Yapay zekâ şirketleri felsefeci arıyor — üniversiteler felsefe bölümü kapatıyor
New York Fed verilerine göre 2024'te felsefe mezunlarının işsizlik oranı bilgisayar bilimi mezunlarından düşüktü: yüzde 5,1'e karşı yüzde 7. Anthropic, DeepMind, IBM ve OpenAI felsefeci istihdam ediyor. Yale'den Luciano Floridi bu akışa "kanama" diyor. Aynı ay İngiltere'de iki üniversite felsefe programını kapatmaya hazırlanıyor.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.
.jpg?width=1600)
On yıl önce beşerî bilimler öğrencilerine verilen tavsiye netti: Programlama öğrenin. İş bulmanın yolu oradan geçiyordu.
2026'da tablo tersine dönmüş görünüyor.
Rakamlar
Philosophy Now dergisinin Ağustos-Eylül sayısında aktarılan New York Federal Rezerv Bankası verilerine göre, 2024'te Amerika Birleşik Devletleri'nde felsefe mezunlarının işsizlik oranı yüzde 5,1 idi. Bilgisayar bilimi mezunlarınınki yüzde 7.
Bu tek bir yılın verisi ve tek bir ülkeye ait. Aşırı yorumlamamak gerekiyor. Ama yönü dikkat çekici: Dijital ekonominin en çok talep ettiği varsayılan diploma, onun en az talep ettiği varsayılan diplomanın gerisinde kaldı.
Nedeni, felsefenin aniden pratik hale gelmesi değil. Yapay zekânın felsefi hale gelmesi.
Şirketler ne istiyor?
Derginin aktardığına göre Anthropic, Google DeepMind, IBM ve OpenAI artık felsefeci istihdam ediyor ya da felsefi ilkeleri model tasarımına doğrudan katıyor.
Talep edilen şey soyut bir "eleştirel düşünme" değil. Somut problemler:
Bir modelin nasıl akıl yürüteceği — Sokratik sorgulamadan, varsayımların nasıl sınanacağına.
Bir modelin hangi değerleri taşıyacağı — Kant'ın ve Locke'un değer kuramlarından beslenen çerçeveler.
Modelin sabit ilkeleri mi izleyeceği yoksa her durumda sonuçları mı tartacağı — deontoloji ile sonuççuluk arasındaki iki yüzyıllık tartışmanın mühendislik kararı haline gelmesi.
"Anayasal yapay zekâ" adı verilen yaklaşımlar, ahlaki kuralları sisteme gömüyor. Felsefi yöntemler, modellerin uydurma bilgi üretmesini azaltmak, şeffaflığı artırmak ve zararlı davranışlara karşı güvence kurmak için kullanılıyor.
Sitemizde bu hafta ele aldığımız yapay zekâ hukuku dosyasında sorulan sorular — sorumluluk, açıklanabilirlik, adalet — şirketlerin içinde de sorulmaya başlandı. Ve bu soruları soracak insanlar, felsefe bölümlerinden geliyor.
Floridi'nin uyarısı: kanama
Ama bu tablonun bir bedeli var ve onu en açık dile getiren isim, Yale'den Luciano Floridi.
Floridi, felsefe bölümlerinden teknoloji sektörüne akışı bir "kanama" olarak nitelendiriyor.
Kelime seçimi bilinçli. Bir kanama, organizmanın kendisini besleyen şeyi kaybetmesidir. Felsefe bölümleri, yetiştirdikleri en iyi araştırmacıları şirketlere kaptırıyorsa, bir sonraki kuşağı kim yetiştirecek?
Ve daha ince bir sorun var. Şirket içinde çalışan bir felsefeci, sorusunu şirketin problemi çerçevesinde sorar. Bu meşru bir iş; ama felsefenin tarihsel işlevi — sorunun kendisini sorgulamak, çerçeveyi reddetmek, "bunu neden yapıyoruz" diye sormak — kurumsal bir ortamda daralabilir.
Sitemizde bu hafta ele aldığımız Matt Clifford vakası, aynı sorunun kamu-şirket cephesindeki halini göstermişti. Felsefe için de aynı "döner kapı" sorusu geçerli: Eleştirinin kaynağı, eleştirilenin bordrosuna girdiğinde ne olur?
