Tractatus 2026 Maria-Sibylla Lotter'e: 'Kurban' kavramının yükselişini soğukkanlılıkla çözümleyen bir deneme ödüllendirildi
Almanca konuşulan dünyanın en yüksek ödüllü felsefi deneme ödülü Tractatus (25.000 avro), Bochumlu etik profesörü Maria-Sibylla Lotter'in 'Opfer. Über Verwundbarkeit als Selbstbild' kitabına verildi. Jüri, yalnızca kurban ve fail tanıyan bir insan imgesinin tehlikelerine dikkat çeken 'berrak' bir analizi ödüllendirdiğini açıkladı. Tören 25 Eylül'de Lech am Arlberg'de.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Almanca felsefi denemeciliğin en prestijli ödülü olan Tractatus, 2026'da Ruhr Üniversitesi Bochum'da etik ve estetik profesörü Maria-Sibylla Lotter'e verildi. Philosophicum Lech derneğinin duyurusuna göre jüri, Lotter'in bu yıl mart ayında Hanser Yayınevi'nden çıkan Opfer. Über Verwundbarkeit als Selbstbild ("Kurban. Bir Benlik İmgesi Olarak İncinebilirlik Üzerine") başlıklı kitabını, altı kitaplık kısa listeden seçti. 25.000 avroluk ödül, 25 Eylül Cuma akşamı Lech am Arlberg'deki Lechwelten kültür merkezinde, 29. Philosophicum Lech kapsamında düzenlenecek törenle verilecek; övgü konuşmasını jüri üyesi Daniela Strigl yapacak.
Ödül ve jüri
Tractatus, yazar Michael Köhlmeier'in önerisiyle 2009'da kuruldu ve bu yıl on sekizinci kez veriliyor. Özel sponsorlarla finanse edilen ödül, felsefi soruları daha geniş bir kamuoyu için anlaşılır biçimde tartışan deneme ya da deneme karakterli kitapları hedefliyor; değerlendirmede düşünce yaklaşımının özgünlüğü, dilsel biçimin başarısı ve konunun güncel önemi esas alınıyor. Önceki ödül sahipleri arasında Hartmut Rosa (Rezonans, 2016), Thomas Bauer (Dünyanın Tektipleştirilmesi, 2018), Lisa Herzog (2019), Christoph Möllers (2021), Isolde Charim (2023), Philipp Hübl (2024) ve geçen yıl yapay duygusal zekâ üzerine yazdığı Gefühle der Zukunft ile Eva Weber-Guskar var.
Üç kişilik jüri, 2023'ten bu yana Avusturyalı edebiyat bilimci ve eleştirmen Daniela Strigl, İsviçreli filozof ve kültür gazetecisi Catherine Newmark ile Alman edebiyat eleştirmeni Ijoma Mangold'dan oluşuyor; Philosophicum Lech'in eş yöneticisi Konrad Paul Liessmann, oy hakkı olmaksızın jüriye başkanlık ediyor. 14 Temmuz'da açıklanan kısa listede Lotter'in yanı sıra Andreas Dorschel'in manifesto poetikası (Die Welt verändern), Philip Manow'un Avrupa parti sistemleri üzerine çalışması (Spaltungslinien), Richard Schuberth'in antisemitizm denemesi, Martin Warnke'nin büyük dil modellerinin kısa tarihi (Large Language Kabbala) ve Stefan Weidner'in yoga üzerinden Doğu-Batı ilişkisini okuyan kitabı (Yoga oder Die sanfte Eroberung des Westens durch den Osten) yer alıyordu.
Kitap: Kurban olmanın otoritesi
Lotter'in kitabı, son on yılın en hararetli kültürel tartışmalarından birine, "kurban" (Opfer) kavramının kamusal söylemdeki yükselişine, jürinin deyişiyle "soğukkanlı ve nesnel bir bağlılıkla" yaklaşıyor. Jüri gerekçesi, Lotter'in sorunu üç düzeyde çözümlediğini vurguluyor: Kurbanı neredeyse dokunulmaz kılan "kurban otoritesi"; sosyal medyanın hızlandırdığı ve ilkesel olarak suçluluk varsayımından hareket eden "öfke mantığı"; ve psikolojik durumların giderek patolojikleştirilmesinden türeyen "terapi ahlakı". Lotter'e göre kendini feda etme boyutunu, yani öz-belirlenimi yitirmiş bir kurban kavramı, ırkçı ya da cinsel ayrımcılığa uğrayanları bir aşağılık benlik imgesine hapsetme eğilimi taşıyor.
