Felsefe Tarihinde Bugün: 11 Ekim — Samuel Clarke, Hans Kelsen, Tschirnhaus, Zwingli ve Einstein'ın mektubu
11 Ekim'de doğanlar: Leibniz'le yazışan Newtoncu metafizikçi Samuel Clarke (1675) ve 'saf hukuk kuramı'nın kurucusu Hans Kelsen (1881). Ölenler: Spinoza'nın dostu, porselenin mucidi Tschirnhaus (1708) ve Zürih reformcusu Zwingli (1531). Ve 1939'da Einstein'ın Roosevelt'e mektubu bugün okundu; 1962'de II. Vatikan Konsili açıldı.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

11 Ekim, felsefe takviminin yoğun günlerinden biri: Bir metafizikçi ve bir hukuk kuramcısı doğdu; bir matematikçi-filozof ve bir reformcu öldü; bir mektup okundu ve bir konsil açıldı. Ortak payda, aklın sınırlarıyla sorumluluğun sınırlarının nerede kesiştiği sorusu.
1675: Samuel Clarke
Samuel Clarke 11 Ekim 1675'te Norwich'te doğdu. Cambridge'de okudu, Newton'ın en yakın felsefi müttefiki ve Optika'sının Latince çevirmeni oldu; Anglikan rahipti, Boyle Konferansları'nda (1704-1705) Tanrı'nın varlığını Newton fiziğine dayanan bir kozmolojik kanıtla savundu ve ahlakın, matematik gibi, "şeylerin ezelî uygunluklarına" dayanan nesnel bir rasyonalizm olduğunu ileri sürdü. Felsefe tarihindeki kalıcı yeri, Leibniz'le 1715-1716'da yaptığı yazışmadır: Caroline of Ansbach'ın aracılığıyla değiş tokuş edilen on mektupluk bu tartışma, Newton adına Clarke ile Leibniz'i uzayın ve zamanın doğası (mutlak kap mı, ilişkiler düzeni mi), yeter sebep ilkesi, Tanrı'nın dünyaya müdahalesi ("Tanrı saatini ara sıra kurmak zorunda mı?"), özgür irade ve atomların varlığı üzerine karşı karşıya getirdi. Leibniz beşinci mektuba cevap yazamadan öldü; Clarke yazışmayı 1717'de yayımladı ve metin, modern fizik felsefesinin kurucu belgesi oldu: Einstein'ın göreliliği ve bugünün kuantum yerçekimi tartışmaları hâlâ "Leibniz mi, Clarke mı" sorusuna geri döner. Voltaire onu "aklın makinesi" diye andı; Clarke 1729'da öldü.
1881: Hans Kelsen
Hans Kelsen 11 Ekim 1881'de Prag'da doğdu, Viyana'da büyüdü. 1920 Avusturya Anayasası'nın baş mimarıydı ve dünyanın ilk anayasa mahkemelerinden birini tasarlayıp 1930'a kadar yargıçlığını yaptı; Nazizm yüzünden Köln'den, sonra Cenevre ve Prag'dan ayrılmak zorunda kaldı, 1940'ta ABD'ye gitti ve ömrünün sonuna kadar Berkeley'de ders verdi; 1973'te öldü. Başyapıtı Saf Hukuk Kuramı (Reine Rechtslehre, 1934; genişletilmiş 1960) hukuk felsefesinin 20. yüzyıldaki en etkili metnidir. Kelsen hukuku ahlaktan, siyasetten ve sosyolojiden "arındırmak" istedi: Hukuk bir normlar sistemidir; her normun geçerliliği daha üst bir normdan gelir ve bu hiyerarşi, hukuken türetilemeyen, varsayılan bir "temel norm"a (Grundnorm) dayanır. Hukuki geçerlilik ile ahlaki doğruluk ayrı sorulardır; bu, pozitivizmin en titiz savunusu ve aynı zamanda en çok tartışılan tezidir. Carl Schmitt'le anayasanın "koruyucusu" (mahkeme mi, devlet başkanı mı) üzerine 1931'de yaptığı polemik, Weimar'ın çöküşünün felsefi arka planıdır. Kelsen'in Türkiye'de de özel bir yeri var: Türkçe hukuk felsefesi öğretimi büyük ölçüde onun pozitivizmiyle doğal hukuk arasındaki tartışma üzerinden kuruldu; bugün yayımladığımız dosya bu gerilimi izliyor.
1708: Tschirnhaus
Ehrenfried Walther von Tschirnhaus 11 Ekim 1708'de Dresden'de öldü. Leiden'de okudu, Spinoza'yla dostluk kurdu ve Etika'nın el yazmasını ölümünden önce okuyan birkaç kişiden biriydi; Spinoza'yla mektuplaşması, Etika'daki sonsuz kiplerin ve "neden hareket var" sorusunun en sert sorgulamalarını içerir. Leibniz'le Paris'te tanıştı, Huygens ve Newton'la yazıştı, Fransız Bilimler Akademisi'nin ilk Alman üyesi oldu. Medicina mentis (1687) adlı eseri, Descartes'ın yöntemini Spinoza'nın geometrik tarzıyla birleştiren bir "zihin tıbbı", yani bir keşif mantığı önerir; "Tschirnhaus dönüşümü" cebirde hâlâ onun adını taşır. Daha dünyevi bir mirası da var: Saksonya'da Böttger'le birlikte Avrupa porseleninin icadına giden çalışmaları yürüttü, Meissen'in doğuşu onun ölümünden birkaç ay sonradır. Filozof, matematikçi ve mühendisin aynı kişide buluştuğu bir erken Aydınlanma figürü.
