Felsefe Tarihinde Bugün — 27 Ekim: Servetus'un yakılışı (1553) ve hoşgörünün doğuşu
27 Ekim 1553'te İspanyol hekim ve ilahiyatçı Michael Servetus, Teslis'i reddettiği için Calvin'in Cenevre'sinde diri diri yakıldı; kan dolaşımını Avrupa'da ilk tarif eden kitabı da onunla birlikte yandı. Bir yıl sonra Sebastian Castellio'nun 'Bir insanı öldürmek bir öğretiyi savunmak değildir' cümlesi, modern hoşgörü düşüncesinin ilk büyük metnini açtı. Locke ve Voltaire'den önce, vicdan özgürlüğünün kuruluş anı.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

27 Ekim 1553 sabahı Cenevre'nin Champel tepesinde bir adam yeşil odunlarla yakıldı; yeşil odun yavaş yanar ve ölüm yarım saat sürdü. Boynuna kendi kitabı asılmıştı. Michael Servetus (Miguel Serveto) kırk iki yaşındaydı; İspanyol'du, hekimdi, coğrafyacıydı, ilahiyatçıydı; Katolik Engizisyon tarafından Fransa'da gıyabında ölüme mahkûm edilmiş, Cenevre'ye kaçmış ve orada Jean Calvin'in Protestan yönetimi tarafından yargılanıp yakılmıştı. Katoliklerin de Protestanların da öldürmek istediği tek adam olmak, on altıncı yüzyılda bir fikrin ne kadar tehlikeli olabileceğinin ölçüsüdür. Fikir şuydu: Teslis Kutsal Kitap'ta yoktur.
Bir Rönesans zihni
Servetus 1511 dolaylarında Aragon'da doğdu; Toulouse'da hukuk okudu, İmparator V. Karl'ın günah çıkarıcısının hizmetinde Bologna'daki taç giyme törenini gördü ve papalığın görkeminden tiksindi. Yirmi yaşında De Trinitatis erroribus (Teslis'in Hataları Üzerine, 1531) ile Hristiyan dünyasının merkezî dogmasına saldırdı: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un tek Tanrı'da üç kişi olduğu öğretisi, İznik Konsili'nin (325) Yunan felsefesiyle karıştırılmış bir icadıydı; İncil'deki İsa bir insandı, Tanrı'nın oğluydu ama Tanrı'nın kendisi değildi. Kitap onu hem Katolik hem Protestan Avrupa'da aforoz etti. Takma adla (Michel de Villeneuve) Paris'te tıp okudu, Vesalius'la aynı sınıfta disseksiyon yaptı, Ptolemaios'un Coğrafya'sını yayımladı, Lyon yakınlarında Vienne başpiskoposunun özel hekimi oldu.
1553'te gizlice bastırdığı Christianismi Restitutio (Hristiyanlığın Yeniden Kurulması; başlık Calvin'in Institutio'suna meydan okuyordu) teolojik bir eserdi; ama beşinci kitabında, Kutsal Ruh'un bedene nasıl girdiğini açıklamak için, kanın kalbin sağ karıncığından akciğerlere gidip orada havayla temas ederek sol karıncığa döndüğünü tarif etti. Bu, Avrupa'da pulmoner dolaşımın ilk tarifiydi (İbnü'n-Nefis onu 13. yüzyılda Kahire'de yazmıştı, ama Avrupa bunu bilmiyordu); Harvey'den yetmiş beş yıl önce. Kitabın bin nüshasından üçü hayatta kaldı; geri kalanı Servetus'la birlikte yakıldı. Bilim tarihi, teolojik bir sapkınlık kitabının içinde saklanmış bir keşfin yangından kurtulmasına borçludur.
Calvin ve Cenevre
Servetus'u Vienne'deki Katolik Engizisyon'a ihbar eden mektupların arkasında Calvin'in çevresi vardı; Servetus kaçtı ve anlaşılmaz bir biçimde, belki İtalya'ya giderken, Cenevre'ye uğradı, 13 Ağustos 1553 Pazar günü Calvin'in vaaz verdiği kiliseye gitti ve tanınıp tutuklandı. Calvin yıllar önce yazmıştı: "Cenevre'ye gelirse, otoritem bir işe yarıyorsa, buradan canlı çıkmasına izin vermem." Dava iki ay sürdü; Calvin bizzat suçlama yazdı, İsviçre'nin Protestan kentlerine danışıldı ve hepsi ölüm cezasını onayladı. Calvin, kılıçla idam edilmesini istedi ve reddedildi; Servetus yakıldı. Calvin ertesi yıl Defensio orthodoxae fidei ile sapkınların öldürülmesinin meşruluğunu savundu: Tanrı'nın onuruna karşı işlenen suç, insana karşı işlenenden ağırdır ve yargıç bu onuru korumakla yükümlüdür.
