Felsefe Tarihinde Bugün — 25 Ekim: Max Stirner, 'Biricik' ve Mülkiyeti
25 Ekim 1806'da Bayreuth'ta doğan Max Stirner, Hegel sonrası Alman felsefesinin en radikal kitabını yazdı: Biricik ve Mülkiyeti (1844). Tanrı'yı yıkan Feuerbach'ın yerine 'İnsan'ı, devleti yıkan liberallerin yerine 'toplum'u koyduğunu söyledi; hepsini 'kafadaki hayaletler' ilan etti. Marx'ı Alman İdeolojisi'ni yazmaya iten, Nietzsche'yle ilişkisi hâlâ tartışılan bir düşünür.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

Felsefe tarihinde bir kitapla hatırlanan düşünürler vardır; Max Stirner tek bir kitapla hatırlanan ve o kitabın da neredeyse tek bir cümleye indirgendiği bir düşünürdür: "Ben davamı hiçbir şeye dayandırmadım." Bu cümle Biricik ve Mülkiyeti'nin (Der Einzige und sein Eigentum, Ekim 1844) ilk ve son sözüdür; Goethe'nin bir şiirinden alınmıştır ve Alman felsefesinin Hegel'den sonraki en yıkıcı hamlesini özetler. Kitabın yazarı Johann Caspar Schmidt 25 Ekim 1806'da Bayreuth'ta doğdu; geniş alnı yüzünden okul arkadaşlarının taktığı "Stirner" (alın: Stirn) lakabını yazar adı yaptı.
Özgürler'in sessiz üyesi
Berlin'de Hegel'in son derslerini dinledi, Schleiermacher'i izledi; akademik kariyer yapamadı ve bir kız lisesinde öğretmenlik yaptı. 1840'ların başında Berlin'de Hippel'in şarap evinde toplanan "Özgürler" (Die Freien) çevresine katıldı: Bruno Bauer, Friedrich Engels, Edgar Bauer, genç Hegelcilerin en radikal kanadı. Engels'in o yıllarda çizdiği karikatür, Stirner'in elimizdeki tek tasviridir; sigara içen, kenarda duran, az konuşan bir adam. Kitap çıktığında çevre şaşkına döndü: Sessiz öğretmen, hepsini birden yıkmıştı.
Kafadaki hayaletler
Stirner'in hamlesi basit ve acımasızdır. Feuerbach Hristiyanlığın Özü'nde (1841) Tanrı'nın insanın kendi özünü gökyüzüne yansıtması olduğunu göstermişti; din eleştirisi tamamlanmış görünüyordu. Stirner'e göre Feuerbach yalnızca efendiyi değiştirmişti: Tanrı'nın tahtına "İnsan"ı, "insanlığın özü"nü oturtmuştu ve tek tek bireyler artık Tanrı'ya değil "İnsan" idealine hizmet edecekti. Aynı şey liberaller için geçerliydi: Kralı yıkıp "devlet"i, "ulus"u, "hukuk"u kutsallaştırmışlardı. Sosyalistler "toplum"u, hümanistler "ahlak"ı. Bunların hepsi Stirner'in deyişiyle "kafadaki hayaletler", "sabit fikirler"di (fixe Ideen): Bireyin kendi yarattığı, sonra önünde diz çöktüğü soyutlamalar. Kitabın birinci kısmı "İnsan", ikinci kısmı "Ben" başlığını taşır; birincisi bu hayaletlerin tarihidir, ikincisi onlardan kurtulmuş "biricik"in portresi.
Biricik (der Einzige) hiçbir kavramın altına sokulamayan tekil bendir; kendini bir özün, bir görevin, bir idealin taşıyıcısı olarak değil, kendi gücünün ve "mülkiyeti"nin sahibi olarak görür. Stirner'in "egoizm"i bencillik övgüsü değildir; benliğin kendi dışındaki hiçbir yüce varlığa (Tanrı, İnsan, Devlet, Ahlak) borçlu olmaması talebidir. Özgürlük bile ona göre bir hayalettir: "Özgürlük" soyut bir ideal olarak istenirse yeni bir efendidir; Stirner özgürlük yerine "özlük"ü (Eigenheit), kendine ait olmayı önerir. Haklar da öyledir: Hak, güçlü olanın bana tanıdığı şeydir; biricik hak istemez, gücünün yettiğini alır. Toplum yerine "egoistler birliği" (Verein von Egoisten): İçinde kaldığım sürece bana yararlı olan, her an çıkabileceğim, beni asla aşmayan bir ilişki.
