Felsefe Tarihinde Bugün — 27 Ağustos: Hegel'in doğumu
Georg Wilhelm Friedrich Hegel 27 Ağustos 1770'te Stuttgart'ta doğdu. Bugün doğumunun 256. yıl dönümü. Tarihi aklın açılımı olarak okuyan sistem, iki yüz yıldır hem en çok izlenen hem en çok reddedilen felsefe olmayı sürdürüyor.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Georg Wilhelm Friedrich Hegel, 27 Ağustos 1770'te Stuttgart'ta doğdu. Bugün doğumunun 256. yıl dönümü.
14 Kasım 1831'de Berlin'de öldü. Aradaki altmış bir yıl, modern felsefenin en iddialı sistemini üretti — ve ardından iki yüz yıl sürecek bir tartışma bıraktı.
Tübingen'de üç oda arkadaşı
Hegel, Tübingen'deki ilahiyat okulunda iki kişiyle oda paylaştı: Friedrich Hölderlin ve Friedrich Schelling.
Üçü de Fransız Devrimi'nin ilk yıllarında gençti ve devrimi coşkuyla karşıladı. Rivayete göre birlikte bir özgürlük ağacı diktiler.
Bu ayrıntı biyografik bir süs değil. Hegel'in bütün felsefesi, tarihte bir şeyin gerçekten olup bittiği — dünyanın 1789'dan sonra geri döndürülemez biçimde değiştiği — sezgisiyle kurulur.
Hegel akademik yolda geç ilerledi. Otuz altı yaşına kadar özel öğretmenlik ve gazete editörlüğü yaptı, sonra Nürnberg'de lise müdürlüğü. Berlin kürsüsüne ancak elli yaşını geçtikten sonra oturdu.
Tinin Görüngübilimi
1807 tarihli Tinin Görüngübilimi, felsefe tarihinin en zor kitaplarından biri sayılır — ve en etkililerinden.
Kitabın yaptığı iş alışılmadıktır. Hegel bir kuram sunup savunmaz; bilincin kendi kendini aşarak geçtiği aşamaları, içeriden anlatır. Duyu kesinliğinden başlar, algıya, anlağa, kendilik bilincine, akla, tine, dine ve mutlak bilgiye kadar gider.
Her aşama kendi içindeki çelişkiyle çöker ve bir sonrakini doğurur. Diyalektik budur.
Yaygın "tez-antitez-sentez" formülü aslında Hegel'e ait değil; sonradan yapılmış bir sadeleştirmedir ve süreci fazlasıyla mekanikleştirir. Hegel'in kastettiği, bir konumun kendi iç mantığı gereği yetersizliğini açığa vurmasıdır.
Efendi ve köle
Kitabın en çok okunan bölümü, kendilik bilinci tartışmasındaki efendi-köle diyalektiği.
Anlatı şöyle: İki bilinç karşılaşır. Her biri, kendi varlığının değerini öteki tarafından tanınmakta bulur. Bir ölüm kalım mücadelesine girerler; biri korkup boyun eğer, diğeri efendi olur.
Ama sonuç beklenmedik biçimde tersine döner. Efendi, kölenin tanımasını alır — oysa köle onun için değersiz bir bilinçtir; dolayısıyla tanınma boştur. Köle ise çalışarak doğayı biçimlendirir ve kendi emeğinde kendini görür. Gerçek gelişme kölede olur.
Bu bölüm, Hegel'in en geniş etkiye sahip metni. Marx emek kavramını buradan geliştirdi. Simone de Beauvoir ötekilik çözümlemesini buna dayandırdı. Yirminci yüzyılda Alexandre Kojève'in Paris derslerinde yaptığı okuma, Sartre'dan Lacan'a bir kuşağı biçimlendirdi.
Çağdaş tanınma kuramı — Charles Taylor, Axel Honneth — doğrudan bu sayfalardan çıkar. Dün bu köşede andığımız Rebecca Goldstein'ın "önemseme içgüdüsü" tezi de aynı hattın uzak bir akrabası.
Tin ve tarih
Hegel'in Geist kavramı Türkçeye "tin" ya da "geist" olarak aktarılır. Ne bireysel bir ruhtur ne de mistik bir varlık.
