Felsefe Tarihinde Bugün — 22 Ağustos: Haiti ayaklanması ve ilk Cenevre Sözleşmesi
22 Ağustos 1791'de Saint-Domingue'de başlayan ayaklanma, insan hakları evrenselliğinin en sert sınavı oldu. Aynı gün 1864'te ilk Cenevre Sözleşmesi imzalandı: savaşın da bir sınırı olduğu fikri metne döküldü.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

22 Ağustos, birbirinden yetmiş üç yıl uzakta duran iki olayı aynı güne topluyor. İkisi de aynı soruyu farklı yerinden tutuyor: İnsan olmanın getirdiği haklar gerçekten herkes için mi geçerli?
1791: Saint-Domingue'de ayaklanma
Fransa'nın Karayipler'deki en zengin kolonisi Saint-Domingue'de, 22 Ağustos 1791 gecesi Dutty Boukman önderliğindeki köleleştirilmiş insanlar Noé şeker plantasyonunu ateşe verdi. Tarihçiler bu yangını, on üç yıl sürecek ve 1804'te bağımsız Haiti Cumhuriyeti'yle sonuçlanacak ayaklanmanın başlangıcı sayar.
Birkaç gün önce, ormanda Bois Caïman denen yerde bir tören yapılmıştı. Törenin tarihi kaynaklarda tartışmalıdır — kimi 14 Ağustos'u, kimi 22 Ağustos'u verir. Ayaklanmanın fiilen başladığı gün konusunda ise ayrılık yoktur.
Felsefi mesele: evrensellik sınanıyor
Fransız Devrimi 1789'da İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'ni ilan etmişti. Metnin ilk maddesi açıktı: İnsanlar özgür ve haklar bakımından eşit doğar.
Ama bildiriyi ilan eden ülkenin kolonilerinde kölelik sürüyordu. Aynı meclis, insan haklarını evrensel diye ilan ederken sömürge ekonomisini korumanın yolunu arıyordu.
Haiti ayaklanması bu çelişkiyi tartışarak değil, eyleyerek sınadı. Evrensellik iddiası, kendisinden dışlananlar tarafından ciddiye alındığında ne olur? Cevap, imparatorluğun kaybettiği bir savaş oldu.
Tarihçi C. L. R. James'in 1938 tarihli The Black Jacobins kitabı bu olayı dünya tarihinin merkezine yerleştiren ilk büyük çalışmaydı.
Hegel ve Haiti tartışması
Felsefe tarihinde son yirmi beş yılın en çok tartışılan tezlerinden biri de buradan doğdu.
Susan Buck-Morss, 2000'de yayımlanan bir makalede ve 2009'daki Hegel, Haiti and Universal History kitabında şunu öne sürdü: Hegel'in Tinin Fenomenolojisi'ndeki ünlü efendi-köle diyalektiği, soyut bir düşünce deneyi değildi; Hegel'in dönemin gazetelerinden izlediği Haiti olaylarıyla doğrudan bağlantılıydı.
Tez tartışmalıdır. Hegel'in Haiti'ye açık bir göndermesi yoktur; kanıt dolaylıdır ve eleştirenler bağlantının fazla güçlü kurulduğunu söyler. Ama tartışmanın kendisi verimli oldu: Felsefe tarihinin, kendi çağının sömürgecilik gerçeğinden bağımsız yazılıp yazılamayacağı sorusu böylece gündeme geldi.
1864: savaşın da bir sınırı var
Aynı gün, 1864'te Cenevre'de on iki Avrupa devleti — İsviçre, Fransa, Prusya, Belçika, Hollanda, İspanya, Danimarka, Portekiz, İtalya, İsveç, Norveç ve Württemberg — Sahra Ordularındaki Yaralıların Durumunun İyileştirilmesine Dair Sözleşme'yi imzaladı.
Metnin arkasında Cenevreli iş adamı Henry Dunant vardı. Dunant 1859'da Solferino Muharebesi'nin ardından savaş alanında gördüklerini yazmış, yaralıların bakımsızlıktan ölmesini anlatmıştı.
Sözleşme modern uluslararası insancıl hukukun başlangıcı sayılır ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin kuruluşuna zemin hazırladı.
Felsefi mesele: adil savaş
Buradaki fikir eskidir ama 1864'te ilk kez bağlayıcı bir metne dönüştü: Savaşta bile yapılamayacak şeyler vardır.
Skolastik dönemden beri süren adil savaş tartışması iki soruyu ayırır. Savaşa girmek ne zaman haklıdır (jus ad bellum)? Savaşırken hangi sınırlar geçerlidir (jus in bello)? İkinci soru birincisinden bağımsızdır: Haksız bir savaşta bile yaralıya ve esire yapılamayacaklar vardır.
Michael Walzer'in 1977 tarihli Just and Unjust Wars kitabı bu ayrımın çağdaş tartışmadaki başlıca referansıdır.
İki olay birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şu: On dokuzuncu yüzyıl, insan haklarının hem en sert biçimde çiğnendiği hem de ilk kez uluslararası metne bağlandığı yüzyıldı. Aradaki mesafe, hâlâ üzerinde çalıştığımız mesafedir.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün: 5 Ekim — Diderot, Jonathan Edwards ve Václav Havel
5 Ekim, Aydınlanma'nın en huzursuz zihni Denis Diderot'nun (1713), Amerikan felsefesinin ilk büyük metafizikçisi Jonathan Edwards'ın (1703) ve 'iktidarsızların iktidarı'nı yazan oyun yazarı-cumhurbaşkanı Václav Havel'in (1936) doğum günü. Ansiklopedi, özgür irade ve yalan içinde yaşamak üzerine.
Denis Diderot

FELSEFE TARİHİNDE BUGÜN — 4 EKİM
4 Ekim: İoanna Kuçuradi'nin doksanıncı doğum günü ve cenaze töreni, Otto Weininger'in ölümü ve insanı yeniden düşünmek. Bazı tarihler yalnızca takvim yaprağı değildir. 4 Ekim 1936'da doğan Kuçuradi bugün, doğum gününde toprağa veriliyor; 1903'te Otto Weininger 23 yaşında Beethoven'ın öldüğü evde kendini öldürdü; 1570'te Péter Pázmány doğdu; 1582'de takvimden on gün silindi; 1669'da Rembrandt öldü; 1957'de Sputnik insanlığı yeryüzünün dışına taşıdı.







.jpg?width=500)






