Rousseau'yu ünlü yapan yarışma, iki yüz yetmiş yıl sonra elli bin dolar veriyor
Berggruen Enstitüsü'nün deneme yarışması, ilhamını 1750'de Rousseau'nun kazandığı Dijon Akademisi yarışmasından alıyor. Hakemli akademik makale istemiyor; Montaigne ve Emerson geleneğinde deneme istiyor. 2025'te kazananlardan biri, bu köşede haftadır adını andığımız Anil Seth.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

1750'de Dijon Akademisi bir yarışma açtı ve soru şuydu: Bilimlerin ve sanatların yeniden doğuşu ahlakın arınmasına katkıda bulundu mu?
Kazanan metin, o güne kadar kimsenin tanımadığı otuz sekiz yaşında bir müzik kopyacısına aitti: Jean-Jacques Rousseau, Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev.
Rousseau'nun cevabı hayırdı — ve o "hayır", Avrupa düşüncesinin yönünü değiştirdi.
İki yüz yetmiş altı yıl sonra, bu hikâye bir ödülün ilham kaynağı.
Yarışma
Berggruen Deneme Ödülü Yarışması, Berggruen Enstitüsü'nün her yıl düzenlediği bir yarışma. İngilizce yazılan denemeler için 50.000 dolar, Çince yazılanlar için ayrıca 50.000 dolar ödül veriyor.
Kazananlar yıllık bir törenle duyuruluyor ve kazanan denemeler yayımlanıyor — enstitünün deyişiyle, okurlara hem Doğu'nun hem Batı'nın perspektiflerine dair içgörü sunmak için.
2026 yarışması için başvurular kapandı; sonuçlar bekleniyor.
Yarışma, enstitünün bir milyon dolarlık Berggruen Felsefe ve Kültür Ödülü'nü tamamlıyor. O ödül dünyayı biçimlendirmiş fikirler için bir ömür boyu başarıyı tanıyor; bu yarışma ise yeni düşünceyi kışkırtmayı amaçlıyor.
En sıra dışı koşul
Çağrı metnindeki bir cümle, yarışmayı akademik ödüllerden ayırıyor:
"Hakemli akademik çalışma aramıyoruz."
İstenen şey açıkça tarif ediliyor: Rousseau, Montaigne ve Emerson geleneğinde denemeler. Yeni fikirler sunan, entelektüel açıdan ciddi okurlar için ikna edici biçimde savunulmuş metinler.
Bu, çağdaş akademik yayıncılığın tam tersine bir taleptir.
Hakemli makale, bir alanın mevcut literatürüne eklemlenmeyi ve iddiayı olabildiğince dar tutmayı ödüllendirir. Deneme ise tersini ister: geniş bir soru, kişisel bir ses, ve alanların üzerinden atlama cesareti.
Örnek olarak gösterilen metinler
Yarışma, "aradığımız tür ve üslup" için bir liste veriyor. Liste tek başına bir okuma programı:
Harry Frankfurt, "İradenin Özgürlüğü ve Kişi Kavramı" (1971) — birinci ve ikinci düzey arzular ayrımını kuran, çağdaş özgür irade tartışmasının kurucu metni.
Thomas Nagel, "Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?" (1974) — bilinç felsefesinin en çok atıf alan makalesi. Sitemizde bu hafta izlediğimiz bütün yapay bilinç tartışmasının çıkış noktası.
Susan Sontag, "Yoruma Karşı" (1966).
Francis Fukuyama, "Tarihin Sonu mu?" (1989) ve Samuel Huntington, "Medeniyetler Çatışması mı?" (1993).
Ve güncel örnekler arasında: Anil Seth, "Bilinçli Yapay Zekâ Mitolojisi" (Noema, 2025).
Anil Seth bağlantısı
Bu son isim, bu köşenin son bir haftalık gündemiyle doğrudan kesişiyor.
Anil Seth, 2025 Berggruen Deneme Ödülü kazananlarından biri — Xin Huang ve Xiaoben Liu ile birlikte.
Sussex Bilinç Araştırmaları Merkezi'nden Seth, sitemizde bu hafta ele aldığımız Chalmers dosyasında Chalmers'ın karşısındaki en güçlü konumu temsil ediyordu: Bilinç soyut bilgi işlemeye indirgenemez; beynin beden, metabolizma ve çevreyle ilişkileri belirleyici olabilir.
