Rebecca Goldstein'dan 'Önemseme İçgüdüsü': bizi ilerleten ve bölen aynı ihtiyaç
Goldstein'ın yeni kitabı tek bir dürtüyü izliyor: önemli olma ihtiyacı. Yazara göre bu ihtiyaç insanın en büyük başarılarının da, yalnızlık, kutuplaşma ve aşırılık gibi en inatçı sorunlarının da kaynağında duruyor.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

İnsanı öteki canlılardan ayıran şeyin ne olduğu sorusuna verilen yanıtlar bellidir: dil, akıl, alet kullanımı, ölüm bilinci.
Rebecca Newberger Goldstein başka bir aday öneriyor: önemli olma ihtiyacı.
Ocak ayında W. W. Norton tarafından yayımlanan The Mattering Instinct: How Our Deepest Longing Drives Us and Divides Us — "Önemseme İçgüdüsü: En Derin Özlemimiz Bizi Nasıl İlerletiyor ve Nasıl Bölüyor" — bu tek dürtüyü kitap boyunca izliyor.
Tez
Goldstein'a göre her canlı kendini korumaya çalışır. İnsanda bu temel dürtü dönüşmüş, biyolojik hayatta kalmanın ötesine geçen bir şeye evrilmiştir: var olmakla yetinmeyip, var oluşunun bir ağırlığı olduğuna inanma ihtiyacı.
Kitabın adındaki mattering sözcüğü İngilizcede hem "önem taşımak" hem de "hesaba katılmak" anlamına geliyor; Türkçede tek sözcükle karşılamak güç. Goldstein'ın kastettiği şu: Yalnızca yaşamak değil, yaşamın bir yere kaydedilmiş olması.
Bu ihtiyaç yazara göre insanlığın en büyük başarılarının kaynağında duruyor. Bilim, sanat, felsefe, siyasal mücadele — hepsi bir biçimde "önem projeleri".
Dört yol
Kitabın omurgasını, insanların önem arayışını yürüttüğü dört farklı yol oluşturuyor:
Aşkınlık. Kendinden büyük bir şeye — bir dine, bir davaya, bir ulusa, bir ideale — bağlanarak önem kazanmak.
Toplumsal bağ. Başkaları tarafından görülmek, sevilmek, hatırlanmak; bir topluluğa ait olmak.
Mükemmeliyet. Bir işi iyi yapmak; ustalık, zanaat, bilgi ya da sanat yoluyla değer üretmek.
Rekabet. Başkalarıyla kıyaslanarak öne çıkmak; sıralamada yükselmek.
Goldstein'ın dikkat çektiği nokta, bu dördünün ahlaki bakımdan eşit olmadığı. İlk üçü büyük ölçüde toplamı büyütürken, dördüncüsü sıfır toplamlı bir oyun kurar: Benim önemim, ancak senin öneminin azalmasıyla artar.
Bölünme buradan geliyor
Kitabın ikinci yarısı bu tezi güncel sorunlara bağlıyor.
Goldstein'a göre modern toplumların en inatçı üç sorunu — yalnızlık, aşırılık ve kutuplaşma — karşılanmamış önem ihtiyacının farklı görünümleri.
Yalnızlık, önemin en temel kaynağının, yani başkalarınca görülmenin kesilmesidir. Aşırılık, aşkınlık yolunun kapandığı yerde ortaya çıkan hızlı bir ikamedir: Radikal bir dava, bireye tek hamlede tarihsel bir ağırlık vaat eder. Kutuplaşma ise rekabet yolunun toplumsal ölçeğe taşınmasıdır — karşı grubu küçültmek, kendi grubunun önemini büyütmenin en ucuz yolu hâline gelir.
Goldstein'ın çıkardığı sonuç karamsar değil ama rahatlatıcı da değil: Bu üç sorunun tek tek çözülemeyeceğini, çünkü aynı kaynaktan beslendiklerini söylüyor.
Yöntem
Goldstein'ın işi biyoloji, psikoloji ve felsefeyi bir arada yürütmek. Bu, onun bilinen çalışma biçimi.
MacArthur bursu sahibi ve ABD Ulusal Beşerî Bilimler Madalyası'nın sahibi olan Goldstein, hem felsefeci hem romancı. Gödel'in eksiklik teoremlerini anlattığı Incompleteness, Spinoza üzerine Betraying Spinoza ve antik felsefeyi çağdaş tartışmalara taşıdığı Plato at the Googleplex aynı yöntemi izler: Teknik bir felsefi meseleyi, kurmaca ve anlatı araçlarını kullanarak geniş bir okura açmak.
Mattering kavramı da yeni değil. Goldstein bu fikrin ilk hâlini yıllar önce Edge.org'daki bir konuşmada ortaya koymuş, sonraki çalışmalarında geliştirmişti. Kitap, o düşüncenin olgunlaşmış hâli.
Felsefi arka plan
Kitabın tezi felsefe tarihinde yalnız değil.
Hegel'in tanınma kavramı, insanın kendilik bilincinin başka bir bilinç tarafından tanınmaya bağlı olduğunu söyler. Charles Taylor bu fikri modern kimlik siyasetinin merkezine yerleştirdi. Axel Honneth ise tanınma mücadelesini toplumsal çatışmanın temel dili olarak okudu.
Goldstein'ın katkısı, bu geleneği felsefi antropoloji ile psikoloji arasında bir yere oturtmak: Tanınma yalnızca toplumsal bir talep değil, insan türüne özgü bir motivasyon yapısı.
Kitabın en tartışmaya açık yanı da burası. "Önemseme içgüdüsü" gerçekten bir içgüdü mü, yoksa kültürel olarak biçimlenmiş bir arzu mu? Goldstein birinci yanıtı savunuyor; eleştirmenler bu noktada zorlanacağını şimdiden belirtti.
Künye
- Yazar: Rebecca Newberger Goldstein
- Özgün adı: The Mattering Instinct: How Our Deepest Longing Drives Us and Divides Us
- Yayınevi: W. W. Norton & Company
- Yayım tarihi: 13 Ocak 2026
- ISBN: 9781324096856
Kitabın Türkçe çevirisiyle ilgili bir duyuru henüz yapılmadı. Goldstein'ın Plato at the Googleplex dışındaki başlıca kitapları Türkçede bulunuyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Rorty'nin din üzerine yazıları eylülde kitaplaşıyor
Columbia University Press, Richard Rorty'nin felsefe ile din arasındaki ortak zemini araştıran metinlerini eylül ayında yayımlıyor. Girişi Gianni Vattimo, önsözü Jeffrey Robbins yazdı.

Sonbahar 2026 felsefe kitapları: algoritma, etik ve yeni bir Zerdüşt çevirisi
Üniversite yayınlarının eylül-ekim programı belli oldu. Philippe Huneman'ın profilleme eleştirisi, Stephen Batchelor'ın Buda-Sokrates karşılaştırması ve Stanford'un Nietzsche cildi öne çıkıyor.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


