Felsefe Tarihinde Bugün — 6 Eylül: Mendelssohn ve Pirsig
6 Eylül 1729'da Moses Mendelssohn, 6 Eylül 1928'de Robert Pirsig doğdu. Biri modernleşmek için gelenekten vazgeçmek gerekmediğini savundu; öteki bir motosiklet yolculuğunu 'iyi yapılmış olmak nedir' sorusuna çevirdi. İki yüzyıl arayla aynı soruyu sordular.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.
Aynı güne düşen iki doğum, iki yüzyıl arayla aynı soruyu soruyor: İnsan, değişen bir dünyada iyi bir hayatı nasıl kurar?
6 Eylül 1729'da Dessau'da Moses Mendelssohn doğdu. 6 Eylül 1928'de Minneapolis'te Robert M. Pirsig doğdu.
Biri Avrupa Aydınlanması'nın merkezinde, öteki akademik felsefenin tamamen dışında çalıştı. İkisi de kendi çağının en zor sorusunu, kimsenin beklemediği bir yerden sordu.
Mendelssohn: modernleşmek için gelenekten vazgeçmek gerekir mi?
Mendelssohn 1743'te, on dört yaşında Berlin'e gitti. Bir tüccarın yanında çalışırken felsefe okudu; Almanca, Latince, Fransızca ve İngilizce öğrendi.
Prusya'da Yahudilerin hukuki statüsü kısıtlıydı; Mendelssohn şehre yalnızca belli bir kapıdan girebiliyordu. Buna rağmen Berlin entelektüel hayatının merkezine yerleşti.
Lessing ve Nathan
Hayatının belirleyici dostluğu, oyun yazarı ve eleştirmen Gotthold Ephraim Lessing ile kurduğu ilişkiydi. Birlikte, Friedrich Nicolai'yle beraber dergiler çıkardılar.
Lessing'in en ünlü oyunu Bilge Nathan'ın kahramanı — Yahudi tüccar Nathan — büyük ölçüde Mendelssohn'dan esinlenmiş kabul edilir.
Oyunun merkezindeki üç yüzük meseli, dinî hoşgörünün Avrupa edebiyatındaki en güçlü ifadelerinden biridir: Üç din, babadan kalan üç özdeş yüzük gibidir; hangisinin gerçek olduğu, taşıyanın nasıl yaşadığıyla anlaşılır.
Jerusalem (1783)
Mendelssohn'un felsefi başyapıtı Jerusalem oder über religiöse Macht und Judentum — Kudüs, ya da Dinî İktidar ve Yahudilik Üzerine.
Kitabın tezi iki bölümlüdür ve ikisi birlikte radikaldir.
Birinci bölüm: Devletin ve kilisenin yetkileri ayrılmalıdır. Hiçbir dinî kurum, inanç nedeniyle zorlama uygulama hakkına sahip değildir — çünkü inanç, tanımı gereği zorlanamaz. Bir şeye inanmaya karar veremezsiniz.
İkinci bölüm: Yahudilik, akla aykırı dogmalar dayatan bir din değildir. Mendelssohn'a göre Yahudilik "vahyedilmiş bir yasa"dır, "vahyedilmiş bir inanç" değil — yani pratikleri düzenler, aklın ulaşabileceği hakikatleri dayatmaz.
Bu ikinci tez tartışmalıydı ve hâlâ tartışılıyor. Ama işlevi açıktı: Mendelssohn, bir insanın hem akılcı hem dindar olabileceğini göstermeye çalışıyordu.
Haskala
Mendelssohn, Haskala — Yahudi Aydınlanması — hareketinin merkezî figürü sayılır. Tevrat'ı Almancaya çevirdi (İbrani harfleriyle basarak), Yahudi gençlerin Avrupa kültürüne açılmasını savundu.
Sonuçları öngördüğü gibi olmadı: Torunlarının çoğu Hıristiyanlığa geçti; bestekâr Felix Mendelssohn onlardan biriydi.
Bugüne soru
Mendelssohn'un hayatı, Aydınlanma'nın en zor sorusunu görünür kılar:
Modernleşmek için gelenekten vazgeçmek zorunda mıyız?
Onun cevabı hayırdı. Ve bu cevap, sitemizde bu hafta ele aldığımız Charles Taylor'ın seküler çağ çözümlemesiyle aynı hattadır: Sekülerleşme, inancın yok olması değil, seçeneğe dönüşmesidir.
Mendelssohn 4 Ocak 1786'da Berlin'de öldü — Kant'ın Saf Aklın Eleştirisi'nin yayımlanmasından beş yıl sonra. Kant onu "İsrail'in Sokrates'i" diye anmıştı.
Pirsig: bir motoru iyi tamir etmek ne demektir?
İki yüz yıl sonra, Minneapolis'te doğan biri, akademik felsefe dünyasının dışından gelip milyonlarca okura ulaştı.
