23 Eylül: Freud'un son gecesi, Augustus'un doğumu ve Neruda'nın ölümü
Sigmund Freud 1939'da bugün Londra'da, hekimi Max Schur'un elinden aldığı morfinle öldü: Psikanalizin kurucusunun son kararı, kendi ölümü üzerineydi. Aynı gün MÖ 63'te Roma'nın ilk imparatoru Augustus doğdu; 1973'te Pablo Neruda öldü. Bugün BM Güvenlik Konseyi yapay zekâ için toplanıyor.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)
23 Eylül, felsefe takviminde tek bir ismin gölgesinde: Sigmund Freud, 1939'da bugün Londra'da öldü. Ama günün öteki isimleri de siyasal ve şiirsel düşünce tarihine ait: Roma'nın ilk imparatoru Augustus MÖ 63'te bugün doğdu; Pablo Neruda 1973'te, Şili darbesinden on iki gün sonra öldü.
1939: Freud'un son kararı
Sigmund Freud, 23 Eylül 1939'da sabah üçte, Londra'nın Hampstead semtindeki 20 Maresfield Gardens'daki evinde seksen üç yaşında öldü. On altı yıldır çene kanseriyle yaşıyordu; otuzun üzerinde ameliyat geçirmiş, protez çenesi yüzünden konuşmakta ve yemekte güçlük çekmişti. 1938 Mart'ında Nazi Almanyası Avusturya'yı ilhak ettiğinde, Gestapo'nun kızı Anna'yı sorgulamasının ardından Viyana'yı terk etmeye razı olmuş; Marie Bonaparte'ın ve Ernest Jones'un girişimleriyle Haziran 1938'de Londra'ya ulaşmıştı. Son yılında Musa ve Tektanrıcılık'ı tamamladı.
Eylül 1939'da kanser artık dayanılmaz hâle gelmişti; yara kokusu yüzünden köpeği bile odaya girmek istemiyordu. Freud, hekimi ve dostu Max Schur'a yıllar önce verdirdiği sözü hatırlattı: "Sevgili Schur, ilk konuşmamızı hatırlarsınız. Sıra geldiğinde beni yüzüstü bırakmayacağınıza söz vermiştiniz. Artık işkenceden başka bir şey değil, anlamı kalmadı." Schur, Anna Freud'un rızasıyla, 21 ve 22 Eylül'de morfin verdi; Freud komaya girdi ve 23 Eylül'ün ilk saatlerinde öldü. Bu ölüm, psikanalizin kurucusunun son analizini kendi ölümü üzerine yaptığı, ötanazi tartışmalarında hâlâ anılan bir vaka olarak kaldı. 26 Eylül'de Golders Green'de yakıldı; külleri, Marie Bonaparte'ın hediye ettiği antik bir Yunan vazosunda.
Freud'un felsefeye mirası
Freud kendini filozof değil bilim insanı sayıyordu; felsefeye karşı, gençliğinde Brentano'nun derslerini izlemiş olmasına rağmen, mesafeliydi. Ama etkisi belki de en çok felsefede sürdü. Ricoeur onu Marx ve Nietzsche ile birlikte "kuşku ustaları" arasına yerleştirdi: Bilincin kendine saydam olduğu Kartezyen varsayımı, Freud'dan sonra savunulamaz hâle geldi. Frankfurt Okulu, Marcuse'nin Eros ve Uygarlık'ından Adorno'ya, Freud'un dürtü kuramını toplum eleştirisiyle birleştirdi; Lacan, Freud'a "dönüş" adına psikanalizi yapısalcı dilbilimle yeniden yazdı; Derrida "tekinsiz"i, Butler "melankoli"yi, Žižek "fantezi"yi Freud'dan aldı. Popper ise psikanalizi, çürütülemez olduğu için, bilim olmayan kuramın örneği yaptı; Grünbaum klinik kanıtları sorguladı. Bilimsel statüsü ne olursa olsun, Freud'un bilinçdışı kavramı, geçen hafta sosyal medya ve kitlesel bilinçdışı üzerine yazarken gördüğümüz gibi, hâlâ dünyayı okumak için kullandığımız araçlardan biri. Freud bugün Filozof Dizini'ne eklendi; hocası saydığı Schopenhauer'ı da 21 Eylül takviminde andık.
MÖ 63: Augustus
Gaius Octavius, 23 Eylül MÖ 63'te Roma'da doğdu. Caesar'ın evlatlığı ve vârisi olarak iç savaşları kazandı ve MÖ 27'de "Augustus" unvanıyla cumhuriyeti biçimsel olarak koruyarak fiilen tek adam yönetimini kurdu. Siyaset felsefesi için Augustus, kurumların adı değişmeden özünün nasıl değişebileceğinin ders kitabı örneğidir: Senato toplanmaya, konsüller seçilmeye devam etti; ama iktidar, "princeps"in elindeydi. Tacitus'un "Roma'da her şeyin görüntüsü kaldı, hiçbir şeyin kendisi" biçimindeki gözlemi, bugün "rekabetçi otoriterlik" tartışmalarında yeniden okunuyor. Res Gestae'sinde kendi yönetimini "cumhuriyeti yeniden kurmak" olarak sunması, siyasal meşruiyetin dilinin ne kadar esnek olduğunu gösterir.
1973: Pablo Neruda
Pablo Neruda, 23 Eylül 1973'te Santiago'da, Pinochet darbesinden on iki gün sonra öldü; resmî ölüm nedeni prostat kanseriydi, ama zehirlendiği kuşkusu 2023'teki adli tıp raporlarıyla yeniden gündeme geldi ve tartışma kapanmadı. 1971 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi şair, komünist senatör ve Allende'nin Paris büyükelçisi olarak, şiir ile siyasetin birbirinden ayrılamayacağını yaşamıyla savundu. Felsefe için Neruda'nın önemi, Evrensel Şarkı'nın (1950) Latin Amerika tarihini bir kolektif özne olarak kurma çabasında ve Temel Odlar'ın sıradan nesnelere, soğana, çoraba, sözlüğe, yönelttiği fenomenolojik dikkatte: Şey'lere geri dönmek, Husserl'in olduğu kadar Neruda'nın da programıydı.
Bugün: Güvenlik Konseyi'nde yapay zekâ
Bugün öğleden sonra BM Güvenlik Konseyi, Fransa'nın başkanlığında, yapay zekâ ve uluslararası güvenlik üzerine üst düzey bir brifing düzenliyor; Yoshua Bengio, Sam Altman, Dario Amodei ve Clément Delangue konuşacak. Ayrıntılar bugünkü Dünya sayfamızda.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

22 Eylül: Blanchot'nun doğumu, Gorz'un son mektubu ve Faraday'ın alanı
Maurice Blanchot 1907'de bugün doğdu; André Gorz 2007'de bugün, hasta eşi Dorine ile birlikte hayatına son verdi. Michael Faraday'ın 1791'deki doğumu, 'alan' kavramıyla doğa felsefesini değiştirdi. Paolo Ruffini'nin doğumu (1765) ve Alexander Potebnya'nın (1835) dil felsefesi.








.jpg?width=500)






.jpg?width=600)
