Machiavelli'yi yanlış okumanın beş yüz yılı
Adı bir sıfata dönüştü: 'makyavelist'. Oysa Machiavelli hayatının büyük bölümünü cumhuriyet savunusuna adadı, en uzun kitabını halkın bilgeliğini övmeye ayırdı ve Prens'i işsiz kaldığı bir sürgünde yazdı. Asıl radikalliği ahlaksızlığında değil — siyaseti ahlaktan ayrı bir bilgi alanı saymasında.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Bir düşünürün adının sıfata dönüşmesi, genellikle yanlış anlaşıldığının işaretidir.
Makyavelist: Amaca ulaşmak için her yolu meşru gören, ilkesiz, hesapçı.
Bu sıfat, onu üreten adamın hayatına neredeyse hiç uymuyor.
Niccolò Machiavelli (1469-1527) Floransa Cumhuriyeti'ne on dört yıl memur olarak hizmet etti. Cumhuriyet düştüğünde işini kaybetti, tutuklandı, işkence gördü ve şehir dışına sürüldü. Prens'i o sürgünde, geri dönme umuduyla yazdı — ve kitap yaşarken yayımlanmadı.
Aynı yıllarda çok daha uzun bir başka kitap daha yazıyordu: Titus Livius'un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler. Konusu cumhuriyet, halkın rolü ve özgürlüğün korunması.
Bu iki kitabı yan yana koymadan Machiavelli okunmaz.
Kopuş nerede?
Machiavelli'nin radikalliği, kötülüğü savunmasında değil. Ondan önce de iktidar hileleri yazılmıştı.
Kopuş, soruyu değiştirmesinde.
Ortaçağ boyunca hükümdarlara yazılan öğüt kitapları — speculum principis, "hükümdar aynası" türü — tek bir soruyu sordu: İyi bir hükümdar nasıl olmalı? Yanıt erdemler listesiydi: adalet, cömertlik, merhamet, dindarlık.
Machiavelli başka bir soru sordu: İktidar fiilen nasıl kazanılır, korunur ve kaybedilir?
Bu, "olması gereken"den "olan"a geçiştir. Kendi ifadesiyle, hayal edilmiş cumhuriyetlerin peşinden gitmek yerine şeylerin fiilî hakikatinin ardına düşer.
Ve buradan meşhur sonuç çıkar: İyi olmak isteyen bir hükümdar, iyi olmayan bu kadar insan arasında yıkıma uğrar. Öyleyse iyi olmamayı da öğrenmeli ve bunu gerektiğinde kullanmalıdır.
Dikkat: "her zaman" değil, "gerektiğinde". Machiavelli kötülüğü tavsiye etmiyor; onu bir araç kutusuna koyuyor ve ne zaman açılacağını siyasal yargıya bırakıyor.
Virtù: erdem değil
Machiavelli'nin en çok yanlış çevrilen kavramı virtù'dur.
Latince virtus, Hıristiyan gelenekte "erdem"e dönüşmüştü: alçakgönüllülük, merhamet, sabır.
Machiavelli sözcüğü Roma'daki anlamına geri döndürür: vir — adam. Virtù, bir insanın olayları biçimlendirme kapasitesidir. Cesaret, kararlılık, zamanlama duygusu, gerektiğinde acımasız olabilme.
Bu yüzden Machiavelli'de virtù ahlaki bir nitelik değil, etkinlik kapasitesidir. Bir hükümdar merhametli olabilir ya da olmayabilir; virtù, hangisinin ne zaman gerektiğini bilmektir.
Fortuna: nehir ve set
Virtù'nun karşısında fortuna durur — talih.
Machiavelli'nin bu ikili için kullandığı benzetme, düşüncesinin özetidir: Talih, taşkın bir nehre benzer. Coştuğunda ovaları basar, ağaçları söker, evleri yıkar. Kimse önünde duramaz.
Ama nehir sakinken setler ve kanallar yapılabilir. O zaman taşkın geldiğinde ya kanallara akar ya da taşkınlığı bu kadar yıkıcı olmaz.
Buradaki felsefi iddia güçlüdür: İnsan olayların yarısına hükmedebilir. Tesadüf ortadan kalkmaz; ama hazırlıklı olan onunla baş edebilir.
Bu, kaderi kabul eden antik Stoacılıktan da, her şeyi ilahi takdire bağlayan ortaçağ görüşünden de ayrılır. Machiavelli'nin insanı ne özgürdür ne belirlenmiştir — yarı yarıya bir varlıktır.
Söylevler: asıl kitap
Prens ünlüdür; ama Machiavelli'nin siyasal düşüncesi Söylevler'de kurulur.
Kitabın merkezî tezleri, "makyavelizm" klişesiyle taban tabana zıttır:
Cumhuriyet monarşiden üstündür. Çünkü daha uzun ömürlü ve daha güçlüdür.
Çatışma iyidir. Roma'nın büyüklüğü, patrisyenler ile plebler arasındaki sürekli çekişmeye borçludur. Machiavelli'den önce hiçbir siyaset kuramcısı iç çatışmayı bir erdem saymamıştı. Uyum ideali evrenseldi. Machiavelli, gerilimin kurumları canlı tuttuğunu savunur.