Robert M. Pirsig'in Zen and the Art of Motorcycle Maintenance kitabı 1974'te yayımlandı.
Yayımlanma hikâyesi
Pirsig, elyazmasını 121 editöre göndermek zorunda kaldı. Sonunda 3.000 dolarlık bir avansla sözleşme aldı.
Kitabı, gündüz işini sürdürürken, Minneapolis'te bir ayakkabı dükkânının üstündeki küçük dairede, gece ikiyle sabah altı arasında yazdı.
Beş milyon sattı.
Kalite
Kitabın merkezî kavramı Quality — büyük harfle, çünkü Pirsig onu temel bir şey olarak ele aldı.
Ve tanımlanamaz olduğunu savundu: Kalite tanımlanamaz ya da varlığı kanıtlanamaz; ama karşınıza çıktığında bilirsiniz.
Bu, ilk bakışta kaçamak bir tez gibi görünür. Değildir.
Pirsig'in argümanı şu: Kalite, özne ile nesne arasındaki ayrımdan önce gelir. Bir şeyi "iyi" bulmak, ne yalnızca bizim zihnimizdedir (öznel) ne de yalnızca nesnededir (nesnel). Kalite, bu ikisinin ayrıldığı andan öncedir — deneyimin kendisidir.
Batı felsefesinin özne-nesne ayrımına dayanan bütün yapısını, işte bu noktadan sorgular.
Neden motosiklet?
Kitabın dehası, bu soyut tezi bir motosiklet tamiriyle anlatmasıdır.
Pirsig iki tavır ayırt eder. Klasik tavır, makinenin nasıl çalıştığıyla ilgilenir: parçalar, işlevler, nedensellik. Romantik tavır, görünüşle ve deneyimle ilgilenir: sürüşün hissi, yolun manzarası.
Modern insan bu ikisi arasında bölünmüştür — ve bölünme, teknolojiye karşı duyulan yabancılığın kaynağıdır.
Pirsig'in önerisi ikisini birleştirmektir: Bir motoru gerçekten iyi tamir etmek, hem tekniği hem özeni gerektirir. Kalite, bu ikisinin buluştuğu yerdir.
Bu tez, sitemizde bu hafta ele aldığımız İvan Illich'in "karşı-üretkenlik" kavramıyla aynı endişeden doğar: Teknolojiyle kurduğumuz ilişki bozulduğunda, teknoloji bize hizmet etmekten çıkar.
Ve bugün, sitemizde ele aldığımız yapay zekâ tartışmalarının ortasında, Pirsig'in sorusu yeniden anlamlı: Bir işi kendimiz yapmadığımızda, onun iyi yapılıp yapılmadığını nasıl bileceğiz?
Ortak nokta
Mendelssohn: Akıl ile gelenek birlikte yaşayabilir mi?
Pirsig: Teknik ile anlam birlikte yaşayabilir mi?
İkisi de bir bölünmenin karşısında duruyordu. Ve ikisi de aynı şeyi reddetti: taraf seçmeyi.
Mendelssohn'a Aydınlanma "geleneğini bırak" diyordu; geleneği ise "moderni reddet". O ikisini birden savundu.
Pirsig'e bilim "duyguyu karıştırma" diyordu; karşı kültür ise "teknolojiyi reddet". O ikisini birleştirmeyi denedi.
Felsefe tarihinin çoğu, taraf tutanlarla doludur. Bu iki isim, ikiliği bozmaya çalıştıkları için hatırlanıyor.
Bu köşede her gün, felsefe tarihinde o güne düşen bir olayı ele alıyoruz.
Not: Mendelssohn fotoğraf öncesi bir dönemde yaşadığından, kapak görseli olarak Anton Graff'ın 1771 tarihli yağlıboya portresine dayanan ve Berlin Yahudi Müzesi'nde sergilenen tablo kullanılmıştır.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 5 Eylül: bilimi din yapan adam ve bilime dergi kuran adam
5 Eylül 1857'de Auguste Comte, 5 Eylül 1677'de Henry Oldenburg öldü. Biri pozitivizmi kurdu, sonra 'İnsanlık Dini'ni. Öteki hiç kuram üretmedi ama bilimsel bilginin bugünkü dolaşım biçimini — dergi, hakemlik, uluslararası yazışma — icat etti.

Felsefe Tarihinde Bugün — 4 Eylül: modern uygarlığın iki eleştirmeni
4 Eylül 1926'da Ivan Illich doğdu, 4 Eylül 1965'te Albert Schweitzer öldü. Biri insan için kurulmuş kurumların insanı yönetmeye ne zaman başladığını sordu; öteki ahlaki topluluğun sınırını bütün canlılara açtı. İkisi de 'ilerleme' fikrine eleştirel mesafeden bakıyordu.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


