Felsefe Tarihinde Bugün: 18 Ekim — Henri Bergson, süre ve yaratıcı evrim
18 Ekim 1859'da Paris'te doğan Henri Bergson, 'süre' kavramıyla zamanı saatin dışına çıkardı; Yaratıcı Evrim'le Nobel aldı, Einstein'la zaman üzerine tartıştı, Vichy'nin ayrıcalığını reddedip Yahudi olarak kaydoldu. Deleuze'ün 'Bergsonculuk'uyla geri dönen filozof.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

Henri Bergson 18 Ekim 1859'da Paris'te, Polonya kökenli Yahudi bir müzisyen baba ile İngiliz bir annenin oğlu olarak doğdu. Lycée Condorcet'de matematikte ulusal ödül aldı ve hocaları onu matematiğe çağırırken felsefeyi seçti; École Normale'de Jaurès'in sınıf arkadaşıydı. Taşra liselerinde öğretmenlik yaptı, 1900'de Collège de France'a atandı ve dersleri Paris'in sosyete olayına dönüştü: Salonlar dolup taşıyor, hanımlar yer kapmak için bir önceki dersi dinliyordu. 1927'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı; Fransız Akademisi üyesiydi; Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa adına Wilson'ı savaşa girmeye ikna etmek için Washington'a gitti; Milletler Cemiyeti'nin Entelektüel İşbirliği Komisyonu'na başkanlık etti.
Süre: Saatin ölçmediği zaman
İlk kitabı Bilincin Dolaysız Verileri Üzerine Deneme (1889), tek bir kavramla felsefeyi değiştirdi: süre (durée). Bilim ve gündelik dil zamanı uzay gibi düşünür: Yan yana dizilmiş, ölçülebilir, bölünebilir anlar. Oysa yaşanan zaman böyle değildir; bir melodinin notaları gibi birbirine nüfuz eder, geçmiş şimdiye sızar, her an öncekilerle yüklüdür ve bu yüzden hiçbir an tekrarlanmaz. Özgür irade tartışmasının çözümsüzlüğü, Bergson'a göre, zamanın uzaylaştırılmasından kaynaklanır: Determinizm de özgürlük savunusu da bilinci yan yana dizilmiş hâller olarak düşünür; oysa özgür eylem, bütün geçmişimizin olgunlaşıp bir meyve gibi düşmesidir.
Madde ve Bellek (1896) beden-zihin sorununa aynı kavramla yaklaşır: Beyin hafızanın deposu değil, geçmişi eyleme göre süzen bir organdır; saf hafıza, bütün geçmişimiz, kendiliğinden korunur. Yaratıcı Evrim (1907) ise Darwin'in mekanizmine ve Spencer'ın ilerlemeciliğine karşı "yaşam atılımı"nı (élan vital) koyar: Evrim önceden belirlenmiş bir plana göre değil, öngörülemez bir yaratıcılıkla ilerler; zekâ maddeyi kavramak için, sezgi ise yaşamı kavramak için evrilmiştir. Bergson'a göre felsefe, kavramların katılığından sezginin esnekliğine dönmelidir. Gülme (1900) ise mizahı "canlının üzerine yapışmış mekanik" olarak açıklayan, hâlâ en çok okunan komedi kuramlarından biridir.
Einstein'la tartışma
6 Nisan 1922'de Paris'te Fransız Felsefe Derneği'nde Bergson ile Einstein karşı karşıya geldi. Bergson görelilik kuramına itiraz etmiyordu; ama fizikçinin zamanının "filozofun zamanı"nı tüketmediğini, saatlerin ölçtüğü şeyin yaşanan süre olmadığını söyledi. Einstein'ın cevabı kısaydı: "Filozofun zamanı diye bir şey yoktur." Süre ve Eşzamanlılık (1922) bu tartışmanın kitabıdır; Bergson'un ikiz paradoksunu yanlış anladığı yaygın görüştür ve tartışma onun bilimsel itibarına zarar verdi. Bugün bilim tarihçileri olayı, 20. yüzyılda felsefeyle fiziğin ayrılmasının simgesi olarak okuyor; Einstein'ın Nobel'inin görelilik için değil fotoelektrik etki için verilmesinde bu tartışmanın payı olduğu bile ileri sürüldü.
Son yıllar
Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı (1932) kapalı ahlak ile açık ahlakı, baskıya dayanan toplumu ile çağrıya dayanan mistik hümanizmi ayırır; Bergson burada Hristiyan mistiklerine yaklaştı ve vasiyetinde Katolikliğe manen bağlı olduğunu ama Yahudilere yönelik zulüm sürerken onlardan ayrılmak istemediğini yazdı. 1940'ta Vichy hükûmeti ona Yahudi yasalarından muafiyet teklif etti; reddetti, nişanlarını iade etti ve Aralık 1940'ta, hasta hâlde, Yahudi olarak kaydolmak için kuyruğa girdi. 4 Ocak 1941'de Paris'te öldü. Savaş sonrası varoluşçuluk ve yapısalcılık onu unutturdu; 1966'da Gilles Deleuze'ün Bergsonculuk'u ve sonra süreç felsefesi, bilinç araştırmaları ve zaman fenomenolojisi onu geri getirdi. Bugün hafıza üzerine De Brigard gibi araştırmacılar belleğin bir arşiv olmadığını söylerken, Bergson'un yüz otuz yıl önce söylediğini yeniden keşfediyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün: 17 Ekim — Ingeborg Bachmann, Heidegger'i eleştiren şair
17 Ekim 1973'te Roma'da ölen Ingeborg Bachmann, Alman dilinin en büyük şairlerinden biriydi; ama Viyana'da felsefe okumuş, 1949'da Heidegger'in varoluş felsefesinin eleştirel alımlanışı üzerine doktora yapmış, Wittgenstein'ı Avusturya'da ilk savunanlardan olmuştu. 'Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır' cümlesini şiire taşıyan filozof-şair.
Ludwig Wittgenstein, Martin Heidegger








.jpg?width=500)






