Felsefe Tarihinde Bugün — 16 Eylül
Bugün doğan Pomponazzi, aklın ruhun ölümlü olduğunu gösterdiğini yazdı ve kitabı Venedik'te yakıldı; bugün doğan J. J. C. Smart zihnin beyinden başka bir şey olmadığını savundu; bugün doğan Susan Hurley zihnin kafatasının dışına taştığını. Bugün ölen Yamazaki Ansai Konfüçyüs'le Şinto'yu, Buonarroti devrimle eşitliği birleştirdi. Ortak soru: Zihin nerede biter?
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Takvimin bu günü, dört doğum ve iki ölümle, felsefenin tek bir sorusunu beş yüzyıl boyunca izlemeye imkân veriyor: Zihin nerede biter? Pomponazzi bedende bittiğini söyledi ve kitabı yakıldı; Smart beyinde bittiğini söyledi ve bir okul kurdu; Hurley kafatasının dışına taştığını söyledi ve bugünün bilişsel bilimini önceden gördü.
Doğanlar
Pietro Pomponazzi — 1462
Rönesans Aristotelesçiliğinin en tartışmalı ismi Pietro Pomponazzi, 16 Eylül 1462'de Mantova'da doğdu; Padova ve Bologna'da ders verdi, 1525'te öldü. 1516 tarihli De immortalitate animae — Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine — Aristotelesçi doğa felsefesi ile Hristiyan öğretisi arasındaki gerilimi keskin biçimde ortaya koydu: Aristoteles'in ilkeleriyle akıl yürütüldüğünde, insan ruhunun bedenden ayrı var olabileceği gösterilemez; ruh, bedenle birlikte ölür. Pomponazzi ölümsüzlüğü inkâr etmedi — onu bir inanç meselesi ilan etti; aklın kendi başına bu sonuca ulaşamayacağını söyledi. Kitap Venedik'te yakıldı; Pomponazzi iki savunma yazmak zorunda kaldı ve Bologna'daki koruyucuları sayesinde kurtuldu.
Asıl önemi şu sorudadır: Bir filozof, dinî bir öğretiye kişisel olarak bağlı olsa bile, aklın kendi sonuçlarına ulaşmasına izin verebilir mi? Pomponazzi'nin "evet"i, "çifte hakikat" tartışmasının — İbn Rüşd'den Galileo'ya — Rönesans'taki en cesur biçimidir. Bugün sitemizde ele aldığımız Ahmet Arslan dosyasında andığımız Kemalpaşazâde'nin Tehâfüt Hâşiyesi, aynı yüzyılda, aynı soruyu — felsefe ile din arasında aklın sınırı — Osmanlı'da soruyordu. Pomponazzi ile Kemalpaşazâde çağdaştır; ikisi de İbn Rüşd'ü okumuştur; ikisi de aklın kendi başına ne kadar ileri gidebileceğini tartar. Karşılaştırmalı bir çalışma bekliyor.
T. E. Hulme — 1883
İngiliz filozof, şair ve denemeci Thomas Ernest Hulme, 16 Eylül 1883'te doğdu; 1917'de Birinci Dünya Savaşı'nda öldürüldü, otuz dört yaşındaydı. Modernist şiirin ve İmgeciliğin entelektüel öncülerinden; ölümünden sonra derlenen Speculations (1924) T. S. Eliot'ı derinden etkiledi. Hulme, Romantizmin "sınırsız insan" anlayışına karşı — insanın "kova değil, kuyu" olduğunu, yani sonsuz kapasite değil sınırlı bir doğa taşıdığını — savunuyor ve buna "klasik" diyordu. Bergson'u İngilizceye çevirdi, sonra ondan uzaklaştı; Sorel'i okudu. Hikâyesi, felsefe ile sanatın birbirinden ne kadar zor ayrıldığını gösterir: İmgecilik, bir şiir akımı olduğu kadar bir bilgi kuramıydı.
J. J. C. Smart — 1920
Analitik felsefenin önemli isimlerinden John Jamieson Carswell Smart, 16 Eylül 1920'de Cambridge'de doğdu; Avustralya'ya yerleşti, Adelaide ve Monash'ta ders verdi, 2012'de öldü. 1959 tarihli "Duyumlar ve Beyin Süreçleri" makalesi, zihin-beyin özdeşlik kuramının kurucu metinlerindendir: Duyumlar beyin süreçleriyle özdeştir — tıpkı şimşeğin elektriksel boşalma, suyun H2O olması gibi. Bu, "Avustralya materyalizmi"nin başlangıcıydı.
Smart'ın mirası bugünkü yapay zekâ bilinci tartışmaları açısından ayrıca önemli. Dün sitemizde andığımız Kripke, tam bu özdeşlik kuramına modal itirazını yöneltmişti: Eğer acı ve beyin süreci katı göstericiyse özdeşlikleri zorunlu olmalı; ama acının beyin süreci olmadığı bir dünya tasavvur edilebiliyor. Smart–Kripke tartışması, "makine acı çekebilir mi?" sorusunun altındaki metafiziktir: Zihin beyinden başka bir şey değilse, silikon beyin de zihin olabilir — ya da hiçbir şey olamaz. Smart aynı zamanda faydacılığın en açık sözlü savunucularından ve zamanın "B-serisi" kuramının — geçmiş, şimdi ve gelecek arasında nesnel fark olmadığı görüşünün — öncülerindendi.
Susan Hurley — 1954