Jürinin en çok değer verdiği yön, Lotter'in söylem tarihini kavram tarihi olarak ele alması. "Travma" ya da "şiddet" gibi kavramların iyi niyetli genişletilmesinin, tartışmayı ve bir kişiye ya da gruba tanınan eylem alanını nasıl daralttığını kamusal hayattan ve kendi deneyiminden örneklerle gösteren Lotter, radikal akademik ideoloji eleştirisinin toplumsal ana akıma sızmasını, kurban gruplarının birbiriyle rekabetini ve demokratik tartışma kültürünün felcini betimliyor. Teşhisi keskin: Son on yıllarda değişimin özgürleştirici itkisi, gerçek ilişkilerden dile göç etti. Jüri, kitabın "yalnızca kurban ve fail tanıyan, muğlaklığa ve kendini güçlendirmeye yer bırakmayan bir insan imgesinin tehlikelerine" bakışımızı keskinleştirdiğini yazıyor.
Lotter kimdir?
1961'de Kassel'de doğan Lotter, Freiburg, Berlin ve St. Louis'de felsefe, dinbilim ve etnoloji okudu; 1994'te Berlin Teknik Üniversitesi'nde Alfred North Whitehead'in toplumsal ontolojisi üzerine doktora yaptı. 2010'da Zürih Üniversitesi'nde sorumluluk ve kişiliğin kültürel önkoşulları üzerine habilitasyonunu tamamladı; bu çalışmanın gözden geçirilmiş biçimi Scham, Schuld, Verantwortung ("Utanç, Suç, Sorumluluk", Suhrkamp, 2012) adıyla yayımlandı ve dördüncü baskısına ulaştı. 2014'ten bu yana Bochum'da ders veren Lotter, Stanley Cavell'ın Cities of Words kitabını Almancaya çevirdi; 2024'te intikam ve uzlaşma pratiği üzerine Schuld und Respekt ("Suç ve Saygı", Suhrkamp) çıktı. Neue Zürcher Zeitung ve Die Zeit'a düzenli yazıyor. Çalışma alanları, gündelik hayatın etiği, suç ve sorumluluk, yalan ve kendini kandırma, fikir ayrılıkları ve tartışma kültürü.
Neden önemli?
Ödülün bu yıl Lotter'e gitmesi, Tractatus jürisinin son yıllardaki bir eğilimini sürdürüyor: Hübl'ün Moralspektakel'i (2024) ahlaki tutumun statü sembolüne dönüşmesini, Charim'in Die Qualen des Narzissmus'u (2023) gönüllü boyun eğmeyi ele almıştı; Lotter'in kitabı aynı ahlaki kültür eleştirisi damarına ait. Bu damar Almanca konuşulan dünyada, özellikle "woke" tartışmalarının bağlamında, hem büyük ilgi hem sert itiraz görüyor; kitabın "aşırı dengeli" bir bakışla övülmesi de, tam da bu tartışmanın kutuplaşmış ikliminde okunmalı. Lotter'in kendisi, kurbanların gerçekliğini inkâr etmediğini, kurban kavramının siyasallaşmasının bizzat kurbanlara zarar verdiğini savunuyor.
Kitabın Türkçeye çevrilip çevrilmeyeceği henüz belli değil; ama incinebilirlik, tanınma ve kimlik siyaseti üzerine Türkiye'deki tartışmalar düşünüldüğünde, tartışmaya değer bir metin. Philosophicum Lech'in 22-27 Eylül tarihli 2026 programını Konferanslar sayfamızda ayrıca ele alıyoruz.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Fields Madalyası 2026: Deng, Pardon, Tsimerman ve Wang — yapay zekâ çağında 'matematiğin Nobel'i kime verilir?
Temmuzda Philadelphia'da düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi'nde dört madalya: Yu Deng (kinetik denklemler), John Pardon (simplektik geometri), Jacob Tsimerman (aritmetik geometri) ve doksan yılda üçüncü kadın Hong Wang (Kakeya sanısı). İki ay sonra on bin yapay ajan Navier–Stokes'u 'çözdü' — ve Buckmaster, 'Martínez-Zoroa Fields'ı hak ediyor' dedi. Ödül, hesaplayana mı, fikri bulana mı verilecek?
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)







.jpg?width=500)






.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)