Sankt Max
Kitabın en ünlü okuru Marx'tı. Engels önce heyecanlandı ("bu egoizm, komünizmin başlangıç noktası yapılabilir" diye yazdı Marx'a), sonra fikir değiştirdi. Marx ve Engels 1845-46'da yazdıkları Alman İdeolojisi'nin üç yüz sayfadan fazlasını, "Sankt Max" başlığı altında Stirner'le alaya ayırdılar; kitabın kendisi uzun süre yayımlanmadı, ama tarihsel materyalizmin temel tezleri (bilinci yaşam değil, yaşam bilinci belirler) tam bu polemikte biçimlendi. Marx'ın gözünde Stirner, ideolojiyi eleştirdiğini sanırken kendisi en saf ideologdu: Hayaletlerden kurtulmak için kafanın içindeki kavramları değiştirmek yetmez, onları üreten toplumsal koşulları değiştirmek gerekir. Stirner'in "biricik"i, Marx'a göre, Berlin'in küçük burjuva bireyinin kendini evrensel sanmasıydı.
Nietzsche sorusu
Kitap hızla unutuldu; Stirner 1856'da Berlin'de yoksulluk içinde öldü. 1890'larda, Nietzsche'nin ünü yükselirken İskoç şair John Henry Mackay onu yeniden keşfetti ve bir "Nietzsche'nin öncüsü" tartışması başladı. Benzerlikler çarpıcı: Ahlakın soykütüğü, bireyin kavramlar karşısında özerkliği, "Tanrı öldü"nün hazırlanışı. Nietzsche'nin Stirner'i okuduğuna dair doğrudan kanıt yok; Overbeck'in eşinin anlattığı bir sohbet ve Basel kütüphane kayıtları dolaylı ipuçları verir. Bugün çoğu araştırmacı etkiyi kanıtlanamaz, akrabalığı ise açık görür; her ikisi de Hegel sonrası dünyada aşkın değerlerin çöküşünü sonuna kadar düşünen filozoflardır, ama Nietzsche'nin "değerlerin yeniden değerlendirilmesi"ne karşılık Stirner değerlerin kendisini hayalet sayar.
Stirner'in yirminci yüzyıldaki mirası anarşizm (Tucker, Mackay, bireyci anarşistler), varoluşçuluğun kıyısı ve postyapısalcı özne eleştirisidir; Deleuze onu "sorunun kahramanı" diye anar. Yeni Hegelcilik araştırmaları ise onu kendi bağlamına, Hegel'in mirasının bölünme anına geri koyar. Bir kız lisesi öğretmeninin kaleminden çıkan kitap, iki yüz yıl sonra hâlâ aynı soruyu soruyor: Diz çöktüğümüz hangi "yüce şeyler" aslında kendi yarattığımız hayaletler?
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 26 Ekim: Elizabeth Cady Stanton ve 'Kadının Kutsal Kitabı'
26 Ekim 1902'de New York'ta ölen Elizabeth Cady Stanton, 1848 Seneca Falls'ta 'bütün erkekler ve kadınlar eşit yaratılmıştır' diye yazan, yaşamının sonunda da kutsal metni kadın gözüyle yeniden okumaya cesaret eden düşünürdü. Oy hakkı mücadelesinin ötesinde: doğal haklar, din eleştirisi ve 'benliğin yalnızlığı'.

Felsefe Tarihinde Bugün — 24 Ekim: Tycho Brahe ve Leeuwenhoek, görmenin araçları
24 Ekim 1601'de Prag'da ölen Tycho Brahe, teleskop öncesi çağın en kesin gözlemlerini yaptı ve verilerini Kepler'e bıraktı; 24 Ekim 1632'de Delft'te doğan Antoni van Leeuwenhoek, kendi yaptığı merceklerle kimsenin görmediği bir dünyayı gördü. İki tarih, bilgi felsefesinin aynı sorusunu açıyor: Görmek ile bilmek arasında araç ne yapar?







.jpg?width=500)






