneleri değil, ilişkileri de doğrudan içerdiği. "Ve", "ile", "arasında" gibi bağlantılar sonradan zihnin eklediği şeyler değil; deneyimin kendisinde bulunuyor.
Bu tez, Hume'un atomcu deneyciliğine doğrudan bir itiraz. Hume ayrık izlenimler görür ve aralarındaki bağı alışkanlığa bağlar; James bağın da deneyimlendiğini söyler.
James'in 1909 tarihli Çoğulcu Evren'i aynı hattı sürdürür: Gerçeklik tek bir bütün değil, birbirine gevşek bağlarla tutunan çoğul bir yapıdır.
Bugün neden konuşuluyor?
James'in adı bu ay beklenmedik bir yerde geçti. Sitemizde aktardığımız yapay zekâ ve felsefe tartışmasında, zihin felsefesindeki işlevselciliğin kökeni tartışılırken bir okur, işlevselciliğin yapay zekâ çağında doğmadığını, Ernst Mach ve William James'in çok daha önce bir tür işlevselci olduğunu hatırlattı.
Bu, James'in konumunu iyi gösteriyor: Zihni tözle değil, yaptığı işle tanımlama fikri onun düşüncesinde zaten vardı.
1728: Johann Heinrich Lambert
Aynı gün, 1728'de, Mulhouse'da Johann Heinrich Lambert doğdu. Matematikçi, astronom, fizikçi ve filozoftu; 1777'de öldü.
Felsefe için iki katkısı önemli.
Birincisi 1761'de yaptığı kanıt: π sayısının irrasyonel olduğunu ilk kez kesin biçimde gösterdi. Bu, iki bin yıllık bir sorunun kapanmasıydı.
İkincisi 1766 tarihli Theorie der Parallellinien. Lambert burada Öklid'in paralellik postulatının yanlış olduğunu varsayıp ne olacağını inceledi ve çelişki bulmak yerine tutarlı bir sonuçlar dizisi elde etti. Bunlar sonradan Öklid dışı geometrilerin temel önermeleri olarak tanınacaktı.
Bu ayrıntının felsefi ağırlığı büyük. Kant, Saf Aklın Eleştirisi'nde uzayın Öklidçi yapısını sentetik a priori bilginin örneği olarak kullanmıştı. Lambert'in açtığı yol yüz yıl sonra Öklid dışı geometrilerin kurulmasıyla tamamlandığında, Kant'ın bu örneği felsefenin en tartışmalı savlarından biri hâline geldi.
Lambert ile Kant'ın yazıştıklarını da eklemek gerek. Kant, Lambert'in matematiksel keskinliğine büyük saygı duyuyordu.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 25 Ağustos: Hume ve Nietzsche, aynı gün
David Hume 25 Ağustos 1776'da Edinburgh'da, Friedrich Nietzsche 25 Ağustos 1900'de Weimar'da öldü. Aralarında 124 yıl var; ama ikisi de aklın kendini temellendirme iddiasını aynı yerden sarstı.
Friedrich Nietzsche

Felsefe Tarihinde Bugün — 24 Ağustos: Simone Weil'in ölümü
Fabrikada çalışmak için felsefe kürsüsünü bırakan, İspanya'ya savaşmaya giden ve otuz dört yaşında İngiltere'de ölen Simone Weil, 24 Ağustos 1943'te hayatını kaybetti. Geriye tamamlanmamış defterler ve tek bir kavram kaldı: dikkat.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


