Felsefe Tarihinde Bugün — 25 Ağustos: Hume ve Nietzsche, aynı gün
David Hume 25 Ağustos 1776'da Edinburgh'da, Friedrich Nietzsche 25 Ağustos 1900'de Weimar'da öldü. Aralarında 124 yıl var; ama ikisi de aklın kendini temellendirme iddiasını aynı yerden sarstı.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Takvimlerin bazen ürettiği rastlantılar, düşünce tarihinde beklenmedik bir okuma imkânı açar.
25 Ağustos, felsefe için böyle bir gün. David Hume 25 Ağustos 1776'da Edinburgh'da, Friedrich Nietzsche 25 Ağustos 1900'de Weimar'da öldü. Aralarında tam 124 yıl var.
İkisini yan yana koymak yalnızca takvim şakası değil. Ortak bir hamleleri var — ve o hamle, modern felsefenin yönünü belirledi.
Hume: 1776, Edinburgh
Hume ölümüne aylar kala hastalığının ilerlediğini biliyordu. Bu bilgiyle Kendi Hayatım adlı kısa özyaşamöyküsünü yazdı; metin sekiz sayfa bile tutmaz ve şaşırtıcı bir soğukkanlılıkla kurulmuştur.
Ölümüne tanık olan arkadaşı Adam Smith, bir mektupta son günlerini anlattı. Anlatının sarsıcı yanı şuydu: Hume, dinsel bir teselliye başvurmadan, ölümü sakin bir biçimde bekliyordu. Metin yayımlandığında Smith'in başını epeyce ağrıttı; kendi ifadesiyle, Britanya'nın ticaret sistemine yönelttiği bütün eleştirilerin toplamından daha çok tepki topladı.
Hume'un asıl bombası ise ölümünden sonrasına bırakılmıştı. Doğal Din Üstüne Diyaloglar, yayımlanması hâlinde yaratacağı tepki nedeniyle sağlığında basılmadı; 1779'da, ölümünden üç yıl sonra çıktı.
Ne yaptı?
Hume'un yıkıcılığı üslubunda değil, yönteminde. Deneyci ilkeyi sonuna kadar götürdü ve şunu sordu: Kullandığımız temel kavramların deneyde karşılığı nerede?
Nedensellik. Bir bilardo topunun diğerine çarpmasını görürüz; ilkinin ikincisini zorunlu kıldığını görmeyiz. Gördüğümüz şey ardışıklıktır. "Zorunlu bağlantı" dediğimiz şey nesnede değil, tekrarın zihnimizde oluşturduğu alışkanlıktadır.
Ben. Kendimize baktığımızda bir izlenim demeti buluruz — sıcaklık, ağrı, düşünce, sıkıntı. Bütün bunları taşıyan kalıcı bir "ben" izlenimine hiç rastlamayız.
Ahlak. "Olan"dan "olması gereken"e geçen akıl yürütmelerin bu geçişi hiç açıklamadığını gösterdi. Ona göre ahlaki yargıların kaynağı akıl değil, duygudur: "Akıl tutkuların kölesidir ve yalnızca öyle olmalıdır."
Kant'ın deyişiyle Hume onu "dogmatik uykusundan" uyandırdı. Uyandırdığı tek kişi değildi.
Nietzsche: 1900, Weimar
Nietzsche'nin ölümü, düşünsel hayatının bitişiyle aynı tarihe düşmez. Ocak 1889'da Torino'da yaşadığı çöküşten sonra bir daha yazamadı. Geriye kalan on bir buçuk yılı önce annesinin, sonra kız kardeşi Elisabeth'in bakımında geçirdi.
Bu yılların acı bir yanı var: Nietzsche'nin ünü tam bu dönemde patladı. Avrupa'da adı konuşulmaya, kitapları yeniden basılmaya başladığında yazarının bundan haberi yoktu.
