29. Philosophicum Lech: 'Vesayet altında düşünmek' teması altı gün boyunca Arlberg'de tartışılacak
Almanca konuşulan dünyanın en tanınmış felsefe festivallerinden Philosophicum Lech, 22-27 Eylül'de 'Betreutes Denken. Die neue Lust an der Unmündigkeit' başlığıyla toplanıyor. Precht, Safranski, Rostalski, Newmark, Butter ve Nosthoff konuşacak; Barbara Bleisch ve Konrad Paul Liessmann açılış tartışmasını yapacak. Tractatus töreni 25 Eylül'de.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

Kant'ın 1784'te Aydınlanma'yı tanımlarken kullandığı sözcük Unmündigkeit idi: Kişinin aklını başkasının rehberliği olmadan kullanamaması, "ergin olmama" hâli. Kant bunu "kendi suçuyla düşülmüş" bir durum olarak nitelemiş ve Aydınlanma'yı ondan çıkış olarak tanımlamıştı. İki yüz kırk iki yıl sonra Vorarlberg Alpleri'ndeki Lech köyü, aynı sözcüğü bir soru işaretiyle gündeme getiriyor: Betreutes Denken. Die neue Lust an der Unmündigkeit, yani "Vesayet Altında Düşünmek. Ergin Olmamanın Yeni Cazibesi." Almanca konuşulan dünyanın en tanınmış felsefe festivallerinden Philosophicum Lech'in 22-27 Eylül tarihli yirmi dokuzuncu buluşması, insanların kendi başına düşünmekten neden vazgeçtiğini, bu vazgeçişin neden bir yükümlülük değil bir keyif hâline geldiğini soruyor.
Program
Festival, 22 Eylül Salı günü ana temadan bağımsız güncel analiz oturumları olan Philosophicum Dialoge ile açılıyor: Claus Leggewie ve Susanne Schröter "Durum nedir?", Stefan Gosepath ve Anna Schneider "Ne yapmalı?" sorularını tartışacak. 23 Eylül'de Patrick Bahners, Faika El-Nagashi, Mirna Funk, Ulli Kulke ve Robert Misik'in katılacağı "Kendi başına düşünmek: dünün kavramı mı?" başlıklı panel ve ardından yazar Raphaela Edelbauer ile "İnsanın ne kadar hakikate ihtiyacı var?" başlıklı edebi-felsefi akşam yapılacak.
Asıl sempozyum 24 Eylül Perşembe akşamı, festivalin eş yöneticileri İsviçreli filozof Barbara Bleisch ile Viyanalı filozof Konrad Paul Liessmann'ın tema üzerine bir "tartışmalı söyleşisiyle" açılacak. 25 Eylül Cuma günü Richard David Precht "İlliberal liberalizm? Özgürlüğü savunmanın paradoksu", Marie-Luisa Frick (Innsbruck) "Erginlik: dikenli bir ideal mi?", Roland Reichenbach (Zürih) "Görüşler krallığında yargı: belagat ve eğitim üzerine" ve Romy Jaster (Berlin) "Vesayet altında kendi başına düşünmek: dezenformasyon çağında akıl" başlıklı konuşmalar yapacak. Aynı akşam saat 21.00'de Tractatus ödül töreni düzenlenecek; bu yılın ödülünü kazanan Maria-Sibylla Lotter'i Ödüller sayfamızda ele alıyoruz.
26 Eylül Cumartesi günü ceza hukukçusu Frauke Rostalski (Köln) "İncinebilir toplum: kişisel sorumluluğun sonu mu?", Catherine Newmark (Berlin) "Otorite ve çaba: erginlik için fazla mı yorgunuz?", komplo teorileri araştırmacısı Michael Butter (Tübingen) "Her yerde kriz: semptom olarak komplo teorileri" ve sosyolog Laura Wiesböck (Viyana) "Psikiyatrik tanılar ve çelişkili benlik ve dünya yorumlarının yitimi" konuşmalarıyla yer alacak. Festival 27 Eylül Pazar sabahı Anna-Verena Nosthoff'un (Oldenburg) "Sibernetik otoriterlik: tekno-faşizm çağında dijital yönetim sanatları" ve Rüdiger Safranski'nin "Ruhsuzlaştırılmış: yapay zekânın etkisi üzerine notlar" başlıklı konuşmalarıyla kapanacak. Program, düzenleyicilerin 9 Eylül tarihli güncellemesine dayanıyor; değişiklik olabilir.
Neden izlemeye değer?
Philosophicum Lech, yirmi dokuz yıldır her eylül akademik felsefeyi geniş bir kamuoyuyla buluşturan, Alpler'de bir dağ köyünde toplanan alışılmadık bir kurum; kendi tanımıyla "çeyrek yüzyılı aşkın süredir entelektüel tartışmanın seçkin bir mekânı". Bu yılın teması, festivalin son yıllardaki çizgisini sürdürüyor: Bleisch ve Liessmann yönetimindeki festival, kimlik siyasetinden dezenformasyona, terapi kültüründen yapay zekâya uzanan güncel tartışmaları Aydınlanma geleneğinin kavramlarıyla yeniden okumaya çalışıyor. Konuşmacı listesi, bu okumanın tek sesli olmadığını gösteriyor: Rostalski'nin kişisel sorumluluk vurgusu ile Nosthoff'un "tekno-faşizm" eleştirisi aynı programda; Precht'in medyatik liberalizmi ile Jaster'in analitik dezenformasyon çalışması yan yana.
Türkiye'deki okur için festivalin önemi, tartışmanın Almanca kamusal alanında sürmesi kadar, sorunun evrenselliğinde. "Vesayet altında düşünmek" ifadesi, yapay zekâ asistanlarının düşünme işini devraldığı, algoritmaların okuma listesi belirlediği ve uzman otoritesinin hem yüceltildiği hem hor görüldüğü bir dünyada, yalnızca Alpler'e özgü bir soru değil. Sitemizde bu hafta yapay zekâ ve siyasal iktidar üzerine yazdıklarımızla birlikte okunduğunda, Lech'teki tartışma, Kant'ın sorusunun 2026'daki biçimidir: Aklını kullanmaya cesaret et; ama önce, kullanmak isteyip istemediğine karar ver.
Pratik bilgi: Lechwelten, Lech am Arlberg (Avusturya). Sempozyum katılımı kayıt ve ücret gerektiriyor; Tractatus töreni (25 Eylül, 21.00) ve 26 Eylül'deki Kandinsky Quartet konseri ücretsiz. Ayrıntılar ve kayıt: philosophicum.com.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

16 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşan önemli felsefe konferansları
Bugün üç toplantı aynı anda: Eleştirel Siyasal Epistemoloji (propaganda, epistemik şiddet, 'aracılı cehalet'), Bristol'da Ruyu Hung'la Doğu Asya pedagojisi ve 'ben-sizlik', Malta'da bedenin yaşantılanması üzerine disiplinlerarası kolokyumun kapanışı. Sonbaharın diğer toplantıları için önceki üç seçkimize bağlantılar; tekrar yok.
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)
Yaklaşan Felsefe Konferansları
Bu haftanın yeni girdileri: Miranda Fricker'ın Columbia'daki Dewey Konferansları, Kopenhag'da 'eleştirel yapay zekâ güvenliği' atölyesi, Moskova'da Biçimsel Felsefe 2026, Northern Illinois'de Karen Bennett'li lisansüstü konferansı ve Priştine'nin açıklanan konuşmacıları. Önceki günlerde ele aldığımız toplantılar bağlantıyla verildi; tekrar yok.







.jpg?width=500)






