Felsefe Tarihinde Bugün: 14 Ekim — Hannah Arendt
14 Ekim 1906'da Hannover yakınında doğan Hannah Arendt, totalitarizmi, kötülüğün sıradanlığını ve 'insanlık durumu'nu düşündü; filozof değil siyaset kuramcısı olduğunu söylese de 20. yüzyıl siyaset felsefesinin en çok okunan ismi oldu. Heidegger'in öğrencisi, Jaspers'in dostu, Eichmann'ın muhabiri.
Kültür Servisi
Kitap, dergi ve etkinlik haberleri.

Hannah Arendt 14 Ekim 1906'da Hannover yakınındaki Linden'de, asimile olmuş, sosyal demokrat bir Yahudi ailede doğdu; Königsberg'de, Kant'ın şehrinde büyüdü. On dört yaşında Kant'ı ve Jaspers'i okumuştu. 1924'te Marburg'da Heidegger'in öğrencisi ve sevgilisi oldu; Heidegger evliydi, ilişki gizliydi ve Arendt sonradan bunu hayatının "en büyük sırrı" olarak taşıdı. 1928'de Heidelberg'de Jaspers'in yanında Augustinus'ta sevgi kavramı üzerine doktorasını verdi. 1933'te Gestapo tarafından sekiz gün tutuklandı, Paris'e kaçtı, Yahudi çocukları Filistin'e gönderen Youth Aliyah'ta çalıştı; 1940'ta Gurs kampına kapatıldı, kaçtı, 1941'de New York'a ulaştı. On sekiz yıl vatansız yaşadı; "Biz Mülteciler" (1943) bu deneyimin yazısıdır. 1951'de ABD yurttaşı oldu, Princeton'da tam profesörlük verilen ilk kadın oldu, New School'da ders verdi ve 4 Aralık 1975'te New York'ta, Zihnin Yaşamı'nın üçüncü cildinin ilk sayfasını daktiloya taktığı gece öldü.
Totalitarizm
Totalitarizmin Kaynakları (1951), Nazizmi ve Stalinizmi aynı yeni fenomenin iki biçimi olarak ele alan ilk büyük çözümlemedir: Antisemitizm, emperyalizm ve kitle toplumu bir araya gelince ortaya çıkan, terörün yönetim aracı olmaktan çıkıp özü hâline geldiği, "her şey mümkündür"ü kanıtlamaya çalışan ve insanı gereksiz kılan bir rejim. Kitabın en çok alıntılanan tezi, totalitarizmin "yalnızlık" (loneliness) üzerinde yükseldiğidir: Kamusal dünyayla bağı kopmuş, birbirinden yalıtılmış kitleler ideolojinin "mantıksal" tutarlılığına kapılır. "Hakların olmasına hak" (the right to have rights) formülü de bu kitaptandır: Vatansızın kaybettiği şey şu ya da bu hak değil, bir siyasal topluluğa ait olma hakkıdır.
İnsanlık durumu
İnsanlık Durumu (1958) felsefesinin merkezidir. İnsan etkinliğini üçe ayırır: Emek (biyolojik yaşamın döngüsü), iş (kalıcı bir dünya yapmak) ve eylem (başkalarıyla birlikte, konuşarak, yeni bir şey başlatmak). Modern çağın felaketi, eylemi emeğe indirgemesi ve kamusal alanı yok etmesidir. Arendt'in en özgün kavramı doğarlık (natality): Heidegger'in ölüme doğru varlığına karşı, her insan dünyaya bir başlangıç olarak gelir; eylem, doğmuş olmamızın siyasal karşılığıdır. "İnsanlar doğdukları için eylemde bulunur." Devrim Üzerine (1963) Amerikan devrimini özgürlüğü kurduğu için Fransız devrimine yeğler; Geçmişle Gelecek Arasında otorite, özgürlük ve hakikat üzerine denemelerdir.
Eichmann ve kötülüğün sıradanlığı
1961'de New Yorker için Kudüs'te Adolf Eichmann davasını izledi; 1963'te Eichmann Kudüs'te: Kötülüğün Sıradanlığı Üzerine Bir Rapor çıktı ve hayatının en büyük tartışmasını başlattı. Eichmann bir canavar değil, klişelerle konuşan, düşünme yetisinden yoksun, kariyer peşinde bir bürokrattı; kötülük derin ve şeytani değil, "sıradan"dı, düşüncesizlikten doğuyordu. Yahudi Konseylerinin işbirliğine dair pasajlar İsrail'de ve Amerika'da öfkeyle karşılandı; Gershom Scholem ona "Yahudi halkına sevgi" (Ahavat Israel) duymadığını yazdı, Arendt "ben bir halkı sevmem, dostlarımı severim" diye cevap verdi. Tartışma hâlâ sürüyor: Tarihçiler Eichmann'ın Arendt'in sandığından çok daha fanatik bir antisemit olduğunu gösterdi; ama "düşüncesizlik" tezi, son kitabı Zihnin Yaşamı'na (ö. s. 1978) giden yolu açtı: Düşünmek, Sokrates'in yaptığı gibi kendi kendiyle konuşmak, insanı kötülükten alıkoyabilir mi?
Arendt "filozof" denmesine itiraz etti; felsefenin tekil insanı, siyasetin ise "insanların çoğulluğunu" düşündüğünü söylüyor ve kendini siyaset kuramcısı sayıyordu. Yine de 21. yüzyılda en çok okunan 20. yüzyıl düşünürlerinden biri oldu: Vatansızlık, mülteciler, popülizm, yalan siyaseti ("Hakikat ve Siyaset", "Siyasette Yalan") ve kamusal alanın çöküşü üzerine yazdıkları her krizde yeniden basılıyor. Sitemizde Lea Ypi'ye verilen Hannah Arendt Ödülü'nü ve Seyla Benhabib'in Jaspers Ödülü'nü ele alırken Arendt'in mirasının bugün kimler tarafından taşındığına bakmıştık.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün: 18 Ekim — Henri Bergson, süre ve yaratıcı evrim
18 Ekim 1859'da Paris'te doğan Henri Bergson, 'süre' kavramıyla zamanı saatin dışına çıkardı; Yaratıcı Evrim'le Nobel aldı, Einstein'la zaman üzerine tartıştı, Vichy'nin ayrıcalığını reddedip Yahudi olarak kaydoldu. Deleuze'ün 'Bergsonculuk'uyla geri dönen filozof.

Felsefe Tarihinde Bugün: 17 Ekim — Ingeborg Bachmann, Heidegger'i eleştiren şair
17 Ekim 1973'te Roma'da ölen Ingeborg Bachmann, Alman dilinin en büyük şairlerinden biriydi; ama Viyana'da felsefe okumuş, 1949'da Heidegger'in varoluş felsefesinin eleştirel alımlanışı üzerine doktora yapmış, Wittgenstein'ı Avusturya'da ilk savunanlardan olmuştu. 'Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır' cümlesini şiire taşıyan filozof-şair.







.jpg?width=500)