Aynı ay, aynı ülke: bölümler kapanıyor
Tablonun diğer yüzü, aynı derginin aynı sayısında.
Birleşik Krallık'ta iki üniversite felsefe programlarını kapatmaya ya da tasfiye etmeye hazırlanıyor. Hertfordshire Üniversitesi, başarılı lisans programını tamamen kapatıyor. Dundee Üniversitesi — sitemizde daha önce ele aldığımız ve kısmen kurtarıldığını aktardığımız vaka — 2027'den itibaren felsefeyi adlandırılmış bir derece programı olmaktan çıkarmayı öneriyor.
Dundee'nin özel bir yeri var: İskoç Kıta Felsefesi Merkezi'ne ev sahipliği yapıyor ve İskoçya'da Anglo-Amerikan değil Avrupa felsefesinde uzmanlaşan tek programa sahip.
Yani aynı anda iki şey oluyor:
Piyasa felsefecilere daha fazla değer veriyor.
Üniversiteler felsefeyi daha az finanse ediyor.
Bu çelişki değil; bir yapı. Üniversite finansmanı öğrenci sayısına ve kısa vadeli maliyet hesabına dayanıyor. Bir bölümün mezunlarının on yıl sonra piyasada ne kadar değerli olacağı, o bölümün bugün kapatılıp kapatılmayacağı kararında yer almıyor.
Türkiye açısından
Bu tartışma Türkiye'de henüz başlamadı ama başlayacak.
Türkiye'de felsefe bölümleri son yirmi yılda hızla çoğaldı; mezunların istihdam alanı ise büyük ölçüde öğretmenlik ve akademiyle sınırlı kaldı. Yapay zekâ şirketlerinin felsefeci araması, Türkiye'de felsefe eğitiminin içeriğine dair bir soru açıyor: Mantık, epistemoloji, etik kuramı ve zihin felsefesi — yani şirketlerin talep ettiği alanlar — müfredatta ne kadar yer tutuyor?
Sitemizde bu hafta ele aldığımız Reichenbach Kongresi ve Selçuk'taki Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu, bu alanların Türkiye'de yeniden görünürlük kazandığını gösteriyordu. Zamanlama tesadüf olmayabilir.
Bir uyarı
Bu haberi "felsefe okuyun, iş bulursunuz" diye özetlemek yanlış olur.
Felsefenin değeri istihdam edilebilirliğinden gelmiyor. Ve bir disiplinin varlığını piyasa talebiyle gerekçelendirmek, o talep düştüğünde disiplini savunmasız bırakır.
Ama şu tespit yerinde: Yapay zekâ, felsefenin gereksiz olduğu iddiasını, en az beklenen yerden çürüttü.
Makineleri düşündürmeye çalışan insanlar, önce düşünmenin ne olduğunu sormak zorunda kaldılar.
Ve bu soru iki bin beş yüz yıldır aynı bölümde soruluyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Edgar Morin'in ardından
29 Mayıs 2026'da 104 yaşında hayatını kaybeden Fransız düşünür Edgar Morin, bilginin uzmanlık alanlarına bölünmesine karşı hayatı boyunca başka bir soru sordu: Birbirinden kopardığımız olguların ilişkilerini yeniden kurmadan dünyayı gerçekten anlayabilir miyiz? Direniş'ten komünist partiden ihraca, altı ciltlik La Méthode'dan 'gezegensel hümanizm'e bir düşünsel portre ve karmaşıklık düşüncesinin bugünü.

Yapay zekâ ekonomiyi büyütürken dünya daha mı eşitsiz hâle geliyor?
IMF'nin 13 Ekim'de açıkladığı Dünya Ekonomik Görünümü, yapay zekâ yatırımlarının 2026 büyümesini yüzde 3,1'e taşıdığını söylüyor; ama petrol 100 doların üstünde, borçlar artıyor ve 'daha fazla ülke geride kalıyor'. Aristoteles, Rawls ve Sen'le sorulan soru: Bir ekonomi büyürken toplumun bir bölümü geride kalıyorsa, gerçekten ilerlemiş sayılır mıyız?







.jpg?width=500)