Castellio: Bir insanı öldürmek
Cevap 1554'te Basel'den geldi. Sebastian Castellio, Calvin'in eski dostu ve Cenevre Koleji'nin eski müdürü, "Martinus Bellius" takma adıyla De haereticis, an sint persequendi (Sapkınlar Takip Edilmeli mi?) derlemesini yayımladı: Luther'den Erasmus'a, Augustinus'tan Calvin'in kendisine kadar yazarlardan hoşgörü lehine alıntılar ve kendi önsözü. Önsözün argümanı modern hoşgörü düşüncesinin çekirdeğidir. Birincisi, epistemolojik: "Sapkın" dediğimiz, bizden farklı düşünen kişidir; her mezhep diğerini sapkın sayar; dolayısıyla sapkınlık bir hakikat ölçütü değil, bir bakış açısı meselesidir ve kim yanıldığını kim bilebilir? İkincisi, ahlaki: İsa'nın ahlakı açıktır, Teslis'in metafiziği belirsizdir; insanları açık olan konusunda (ahlak) yargılamalı, belirsiz olan konusunda (dogma) serbest bırakmalıyız. Üçüncüsü, kanonik cümle: "Bir insanı öldürmek bir öğretiyi savunmak değil, bir insanı öldürmektir" (Hominem occidere non est doctrinam tueri, sed hominem occidere). Cenevreliler Servetus'u yaktığında bir fikri değil, bir insanı yakmışlardı; fikir hâlâ oradaydı.
Castellio'nun Contra libellum Calvini (Calvin'in Kitapçığına Karşı) ise 1612'ye kadar basılamadı; el yazması olarak dolaştı. Castellio 1563'te, Calvin'in davasıyla karşı karşıyayken, yoksulluk içinde öldü; kemikleri Basel'de, Servetus'tan farklı olarak, rahat bırakıldı.
Hoşgörünün soykütüğü
Servetus-Castellio hikâyesi, hoşgörü kavramının tarihinde kurucu bir andır; çünkü hoşgörüyü ilk kez Katolik baskıya karşı değil, Protestan baskıya karşı, yani Reform'un kendi içinden savunur. Castellio'nun argümanları yüz elli yıl sonra Locke'un Hoşgörü Üzerine Mektup'unda (1689) ve Bayle'in Felsefi Yorum'unda (1686) yeniden ortaya çıkar: Devletin işi ruhları kurtarmak değildir; inanç zorla değiştirilemez, dolayısıyla zorlamak anlamsızdır; yanılabilirlik hoşgörüyü gerektirir. Voltaire 1763'te Hoşgörü Üzerine İnceleme'de Servetus davasını, Calvin'i "bir ruhu ateist, bir ruhu da zalim" diye anarak anlattı. Ve 1903'te, idamın 350. yılında, Cenevre'deki Kalvinistler Champel'de bir "kefaret anıtı" diktiler: Calvin'in "hatasını" kabul eden, ama "çağının hatası" olduğunu söyleyen bir yazıt. Castellio buna gülerdi: Hatanın çağı yoktur, insanı vardır.
Servetus'un fikirleri Polonya ve Transilvanya'da Üniteryenliğe, oradan Amerika'ya ve Newton gibi gizli anti-Trinitaryenlere ulaştı. Ama mirasının asıl taşıyıcısı kendi teolojisi değil, ölümünün yarattığı sorudur: Bir fikir uğruna bir insan öldürülebilir mi? Bu soru 27 Ekim 1553'te Champel'de soruldu ve o gün yakılan yeşil odunlardan daha uzun süre yandı.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 1 Kasım: Lizbon depremi (1755) ve Tanrı'nın adaletini sorgulayan yüzyıl
1 Kasım 1755 sabahı, Azizler Yortusu'nda kiliseler doluyken Lizbon'u yerle bir eden deprem, tsunami ve yangın, Aydınlanma'nın en büyük felsefi krizini tetikledi. Voltaire Leibniz'in 'mümkün dünyaların en iyisi'ne şiirle saldırdı, Rousseau ona mektupla cevap verdi, genç Kant depremin doğal nedenlerini yazdı. Kötülük problemi, teodise ve modern felaket düşüncesinin doğuşu.
Gottfried Wilhelm Leibniz








.jpg?width=500)