Susan Hurley 16 Eylül 1954'te doğdu; 2007'de, elli iki yaşında, kanserden öldü. Princeton'da felsefe, Harvard'da hukuk okudu; Oxford'da All Souls College'a seçilen ilk kadın üye oldu; Warwick ve Bristol'da ders verdi. Zihin felsefesi, etik ve siyaset felsefesini birbirine bağlayan az sayıda çağdaş filozoftan biriydi: Natural Reasons (1989) rasyonalite ve demokrasi üzerine; Consciousness in Action (1998) ise zihin felsefesinin dönüm noktalarından.
Hurley'nin tezi, algı ile eylemin ayrı modüller olmadığı — algının girdi, eylemin çıktı olduğu "sandviç" modelinin yanlış olduğu — ve zihnin beden ile çevre arasındaki dinamik döngülerde gerçekleştiğiydi. Bugün "bedenlenmiş biliş" ve "genişletilmiş zihin" denen alanın kurucu metinlerinden biri. Bu hafta sitemizde ele aldığımız beyin implantı dosyasında konuşma ile jestin beyinde ayrılamaz olduğunu gösteren deney, Hurley'nin otuz yıl önce felsefi olarak savunduğu şeyin laboratuvar kanıtı gibi okunabilir. Erken ölümü, alanın en büyük kayıplarından biri sayılır.
Ölenler
Yamazaki Ansai — 1682
Japon filozof Yamazaki Ansai 16 Eylül 1682'de öldü. Zen rahibi olarak başladı, Neo-Konfüçyüsçülüğe geçti, Zhu Xi'nin en katı Japon yorumcusu oldu; sonra Şinto'ya yöneldi ve Neo-Konfüçyüsçü metafizik ile Şinto mitolojisini birleştiren Suika Şinto geleneğini kurdu. Öğrencileri iki kola ayrıldı — Konfüçyüsçüler ve Şintocular — ve Ansai'nin sentezi, Meiji dönemine kadar Japon siyasal düşüncesini besledi.
Ansai'nin ölümü, modern "Doğu-Batı" ayrımından çok daha eski bir gerçeği hatırlatır: Felsefe hiçbir zaman saf kültürlerin ürünü olmadı; çoğu zaman karşılaşmalardan doğdu. Yunan ile İran, Yunan ile İslam, Budizm ile Çin, Konfüçyüsçülük ile Şinto, Hegel ile Marx, Freud ile Marx — ve bugün, insan ile yapay zekâ. Bu hafta sitemizde Metz'in ubuntu geleneğinden beslenen adalet kuramı vesilesiyle söylediğimiz şey burada da geçerli: Yeni sorulara verilecek cevaplar tek bir geleneğin dağarcığından gelmek zorunda değil.
Philippe Buonarroti — 1837
İtalyan devrimci ve ütopyacı sosyalist Filippo (Philippe) Buonarroti, 16 Eylül 1837'de Paris'te öldü. Michelangelo'nun soyundan geliyordu; Fransız Devrimi'ne katıldı, Babeuf'ün 1796'daki "Eşitler Komplosu"nda yer aldı ve 1828'de bu komplonun tarihini yazdı. Kitap, on dokuzuncu yüzyıl devrimci sosyalizminin — Blanqui'den Marx'a — el kitabı oldu: Eşitlik, yalnızca hukuki değil ekonomik olmalıydı ve bunun için gizli, disiplinli bir devrimci örgüt gerekiyordu. Marx'ın "profesyonel devrimci" fikrinin ve Lenin'in parti modelinin bir atası. Bugün sitemizde ele aldığımız Rancière, aynı "eşitlik" sözcüğüne tam ters bir anlam verir: Buonarroti için eşitlik komployla kurulacak bir hedef, Rancière için herkesin zaten sahip olduğu bir varsayımdır. İki yüzyıl arayla aynı kelime, iki ayrı siyaset.
Bugünün dersi
Pomponazzi zihnin bedenle bittiğini söyledi; Smart beyinde; Hurley ne bedende ne beyinde — dünyada. Beş yüzyıllık bu hat, "makine düşünebilir mi?" sorusunun aslında ne kadar eski olduğunu gösteriyor: Soru, zihnin nerede olduğunu bilmeden sorulamaz ve felsefe bunu hâlâ bilmiyor. Ansai ile Buonarroti ise başka bir şey hatırlatıyor: Düşünce, sınırların — kültürlerin, sınıfların — aşıldığı yerde doğar.
Bize ulaşan takvim notunda María Pía Lara'nın 16 Eylül 1954 doğumu ve Amerikalı ortaçağcı James H. Robb'un 16 Eylül 1993'te ölümü de yer alıyordu; iki tarihi de birincil kaynaktan doğrulayamadığımız için almadık. 16 Eylül 2007 tarihli modern kitap baskıları da aynı gerekçeyle listelenmedi.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

17 Eylül: Popper'ın ölümünden Searle'ün son gününe, Anayasa fikrinden yapay zekâ çağına
Karl Popper 1994'te, John Searle 2025'te bugün öldü; Hildegard von Bingen 1179'da. Aynı gün 1787'de Philadelphia'da ABD Anayasası imzalandı. David Kaplan ve Greg Bahnsen'in doğum günleri. Ve bugün açılan toplantılar: Nashville, Indiana'da eğitim felsefesi; Pittsburgh'un çevrimiçi tıp felsefesi yuvarlak masası.
Karl Popper

Felsefe Tarihinde Bugün — 15 Eylül
Bugün doğan Moritz Lazarus 'halk psikolojisi'ni kurdu ve antisemitizme karşı durdu; bugün ölen Rudolf Eucken, Nobel'i kazanan tek 'yaşam filozofu'ydu; bugün ölen Saul Kripke ise adlarla nesneler arasındaki bağı yeniden kurdu. Üçünün ortak sorusu: Bir şeyin adı ile kendisi arasındaki mesafede ne durur?







.jpg?width=500)






