Yasakladığı kitap otuz altı yıl sonra çıktı: Foucault'nun dördüncü cildi
Foucault'nun vasiyeti nettir: ölümünden sonra yayın yok. Ama elyazması 1982'de yayınevine teslim edilmişti. 2018'de yayımlanan Bedenin İtirafları, beklenen modern dönemi değil erken Kilise Babaları'nı ele alıyor — ve modern öznenin kendini anlatma zorunluluğunun kökenini orada arıyor.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Michel Foucault'nun vasiyeti tek bir cümleyle özetlenir: Ölümünden sonra yayın yok.
Bu, felsefe yayıncılığındaki en kesin yasaklardan biriydi. Ve yıllarca uygulandı.
Sonra bir istisna doğdu — ve bu istisnanın hikâyesi, kitabın içeriği kadar öğretici.
Elyazmasının yolculuğu
Foucault, Les aveux de la chair — Bedenin İtirafları — başlığını 1977'de düşünmüştü. Planladığı cilt, on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Katolik günah çıkarma el kitapları üzerineydi.
Elyazmasını 1982'de Gallimard'a teslim etti.
1984'te öldüğünde yayınevi, vasiyetine uygun olarak basımı durdurdu.
Kitap Şubat 2018'de, Frédéric Gros'un editörlüğünde yayımlandı. Aradan otuz altı yıl geçmişti — ve teslimden yayına otuz altı, ölümden yayına otuz dört yıl.
Karar tartışmasız geçmedi. Foucault'nun mirasının nasıl yönetileceği, felsefe camiasında yıllardır süren bir tartışma. Ama pratikte durum şuydu: Collège de France dersleri de aynı yasağın kapsamındaydı ve onlar çoktan yayımlanmıştı. On üç ders yılı — Toplumu Savunmak Gerekir'den Hakikat Cesareti'ne — hepsi ses kayıtlarından çözümlendi.
Yani yasak fiilen çoktan aşınmıştı.
Beklenmedik içerik
Kitap açıldığında, beklenen modern dönem yoktu.
Bedenin İtirafları, ikinci yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar erken Kilise Babalarını ele alıyor. Hıristiyan cinsel ahlakının oluşumunu ve tarihsel anlamını izliyor.
Üç bölüm: yeni bir deneyimin oluşumu, bekâret, evlilik.
Bu, Foucault okurları için bir sürprizdi — ama geriye dönüp bakıldığında tutarlı.
Çünkü Cinselliğin Tarihi'nin ikinci ve üçüncü ciltleri (Hazların Kullanımı ve Kendilik Kaygısı, 1984) da beklenen modern dönemi değil, Antik Yunan ve Roma'yı ele almıştı. Foucault, projenin ortasında yüzyıllarca geriye gitmişti.
Dördüncü cilt, o geri çekilişin son adımıdır: Yunan-Roma'dan Hıristiyanlığa geçiş.
Merkezî tez
Foucault'nun izlediği şey basit bir ahlak tarihi değil.
Sorduğu soru şu: İnsan ne zaman ve nasıl, kendisi hakkında sürekli hakikat söylemek zorunda olan bir varlık hâline geldi?
Yunan-Roma etiğinde mesele kendini yönetmekti — hazların ölçülü kullanımı, kendine hâkimiyet, bir sanat olarak yaşam. Orada da bir "kendilik çalışması" vardı; ama bu, kendini deşifre etmeyi gerektirmiyordu.
Hıristiyanlıkla birlikte yeni bir şey doğdu: itiraf. Artık kendini yönetmek yetmez; kendi içindeki arzuyu tanımak, adlandırmak ve başkasına söylemek gerekir.
Foucault'ya göre modern öznenin doğum yeri burasıdır. Kendini sürekli anlatma, açıklama ve şeffaflaştırma zorunluluğu — terapiden özgeçmişe, anketten sosyal medyaya uzanan hat — bu pratiğin sekülerleşmiş devamıdır.
Sitemizde bugün ele aldığımız Augustinus dosyası bu tezin diğer yüzünü gösteriyor. Augustinus'un İtiraflar'ı, Batı düşüncesinde iç dünyanın keşfidir. Foucault'ya göre aynı metin, aynı zamanda bir teknolojinin kuruluş belgesidir.
İkisi çelişmez. Bir pratiğin hem özgürleştirici hem de bağlayıcı olabilmesi, Foucault'nun bütün çalışmasının temel gözlemidir.
Neden şimdi konuşuluyor?
Çünkü 2026, Foucault'nun yüzüncü doğum yılı ve Cinselliğin Tarihi'nin birinci cildinin ellinci yılı.
Sitemizde bugün ele aldığımız The Foucault Century sempozyumunun gerekçesi tam olarak bu: Ölümünden sonra yayımlanan metinler, Foucault'yu yeniden okumayı zorunlu kıldı.
Ve bu, sıradan bir "yeni malzeme çıktı" durumu değil.
Klasik Foucault portresi — iktidarın, söylemin ve normalleştirmenin çözümleyicisi — orta dönem metinlerine dayanır. Geç dönem metinleri farklı bir Foucault gösteriyor: öznenin kendini kurma imkânlarıyla ilgilenen bir düşünür.
Bu köşede 1 Eylül'de yayımladığımız Foucault dosyasında da işaret ettiğimiz gibi, bu bir kopuş değil tamamlayıcıdır: Eğer özne kurulmuşsa, kendini yeniden kurma imkânı da vardır.
Okuma notu
Kitap kolay bir metin değil ve Foucault'ya giriş olarak okunmamalı.
Yoğun biçimde patristik literatürle uğraşıyor: Tertullianus, Kartacalı Kıbrıs, Methodios, Ioannes Kasianos, Augustinus. Foucault bu metinleri filolog titizliğiyle okuyor.
Doğru sıra şudur: Önce Cinselliğin Tarihi I (Bilme İstenci), sonra II ve III, en son IV. Ve mümkünse Öznenin Yorumbilgisi dersleriyle birlikte.
Künye: Michel Foucault · Histoire de la sexualité IV: Les aveux de la chair · Yayına hazırlayan: Frédéric Gros · Gallimard, Şubat 2018 · İngilizcesi Confessions of the Flesh adıyla yayımlandı.
Not: Foucault'nun Collège de France dersleri ve Cinselliğin Tarihi ciltlerinin önemli bölümü Türkçeye kazandırılmıştır.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Kavram nedir? Cambridge'den yirmi iki bölümlük bir soruşturma
Felsefenin en çok kullandığı ama en az sorguladığı sözcüklerden biri 'kavram'. Cambridge'den çıkan derleme, bu sözcüğün tarihini Antik Yunan'dan Çin ve Hint düşüncesine, İslam felsefesinden Kant'a ve kavramsal mühendisliğe kadar izliyor. Sonuç, bir felsefe tarihi değil — felsefenin kendi aletine bakışı.

2026'nın felsefe kitapları üç sözcükte toplanıyor: bilinç, kehanet, yapay devlet
Yılın öne çıkan kitaplarına birlikte bakıldığında bir örüntü çıkıyor. Pollan bilincin haritasını çıkarıyor, Véliz tahminin bir bilgi değil bir iktidar aracı olduğunu savunuyor, Lepore ise ulus-devletin yerini alan şeye ad koyuyor: Yapay Devlet.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


