Rusya'da 450'den fazla araştırmacı: Üniversitenin geleceği tartışılıyor
Rusya Bilim Tarihi ve Felsefesi Derneği'nin V. Uluslararası Kongresi 2-4 Ekim'de Nijniy Novgorod'da toplandı. Başlık büyük bir felsefi soru: 'Bilgi toplumunda üniversitenin misyonu: Faydacılık ile akademik özgürlük arasında.' Programda yapay zekâ, akademik etik ve 'yapay zekâ çağında bilim ve sahte bilim' yuvarlak masası da var.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.
.jpg?width=1600)
Batı felsefe medyasında neredeyse hiç görünmeyen ama felsefe dünyasının önemli toplantılarından biri geçen hafta sonu Rusya'da yapıldı. 2-4 Ekim'de Nijniy Novgorod'daki N. İ. Lobaçevski Devlet Üniversitesi'nde, Rusya Bilim Tarihi ve Felsefesi Derneği'nin (RŞPS) V. Uluslararası Kongresi toplandı. Düzenleyiciler arasında Rusya Bilimler Akademisi Felsefe Enstitüsü ve Nijniy Novgorod Bilim İnsanları Evi de var. Başlık, bir kongre adından çok bir felsefe sorusu: "Bilgi toplumunda üniversitenin misyonu: Faydacılık ile akademik özgürlük arasında."
Düzenleme kurulunun eş başkanları, RAN muhabir üyesi ve sosyal epistemoloji uzmanı İlya Kasavin ile derneğin başkanı, St. Petersburg Avrupa Üniversitesi'nden Lada Şipovalova. Kongre çağrısı sorunu açıkça koyuyor: Modern üniversite temel bir çelişkiyle karşı karşıya. Bir yanda "bilgi yönetimi" mantığı, niceliksel göstergelerle ve hemen uygulanabilirlikle ölçülen verimlilik talep ediyor; öte yanda üniversitenin bilgi üretme ve onu özgürce aktarma biçimindeki klasik misyonu, akademik özgürlük ilkesinden ayrılamıyor. Çağrı, tartışmanın merkezine şu ikilemi koyuyor: Üniversite, faaliyeti patentlerle ve dış finansman hacmiyle değerlendirilen bir "yenilik işletmesi"ne mi dönüşmeli; yoksa ana değeri eleştirel düşünüm ve yalnızca faydacı amaçlara tabi olmayan bilgi üretimi olan özerk bir entelektüel merkez olarak mı kalmalı? Dijitalleşme ve "tekno-bilim" koşullarında, üniversitenin özgür tartışma, riskli araştırma programları ve değeri anında pratik ya da mali getiriye indirgenemeyen bilgi üretimi alanı olarak nasıl korunabileceğine özel dikkat gösterileceği söyleniyor.
Üniversite ne için vardır?
Soru evrensel. Dünyanın hemen her ülkesinde üniversiteler giderek proje, patent, fon, yayın sayısı, istihdam oranı ve teknoloji transferi üzerinden değerlendiriliyor. Bu sistemin güçlü yanları var: Bilim ekonomik ve teknolojik gelişmeye dönüşebiliyor, üniversite topluma daha fazla katkı sağlıyor. Ama bir risk de doğuyor: Bilginin değeri yalnızca işe yararlılığıyla ölçülmeye başlanırsa ne olur? Felsefe bu sorunun tam ortasında duruyor. Bir Platon araştırmasının patent üretmesi beklenmez; Kant üzerine bir çalışmanın piyasa değeri hesap tablosunda gösterilemez. Üniversite yalnızca ölçülebilir çıktılardan oluşuyorsa, felsefenin varlığı sürekli savunulmak zorunda kalır. Bu yüzden kongredeki "akademik özgürlük" kavramı, akademisyenlerin rahat çalışma hakkından fazlasını ifade ediyor: Bilginin kısa vadeli faydaya indirgenmemesi gerektiği fikrini.
Yapay zekâ tam ortada
Kongrenin oturumları arasında "Bilgi teknolojilerinin ve yapay zekânın felsefi sorunları" başlıklı bir bölüm var; programda yapay zekâ ve eğitim, bilimsel araştırmada üretken yapay zekâ, akademik etik, bilişsel süreçlerin dönüşümü ve yapay zekâ çağında araştırmanın bağımsızlığı gibi başlıklar yer alıyor. Üniversitenin misyonu tartışmasının artık yapay zekâdan ayrı düşünülemeyeceğinin bir göstergesi bu.
Dikkat çeken bir başlık da "yapay zekâ teknolojileri çağında bilim ve sahte bilim" yuvarlak masası. Üretken yapay zekâ bilimsel bilgiye erişimi kolaylaştırırken sahte bilimsel metin üretmenin maliyetini de sıfıra yaklaştırdı. Eskiden kötü bir sahte bilim metni yazmak bile zaman alırdı; bugün dakikalar içinde uydurma kaynaklar, uydurma istatistikler ve akademik görünümlü argümanlar üretilebiliyor. Bu yüzden epistemoloji artık yalnızca "bilgi nedir" sorusunu değil, "yapay zekâ çağında bilgiyi sahtesinden nasıl ayıracağız" sorusunu da cevaplamak zorunda. Programda ayrıca, bilgi sosyolojisindeki "Güçlü Program"ın 50. yılı vesilesiyle "Nasıl gerekçelendirilmiş bir göreci olunur" başlıklı bir oturum da var.
Neden izlemek gerekiyor?
Rusya'daki akademik felsefenin Batı'daki görünürlüğü, 2022'den bu yana daha da azaldı. Oysa bu kongrenin programı, Rus akademik felsefesinin bilim felsefesi, sosyal epistemoloji, mantık, bilinç felsefesi, teknoloji ve yapay zekâ gibi alanlarda yoğun bir tartışma yürüttüğünü gösteriyor. Bu üretimi Rusya'nın siyasal bağlamından, akademik özgürlüğün bizzat Rusya'da ne durumda olduğu sorusundan bağımsız düşünmek mümkün değil; "akademik özgürlük" başlıklı bir kongrenin tam da bu ülkede toplanmasının ironisini de görmek gerekir. Ama tam bu yüzden izlenmesi gerekiyor. Küresel felsefe haritası yalnızca Anglo-Amerikan ve Batı Avrupa üniversitelerinden oluşmuyor: Nijniy Novgorod'da, Pekin'de, Seul'de, Tokyo'da ve Dakar'da da felsefe yapılıyor ve bu merkezlerin birbirinden habersiz tartıştığı sorular şaşırtıcı biçimde aynı.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler
.jpg?width=1600)
Nishan Forumu: Konfüçyüsçülük yapay zekâ çağında yeniden sahnede
Konfüçyüs'ün doğum yeri Qufu'da 28-29 Eylül'de toplanan 12. Nishan Dünya Medeniyetler Forumu'na 49 ülkeden 340'tan fazla konuk katıldı. Ana tema 'medeniyet, düzen, adalet'ti; ama en çok konuşulan alt başlık 'yapay zekâ ve dünya uyumu' oldu. Ren ve yi algoritmaya gömülebilir mi? Çin'in küresel felsefe iddiasının yeni sahnesi.
Konfüçyüs, Yanis Varoufakis
.jpg?width=1600)







.jpg?width=500)