Halk hükümdardan daha bilgedir. Halk, kendi çıkarını korumak ister; hükümdar, başkalarını ezmek ister. Bu yüzden özgürlüğün bekçiliği halka verilmelidir.
Yozlaşma asıl tehlikedir. Bir cumhuriyet dışarıdan değil, içeriden — yurttaş erdeminin çürümesiyle — çöker.
Bu son tez, sitemizde bugün ele aldığımız J. G. A. Pocock'un "Makyavelci an" kavramının kaynağıdır: Bir cumhuriyetin kendi zaman içindeki kırılganlığıyla yüzleştiği an.
İki kitap nasıl uzlaşır?
Yorumcular yüzyıllardır bu soruyla uğraşıyor. Başlıca yanıtlar:
Konjonktür okuması: Prens, yozlaşmış bir düzende yeni bir devlet kurmak için yazılmıştır; Söylevler, kurulmuş bir cumhuriyeti sürdürmek için. Farklı görevler, farklı araçlar gerektirir.
Cumhuriyetçi okuma: Rousseau'nun ileri sürdüğü tez. Prens aslında bir hiciv, gizli bir cumhuriyetçi metindir: Tiranlığın yöntemlerini açık ederek halkı uyarır.
Bütünlük okuması: İki kitap da aynı ilkeye dayanır — siyaset, ahlaktan bağımsız kendi mantığına sahip bir alandır. Bu mantık monarşide bir, cumhuriyette başka biçim alır.
Bugün akademide en yaygın kabul gören, üçüncüsüdür.
Eleştiriler
Machiavelli'ye yöneltilen en ciddi itiraz, ahlaksızlık suçlaması değil.
Isaiah Berlin'in tezi daha rahatsız edicidir: Machiavelli ahlakı reddetmez; iki ayrı ahlak olduğunu gösterir. Hıristiyan ahlakı ile klasik yurttaş ahlakı, ikisi de tutarlıdır, ama bağdaşmazlar. Bir siyasetçi ikisini birden yaşayamaz.
Berlin'e göre Machiavelli'nin gerçek yıkıcılığı budur: Değerlerin nihai olarak uzlaşabileceği fikrini yıkmak.
İkinci itiraz pratik: Machiavelli'nin tavsiyeleri işe yarıyor mu? Cesare Borgia — Prens'in örnek figürü — sonunda başarısız oldu ve yoksul öldü. Machiavelli'nin kendi diplomatik kariyeri de parlak değildi.
Üçüncü itiraz tarihsel: Machiavelli'nin "şeylerin fiilî hakikati" dediği şey, aslında Rönesans İtalya'sının özgül koşullarıdır. Evrensel bir siyaset bilimi değil, bir dönemin haritasıdır.
Neden hâlâ okunuyor?
Machiavelli'nin kalıcılığı, bir yöntemden geliyor: Siyaseti kendi terimleriyle düşünmek.
Bir siyasal kararı "ahlaki mi" diye sormadan önce, "hangi güç dengesinde alındı, kimin çıkarına hizmet ediyor, ne kadar sürdürülebilir" diye sormak — bugün siyaset biliminin varsayılan tutumudur. Bu tutumun adı Machiavelli'dir.
Bunun bir bedeli var ve Machiavelli bunun farkındaydı. Siyaseti ahlaktan ayırmak, ahlakı siyasetten dışlamaya kadar götürülebilir. Yirminci yüzyıl, bu kaymanın nereye vardığını gösterdi.
Ama Machiavelli'nin savunması da elde: Bir hastalığı teşhis etmek, onu onaylamak değildir.
Türkçede: Prens (Hükümdar) ve Söylevler'in birçok çevirisi bulunuyor. Söylevler'in Machiavelli'nin asıl siyasal metni olduğu, Türkiye'de hâlâ yeterince bilinmiyor.
Not: Machiavelli fotoğraf öncesi bir dönemde yaşadığından, kapak görseli olarak Santi di Tito'nun 16. yüzyılda yaptığı ve Palazzo Vecchio'da sergilenen kanonik portre kullanılmıştır.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Foucault: 'normal' dediğimiz şeyi kim, nasıl kurdu?
Delilik, hastalık, suç ve cinsellik üzerine yazdı; ama tek bir soruyu sordu: İnsan kendini nasıl özne hâline getirir ve bu süreçte iktidar nasıl işler? Foucault'nun asıl mirası kitapları değil, bir şüphe alışkanlığı — ve dijital gözetim çağında o alışkanlık her zamankinden gerekli.

Annette Baier ve yavaş felsefe: yapay zekâ çağında dirilen bir öneri
Güveni ahlak felsefesinin merkezine yerleştiren Hume yorumcusu, otuz yıl önce akademik değerlendirme için bir öneri yapmıştı: Adayı bütün yayınlarıyla değil, kendi seçtiği dört yazısıyla değerlendirin. Yapay zekâ metin üretimini bedavaya indirdiğinde bu öneri yeniden gündeme geldi.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