Ödül aldığı denemenin başlığı da bunu ilan ediyor: "Bilinçli Yapay Zekâ Mitolojisi."
Aynı hafta içinde Seth'i üç ayrı yerde gördük: Bochum'daki Chalmers konferansında konuşmacı, New York Hayvan Bilinci Bildirisi'nde imzacı, ve şimdi burada ödül sahibi.
Bir tartışmanın kimler tarafından taşındığını görmek isteyenler için iyi bir örnek.
Danışma kurulu: gerçek bir çoğulluk
Yarışmanın danışma kurulu elli kişiye yakın ve listenin bileşimi dikkat çekici.
Batılı isimler arasında Ned Block, Ruth Chang, Huw Price, Julian Baggini, Rebecca Newberger Goldstein, Mathias Risse, Arjun Appadurai, Dipesh Chakrabarty ve Pankaj Mishra var.
Ama listenin yarıya yakını Çinli akademisyenlerden oluşuyor: Tongdong Bai, Chunsong Gan, Chuang Liu, Xiangchen Sun, Tianyue Wu, Tingyang Zhao ve diğerleri. Ayrıca Brezilya'dan Vladimir Safatle ve Lucas Angioni, Hindistan'dan Rajeev Bhargava ve Smita Sirker, Güney Afrika'dan Emma Ruttkamp-Bloem ve Samantha Vice, Kamerun'dan Thierry Ngosso, İzlanda'dan Sigridur Thorgeirsdottir.
Bu, sitemizde bu hafta ele aldığımız Philosopher's Annual seçkisine yöneltilen eleştiriye — listede İngilizce dışında yazılmış tek bir makale yok — kurumsal bir yanıt niteliğinde.
Ve Çince için ayrı bir ödül havuzu ayrılmış olması, "çeviriyle katıl" demek yerine dilin kendisini eşit saymak anlamına geliyor.
Türkiye için ne anlamı var?
Üç pratik not.
Birincisi: Bu yarışma akademik kadro ya da unvan şartı koymuyor. Sitemizde bu hafta ele aldığımız Sanders Ödülleri ve Ulusal İslam Felsefesi Sempozyumu gibi, bağımsız araştırmacılara açık kanallardan biri.
İkincisi: İstenen tür — deneme — Türkçe düşünce geleneğine yabancı değil. Bu köşede bu hafta ele aldığımız Oruç Aruoba, tam olarak bu türde yazıyordu.
Üçüncüsü: Yarışmanın Çince için ayrı bir ödül ayırması, uzun vadede bir model. Bir dilin felsefe dünyasında görünür olması, o dilde yazılan metinlerin ayrı bir kategoride değerlendirilmesiyle başlar.
Ve asıl mesele
Rousseau'nun 1750'de yaptığı şey, bir literatüre katkı değildi. Dönemin en yaygın kanaatine — ilerlemenin insanı iyileştirdiği kanaatine — doğrudan itiraz etmekti.
Berggruen yarışmasının aradığı da bu: bir alana eklenmek değil, bir kanaate itiraz etmek.
Felsefe dergilerinin bugünkü işleyişi bunu neredeyse imkânsız kılıyor. Bir ödülün bunu telafi etmeye çalışması, alanın kendi eksiğini fark ettiğinin işareti.
Yarışmanın koşulları ve gelecek dönem takvimi berggruen.org adresinde duyuruluyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Yedi ödül, beşer bin dolar — ve akademik kadro şartı yok
Marc Sanders Vakfı'nın yedi ayrı alanda verdiği makale ödülleri, çağdaş felsefede genç araştırmacılar için en somut kanallardan biri. Ayırt edici yanı bir cümlede: Bağımsız araştırmacılar da başvurabiliyor. Erken Modern Felsefe ödülünün son başvuru tarihi 1 Ekim.

Türkiye'nin mantık ödülü: Teo Grünberg'in adını taşıyor, kazananı dünyaya gidiyor
Mantık Araştırmaları Derneği'nin verdiği ödül, Türkiye'de az bilinen ama işleyişi sıra dışı bir yapı: Kazanan makale, uluslararası bir yayında çıktıktan sonra Dünya Mantık Ödülleri Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ediyor. 2025 ödülü Sinop Üniversitesi'nden Ezgi Iraz Su'ya gitti.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