1531: Zwingli Kappel'de
Huldrych Zwingli 11 Ekim 1531'de, Zürih ile Katolik kantonlar arasındaki İkinci Kappel Savaşı'nda ordunun yanında vaiz olarak bulunduğu sırada öldürüldü; 47 yaşındaydı. Luther'den bağımsız olarak Zürih'te başlattığı reform, Protestanlığın Reformed kolunun kaynağıdır. Felsefe tarihi açısından ayırt edici yanı hümanist olmasıdır: Erasmus'un öğrencisi ve hayranıydı, Yunanca ve İbranice öğrendi, antik filozofları okudu. Luther'le 1529 Marburg tartışmasında ayrıldığı nokta bir yorum felsefesiydi: "Bu benim bedenimdir" cümlesindeki "dir", Zwingli'ye göre "anlamına gelir" demekti; Luther için harfiydi. Mecaz ile gerçeklik, işaret ile şey arasındaki bu tartışma, sonraki yüzyılların hermeneutik sorularını önceden içerir. İlahi takdir üzerine yazdığı De providentia (1530) Stoacı-Platoncu bir Tanrı anlayışına yaklaşır; erdemli paganların kurtuluşunu kabul etmesi Luther'i öfkelendirmişti.
1939: Einstein'ın mektubu Roosevelt'in masasında
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı ünlü mektup 2 Ağustos 1939 tarihlidir; ama Başkan'ın önüne 11 Ekim 1939'da geldi. Mektubu kaleme alan Leó Szilárd'dı; Einstein imzaladı; ekonomist Alexander Sachs mektubun masada unutulmasından korktuğu için randevu alana kadar bekledi ve 11 Ekim'de Oval Ofis'te metni yüksek sesle okudu. Roosevelt'in cevabı kayıtlara geçti: "Alex, istediğin şey Nazilerin bizi havaya uçurmamasını sağlamak." Uranyum Danışma Komitesi aynı ay kuruldu; Manhattan Projesi'ne giden yol buradan başladı. Einstein sonradan bu imzayı hayatının "tek büyük hatası" olarak andı. Felsefe açısından mektup, bilim etiğinin kurucu vakalarından biridir: Bilginin sorumluluğu kime aittir, "onlar yapmadan önce biz yapalım" gerekçesi nereye kadar geçerlidir, ve bir bilim insanı öngördüğü sonuçtan ne ölçüde sorumludur? Bu sorular sitemizde yapay zekâ ve sorumluluk tartışmalarında aynı biçimde yeniden karşımıza çıkıyor.
1962: II. Vatikan Konsili açılıyor
11 Ekim 1962'de Papa XXIII. Ioannes Roma'da II. Vatikan Konsili'ni açtı; 2.500'ü aşkın piskopos Aziz Petrus Bazilikası'na toplanmıştı. Konsil 1965'e kadar sürdü ve Katolik Kilisesi'nin modern dünyayla ilişkisini yeniden kurdu: Ayinin yerel dillerde yapılması, din özgürlüğünün tanınması, öteki dinlerle diyalog, kilisenin çağdaş dünyadaki yeri (Gaudium et spes). Felsefe açısından konsil, Thomasçı felsefenin tekelinin sona erdiği andır: Maritain'in kişi felsefesi, Rahner'in aşkın Thomizmi, de Lubac ve Congar'ın "kaynaklara dönüş"ü ve fenomenolojiyle yetişmiş Wojtyła'nın kişiselciliği metinlerde iz bıraktı. Konsil sonrası tartışma, kilisenin modernliğe açılmasının bir çöküş mü yoksa yenilenme mi olduğu etrafında bugün de sürüyor; Charles Taylor'ın Seküler Çağ'ı bu tartışmanın felsefi arka planını anlatır.
Altı olay, bir soru: Clarke aklın Tanrı'ya ulaşabileceğini, Kelsen hukukun ahlaktan arındırılabileceğini, Tschirnhaus zihnin bir yöntemle iyileştirilebileceğini, Zwingli kutsal metnin akılla yorumlanabileceğini savundu; Einstein'ın mektubu ve konsil ise aklın ürettiği gücün ve kurumun sorumluluğunu sordu. 11 Ekim, aklın sınırlarıyla sorumluluğun sınırlarının aynı gün üzerinde düşünülmesi için iyi bir gün.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün: 11 Ekim — Zwingli'nin ölümü ve II. Vatikan Konsili'nin açılışı
11 Ekim 1531'de Zürih reformcusu Huldrych Zwingli Kappel savaş alanında öldü; 11 Ekim 1962'de II. Vatikan Konsili açıldı. İki tarih aynı soruyu sorar: İnanç akılla, kutsal metin yorumla, kilise modern dünyayla nasıl konuşur?

Felsefe Tarihinde Bugün: 10 Ekim — Arthur O. Lovejoy ve 1582'de var olmayan günler
10 Ekim 1873'te Berlin'de doğan Arthur O. Lovejoy, 'fikirler tarihi'ni bir disiplin olarak kurdu; The Great Chain of Being, Platon'dan Romantizme bir fikrin iki bin yıllık yolculuğunu izledi. Ve 1582'de bu gün hiç yaşanmadı: Gregoryen takvim 5-14 Ekim'i sildi.







.jpg?width=500)






.jpg?width=600)
