Felsefe Tarihinde Bugün — 24 Ağustos: Simone Weil'in ölümü
Fabrikada çalışmak için felsefe kürsüsünü bırakan, İspanya'ya savaşmaya giden ve otuz dört yaşında İngiltere'de ölen Simone Weil, 24 Ağustos 1943'te hayatını kaybetti. Geriye tamamlanmamış defterler ve tek bir kavram kaldı: dikkat.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Simone Weil, 24 Ağustos 1943'te İngiltere'nin Kent bölgesindeki Ashford'da, Grosvenor Sanatoryumu'nda öldü. Otuz dört yaşındaydı. Ölüm nedeni, kendi isteğiyle sürdürdüğü yetersiz beslenmenin ağırlaştırdığı kalp yetmezliğiydi.
3 Şubat 1909'da Paris'te doğmuştu. Tek kardeşi André Weil, yirminci yüzyılın en büyük matematikçilerinden biri olacaktı.
Bir hayatın biçimi
Weil'in düşüncesini biyografisinden ayırmak güçtür; çünkü kendisi ayırmayı reddetti.
École Normale Supérieure'ü bitirdi, felsefe öğretmeni oldu. Sonra öğretmenliği bırakıp fabrikada işçi olarak çalıştı — yorgunluğun ve tabiiyetin ne olduğunu dışarıdan değerlendirmek istemediği için. İspanya İç Savaşı'na katıldı. İkinci Dünya Savaşı'nda Paris'in işgalinden sonra 1942'de Amerika'ya kaçtı, ardından Fransız Direnişi'yle çalışmak üzere Londra'ya geçti.
Londra'da, işgal altındaki Fransa'daki insanların aldığı gıda miktarından fazlasını yemeyi reddetti. Bu tercih ölümüne yol açtı.
Bu hayat, bir felsefe okumasının parçası olmalı mı? Weil'in kendi yanıtı açıktır: Bir düşünce, düşünürün hayatında sınanmıyorsa henüz düşünce değildir.
Dikkat
Weil'in felsefeye bıraktığı en özgün kavram dikkattir (attention).
Gündelik anlamıyla dikkat, bir şeye odaklanmak için harcanan çabadır. Weil bunu tersine çevirir: Gerçek dikkat, çabayla değil askıya almayla ilgilidir. Kendi beklentilerimizi, yargılarımızı ve tasarımlarımızı bir kenara koyup nesnenin kendini göstermesine izin vermektir.
"Dikkat, en saf hâliyle cömertliktir" der.
Bu kavramın iki uzantısı vardır. Birincisi bilgi kuramsaldır: Bir şeyi anlamak, onu kendi kategorilerimize sığdırmak değildir. İkincisi ahlakidir: Bir insanı gerçekten görmek — acısını, ihtiyacını, varlığını — dikkat gerektirir. Weil'e göre komşu sevgisinin özü şudur: "Neyin var senin?" diye sorabilmek.
Bu kavram Iris Murdoch üzerinden çağdaş ahlak felsefesine geçti ve bugün erdem etiği tartışmalarında kullanılıyor.
Yerçekimi ve lütuf
Weil'in defterlerinden derlenen Yerçekimi ve Lütuf, düşüncesinin merkezindeki karşıtlığı verir.
Yerçekimi, ruhun doğal eğilimidir: kendini korumak, doldurmak, üstün olmak, boşluğu telafi etmek. Fiziksel yerçekimi gibi zorunlu ve öngörülebilir işler.
Lütuf ise tersi yönde, yukarı doğru gelen tek şeydir ve hesaplanamaz. Weil'e göre lütfun girebilmesi için içimizde bir boşluk kalması gerekir — bu yüzden bekleyiş, arzunun tatmininden daha önemlidir.
Bu şema teolojik dille kuruludur; ama Weil hiçbir kiliseye girmedi. Katolikliğe yakınlaştı, vaftiz olmayı reddetti. Gerekçesi kurumsal aidiyete duyduğu güvensizlikti.
Kuvvet ve köksüzlük
Weil'in siyaset felsefesi iki metinde toplanır.
İlyada, ya da Kuvvetin Şiiri (1940), Homeros destanını kuvvetin insanı nasıl şeye dönüştürdüğü üzerinden okur. Weil'e göre İlyada'nın büyüklüğü, kuvveti ne yücelttiği ne de gizlediği içindir: Onu tarafsız biçimde, hem uygulayanı hem uğrayanı bozan bir mekanizma olarak gösterir.
Köklenme İhtiyacı (1943) ise Direniş'in Londra'daki yönetimi için yazılmış bir rapordur. Weil burada savaş sonrası Fransa'nın yeniden kuruluşunu tartışır ve haklardan önce ödevleri koyar. Ona göre "hak" kavramı bir talep dilidir ve tek başına kaldığında çatışma üretir; asıl mesele insanın gerçek ihtiyaçlarının — kök salma, düzen, sorumluluk, onur — karşılanmasıdır.
Neden bugün okunuyor?
Weil'in ölümünden sonra yayımlanan defterleri, Camus'den Murdoch'a, Susan Sontag'dan Giorgio Agamben'e uzanan geniş bir çevrede okundu. Camus, onu "çağımızın tek büyük ruhu" diye anmıştı.
Bugünkü ilginin nedeni büyük ölçüde dikkat kavramı. Bölünmüş bir dikkat rejiminde yaşadığımız yolundaki yaygın teşhis, Weil'in kırklı yıllarda yazdığı satırları beklenmedik biçimde güncel kılıyor.
Weil'in kendi cümlesi şudur: "Dikkat, ruhun en zor ve en gerçek çabasıdır."
Türkçede
Yerçekimi ve Lütuf, Köklenmek, Tanrı Aşkına Dair Düzensiz Düşünceler ve İlyada, ya da Kuvvetin Şiiri Türkçeye çevrilmiş metinleri arasında.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 23 Ağustos: Sacco ve Vanzetti'nin idamı, Kenneth Arrow'un doğumu
23 Ağustos 1927'de iki İtalyan anarşist, dünya çapındaki itirazlara rağmen idam edildi. Aynı gün 1921'de, ortak kararın matematiksel sınırlarını gösterecek Kenneth Arrow doğdu.

Felsefe Tarihinde Bugün — 22 Ağustos: Haiti ayaklanması ve ilk Cenevre Sözleşmesi
22 Ağustos 1791'de Saint-Domingue'de başlayan ayaklanma, insan hakları evrenselliğinin en sert sınavı oldu. Aynı gün 1864'te ilk Cenevre Sözleşmesi imzalandı: savaşın da bir sınırı olduğu fikri metne döküldü.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