Kastettiği şey şu: İnsan aklı yalnızca tek tek kafaların içinde değil, kurumlarda, hukukta, sanatta, dinde ve dilde de vardır. Bunlar aklın nesnelleşmiş biçimleridir.
Tarih felsefesi buradan doğar. Hegel'e göre dünya tarihi rastlantıların dizisi değil, özgürlük bilincinin ilerleyişidir. Özetlediği şema ünlüdür: Doğu despotizminde bir kişi özgürdür, Yunan ve Roma'da bazıları, modern dünyada ilkece herkes.
Bu şema en çok eleştirilen tezlerinden biri. Avrupa merkezciliği, tarihe zorunlu bir yön atfetmesi ve sömürgeciliği bu şema içinde konumlandırması ciddi itirazlarla karşılandı — ve bu itirazlar haklı.
Hukuk Felsefesi ve iki cümle
1820 tarihli Hukuk Felsefesinin Ana Hatları, siyaset felsefesinin klasiklerinden. İki cümlesi kitaptan bağımsız yaşamaya başladı.
Birincisi: "Akılsal olan gerçektir, gerçek olan akılsaldır." Muhafazakâr bir teslimiyet olarak okundu — var olan her şey akla uygundur demek gibi. Hegel yorumcuları buna itiraz eder: "Gerçek" (wirklich) sözcüğü Hegel'de "mevcut olan" anlamına gelmez; kendi kavramına uygun olarak var olan demektir. Bu okumada cümle eleştirel bir ölçüt sunar.
İkincisi, kitabın önsözünden: "Minerva'nın baykuşu ancak alacakaranlık çökerken kanatlanır." Felsefe, bir dönemi ancak o dönem tamamlanırken kavrayabilir. Anlamak, yaşananın ardından gelir.
Bu cümle Felsefe Haberleri'nin amblemindeki baykuşun da kaynağıdır.
Neden hâlâ tartışılıyor?
Hegel'in konumu felsefe tarihinde alışılmadıktır: Öğrencileri kadar muhalifleri de onun üzerinden düşündü.
Marx sistemi "ayakları üzerine dikti" — diyalektiği tinden maddeye çevirdi. Kierkegaard bütün ömrünü sisteme itiraz ederek geçirdi: Tekil birey, hiçbir sistemin içine sığmaz. Analitik felsefe yirminci yüzyılın başında Hegel'i reddederek kuruldu; Bertrand Russell ve G. E. Moore'un idealizmden kopuşu, alanın kuruluş anıdır.
Ama son kırk yılda tablo değişti. Robert Brandom ve John McDowell gibi isimlerin çalışmalarıyla Hegel analitik felsefeye geri döndü. Konu artık tarih felsefesi değil; bilginin toplumsal ve normatif boyutu.
Türkçede
Tinin Görüngübilimi, Mantık Bilimi, Hukuk Felsefesinin Prensipleri, Tarihte Akıl ve Estetik dersleri Türkçeye çevrildi. Türkiye'de Hegel çalışmalarının uzun bir geçmişi var; sitemizde aktardığımız Akbank Sanat felsefe seminerleri gibi programlarda da düzenli olarak ele alınıyor.
Not: Hegel fotoğrafın icadından önce yaşadı. Kapaktaki görsel, Jakob Schlesinger'in 1831'de — Hegel'in ölüm yılında — yaptığı ve bugün Berlin'de bulunan portredir.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 26 Ağustos: William James'in ölümü
Amerikan felsefesinin kurucu ismi William James 26 Ağustos 1910'da New Hampshire'daki evinde öldü. Aynı gün, 1728'de, pi sayısının irrasyonel olduğunu ilk kanıtlayan Johann Heinrich Lambert doğdu.

Felsefe Tarihinde Bugün — 25 Ağustos: Hume ve Nietzsche, aynı gün
David Hume 25 Ağustos 1776'da Edinburgh'da, Friedrich Nietzsche 25 Ağustos 1900'de Weimar'da öldü. Aralarında 124 yıl var; ama ikisi de aklın kendini temellendirme iddiasını aynı yerden sarstı.
Friedrich Nietzsche







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


