Nishan Forumu: Konfüçyüsçülük yapay zekâ çağında yeniden sahnede
Konfüçyüs'ün doğum yeri Qufu'da 28-29 Eylül'de toplanan 12. Nishan Dünya Medeniyetler Forumu'na 49 ülkeden 340'tan fazla konuk katıldı. Ana tema 'medeniyet, düzen, adalet'ti; ama en çok konuşulan alt başlık 'yapay zekâ ve dünya uyumu' oldu. Ren ve yi algoritmaya gömülebilir mi? Çin'in küresel felsefe iddiasının yeni sahnesi.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.
.jpg?width=1600)
28 Eylül sabahı Shandong'un Qufu kentinde, Hanfu giymiş öğrenciler ellerinde tütsü sunaklarıyla Konfüçyüs Tapınağı'na doğru yürüdü. Konfüçyüs'ün 2577. doğum yıl dönümüydü; 2026 Çin Uluslararası Konfüçyüs Kültür Festivali açıldı ve aynı gün, Konfüçyüs'ün doğduğu Ni Dağı'nın eteğinde 12. Nishan Dünya Medeniyetler Forumu başladı. İki gün süren foruma 49 ülke ve bölgeden 340'tan fazla akademisyen ve konuk katıldı. Ana tema üç kelimeydi: Medeniyet, düzen, adalet.
Festival 1984'te Qufu'da yerel bir anma olarak başlamıştı; kırk yılda uluslararası bir kültür festivaline, forumla birleşince de Çin'in dünya ile "medeniyetler diyaloğu"nu yürüttüğü başlıca akademik platforma dönüştü. Bu yıl açılış töreni ilk kez Konfüçyüs Araştırma Enstitüsü'nde yapıldı; Economic Observer bu mekân değişikliğini festivalin akademik derinliğe kaymasının simgesi olarak okuyor.
"Üç aşma"
Forumun akademik komite başkanı, Tsinghua Üniversitesi'nden Konfüçyüsçülük tarihçisi Chen Lai, medeniyetler arası ilişkiyi üç ilkeyle özetledi: Kültürel engelleri kültürel alışverişle, kültürel çatışmayı karşılıklı öğrenmeyle, kültürel üstünlük iddiasını kültürel kapsayıcılıkla aşmak. Kamboçya ve Pakistan'dan gelen siyasetçilerin konuşmaları da aynı dili paylaştı: "Medeniyet, düzen ve adalet üç ayrı mesele değil; medeniyet kimlik ve bilgelik verir, düzen barışçıl birlikte yaşamanın koşullarını sağlar, adalet bu düzeni korur." Forumun sonunda kabul edilen 2026 Nishan Konsensüsü, medeniyetlerin çeşitliliğini temel bir özellik olarak tanımlıyor ve Konfüçyüs'ün "farklılık içinde uyum" (he er bu tong) ilkesini öne çıkarıyor.
Yapay zekâ ve dünya uyumu
Forumun içinde ve dışında en çok konuşulan konu, bu yıl özel olarak tasarlanan "yapay zekâ ve dünya uyumu" alt oturumuydu. Gerekçe açık: Algoritmalar üretime ve hayata derinden katıldığında, büyük modeller bilgi üretiminin ve dolaşımının yollarını yeniden biçimlendirdiğinde, verimlilik artışının yanında algoritmik önyargı yüzünden derinleşen kültürel engeller, dijital uçurum yüzünden açılan kalkınma farkı, bulanıklaşan etik sınırlar ve güven krizi geliyor. Forumun iddiası, bu sorunların yalnızca teknik mantıkla çözülemeyeceği ve "Doğu medeniyeti perspektifi"nin küresel yapay zekâ yönetişimine özgün bir değer yönelimi katabileceği.
Tsinghua'dan kamu politikası uzmanı Xue Lan'ın konuşması oturumun omurgasıydı. Xue'ye göre küresel yapay zekâ yönetişimi artık "yönetilmeli mi" tartışması değil, oyunu. Dünya kurumsal inşa için önemli bir fırsat penceresinde, ama parçalı yönetişim ve büyük güçlerin ayrışan tutumları gibi yapısal çelişkilerle karşı karşıya. Önerisi: yeni tipte çok taraflı iş birliği platformları, büyük güçler arasında eşgüdüm, kapsayıcı iş birliğiyle dijital uçurumun kapatılması ve yapay zekânın "tek bir kültür tarafından tekelleştirilmesi"nin reddi. Bu tez, geçen hafta tartışmasında ele aldığımız soruyla doğrudan kesişiyor: Bulut sermayesini kim denetleyecek?
İlgili Haberler
.jpg?width=1600)
Rusya'da 450'den fazla araştırmacı: Üniversitenin geleceği tartışılıyor
Rusya Bilim Tarihi ve Felsefesi Derneği'nin V. Uluslararası Kongresi 2-4 Ekim'de Nijniy Novgorod'da toplandı. Başlık büyük bir felsefi soru: 'Bilgi toplumunda üniversitenin misyonu: Faydacılık ile akademik özgürlük arasında.' Programda yapay zekâ, akademik etik ve 'yapay zekâ çağında bilim ve sahte bilim' yuvarlak masası da var.
.jpg?width=1600)







.jpg?width=500)






%20Family%20Mansion%2C%20Qufu%20(13044335945).jpg?width=600)