Elisabeth Förster-Nietzsche, kardeşinin arşivini yönetti; notlarını kendi seçtiği bir düzenle derleyip Güç İstenci adıyla kitaplaştırdı. Nietzsche'nin böyle bir kitabı yayımlama tasarısından vazgeçmiş olduğu, sonraki filolojik çalışmalarla ortaya çıktı. Metnin ve adın sonraki siyasi kötüye kullanımlarında bu müdahalenin payı büyüktür.
İki ölüm, bir hat
Hume ile Nietzsche arasında doğrudan bir öğrencilik ilişkisi yok. Ama ortak bir hamleleri var, ve o hamle felsefenin gündemini değiştirdi.
İkisi de aklın kendi temelini kuramadığını gösterdi.
Hume bunu bilgi tarafında yaptı: Nedensellik, tümevarım ve benlik gibi düşüncenin taşıyıcı kavramları, akılla temellendirilemiyor. Onları taşıyan şey alışkanlık, tekrar ve insan doğasıdır.
Nietzsche bunu değer tarafında yaptı: Ahlaki değerlerimiz akıl tarafından bulunmuş ilkeler değil, tarihi olan oluşumlardır. Soykütük yöntemi tam da bu tarihi görünür kılmak içindir.
İkinci ortaklık daha da dikkat çekici: İkisi de ahlakı akıldan alıp duygulanıma bağladı. Hume için ahlaki onaylama bir duygudur; Nietzsche için değerlendirme, bir güç ilişkisinin ifadesidir. Farklı sözlükler, aynı yön.
Aradaki fark ise mizaçta. Hume yıkımının ardından gündelik hayata döner; kavramlarımızın temelsiz olduğunu göstermek onu dehşete düşürmez, tavla oynamaya ve dostlarıyla yemek yemeye gider. Nietzsche için aynı boşluk bir kriz mahallidir: Değerlerin temelsizliği fark edildiğinde ortaya çıkan şey, aşılması gereken bir nihilizmdir.
Aynı teşhis, iki farklı mizaç. Modern felsefenin iki damarı buradan ayrılır.
Türkçede
Hume'un İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma, İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme ve Doğal Din Üstüne Diyaloglar adlı eserleri Türkçeye çevrildi. Nietzsche'nin başlıca kitaplarının tamamına yakını Türkçede bulunuyor; Ahlakın Soykütüğü Üzerine ve İyinin ve Kötünün Ötesinde çevirileri arasında Ahmet İnam imzalı olanlar da var.
Not: Bazı kaynaklarda Hume'un ölüm tarihi 26 Ağustos olarak geçer. Britannica ve Edinburgh Üniversitesi arşivi 25 Ağustos 1776 tarihini veriyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün: 5 Ekim — Diderot, Jonathan Edwards ve Václav Havel
5 Ekim, Aydınlanma'nın en huzursuz zihni Denis Diderot'nun (1713), Amerikan felsefesinin ilk büyük metafizikçisi Jonathan Edwards'ın (1703) ve 'iktidarsızların iktidarı'nı yazan oyun yazarı-cumhurbaşkanı Václav Havel'in (1936) doğum günü. Ansiklopedi, özgür irade ve yalan içinde yaşamak üzerine.
Denis Diderot

FELSEFE TARİHİNDE BUGÜN — 4 EKİM
4 Ekim: İoanna Kuçuradi'nin doksanıncı doğum günü ve cenaze töreni, Otto Weininger'in ölümü ve insanı yeniden düşünmek. Bazı tarihler yalnızca takvim yaprağı değildir. 4 Ekim 1936'da doğan Kuçuradi bugün, doğum gününde toprağa veriliyor; 1903'te Otto Weininger 23 yaşında Beethoven'ın öldüğü evde kendini öldürdü; 1570'te Péter Pázmány doğdu; 1582'de takvimden on gün silindi; 1669'da Rembrandt öldü; 1957'de Sputnik insanlığı yeryüzünün dışına taşıdı.







.jpg?width=500)






