Felsefe Tarihinde Bugün — 19 Ağustos: Blaise Pascal'ın ölümü
Matematikçi, fizikçi ve düşünür Blaise Pascal 19 Ağustos 1662'de otuz dokuz yaşında öldü. Geriye tamamlanmamış bir kitabın notları kaldı: Düşünceler.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Blaise Pascal 19 Ağustos 1662'de, otuz dokuz yaşında Paris'te öldü. Kısa hayatına matematik, fizik ve felsefede birbirinden bağımsız görünen çalışmalar sığdırdı.
Önce matematik ve makine
Pascal on altı yaşında konikler üzerine bir inceleme yazdı. Yirmili yaşlarında, vergi memuru olan babasının hesaplarını kolaylaştırmak için mekanik bir hesap makinesi tasarladı. Boşluk ve hava basıncı üzerine yaptığı deneyler, dönemin "doğa boşluktan tiksinir" ilkesini sarstı.
Pierre de Fermat ile yazışmaları ise olasılık kuramının kurucu metinleri arasında sayılır. Bir kumar sorusundan doğan bu yazışma, belirsizlik altında karar vermeyi matematiğin konusu hâline getirdi.
Bahis
Pascal'ın felsefede en çok tartışılan argümanı, tam da bu olasılık düşüncesinden doğar. Bahis (le pari), Tanrı'nın varlığını kanıtlamaya çalışmaz; kanıtın mümkün olmadığını kabul ederek başlar.
Argümanın yapısı bir karar problemidir: Akıl bu soruda karar veremiyorsa, yine de yaşamak zorundayız ve yaşarken taraf tutmuş oluruz. Pascal, olası kazanç ve kayıpları karşılaştırır. Bugün karar kuramı diliyle okunduğunda, argüman beklenen fayda hesabının erken bir örneği olarak görülür — bu yüzden teologlardan çok iktisatçıların ve karar kuramcılarının ilgisini çeker.
Yaygın bir yanlış anlama şudur: Bahis, "inanmayı seçebilirsin" demez. Pascal inancın iradeyle üretilemeyeceğini bilir; önerisi, insanın kendini inanca açık kılacak bir yaşayış içine sokmasıdır.
Kalbin nedenleri
Düşünceler (Pensées), Pascal'ın tamamlayamadığı bir savunma kitabı için tuttuğu notlardan derlendi. Kopuk, bazen tek cümlelik parçalardan oluşan bu metin, biçimsel dağınıklığına rağmen Fransız düzyazısının doruklarından sayılır.
En bilinen cümlesi de oradadır: "Kalbin, aklın bilmediği kendine özgü nedenleri vardır."
Bu cümle çoğu zaman akıl karşıtı bir slogan gibi kullanılır; oysa Pascal'ın söylediği daha incedir. Ona göre ilk ilkeler — uzay, zaman, sayı — kanıtlanarak bilinmez, doğrudan kavranır. Akıl, kanıtlarını bu doğrudan kavrayışların üzerine kurar. Yani kalp aklın düşmanı değil, temelidir.
İki sonsuz arasında
Pascal'ın insan tablosu da buradan çıkar: İnsan, sonsuz büyük ile sonsuz küçük arasında asılı kalmış, kendi konumunu kavrayamayan bir varlıktır. Ama bu zayıflığın içinde bir ayrıcalık taşır — **"düşünen bir kamış"**tır. Evren onu ezebilir; ama evren ezdiğini bilmez, o bilir.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 21 Ağustos: Alexander of Hales'in ölümü
Paris Üniversitesi'nde skolastik öğretimin biçimini değiştiren Fransisken ilahiyatçı Alexander of Hales, 21 Ağustos 1245'te öldü.

Felsefe Tarihinde Bugün — 20 Ağustos: Schelling'in ölümü
Alman idealizminin üç büyük isminden biri olan Friedrich Wilhelm Joseph Schelling, 20 Ağustos 1854'te İsviçre'nin Bad Ragaz kentinde öldü. Berlin'de Hegel'in kürsüsünü devralmıştı.
Friedrich Wilhelm Joseph Schelling







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


