Annette Baier ve yavaş felsefe: yapay zekâ çağında dirilen bir öneri
Güveni ahlak felsefesinin merkezine yerleştiren Hume yorumcusu, otuz yıl önce akademik değerlendirme için bir öneri yapmıştı: Adayı bütün yayınlarıyla değil, kendi seçtiği dört yazısıyla değerlendirin. Yapay zekâ metin üretimini bedavaya indirdiğinde bu öneri yeniden gündeme geldi.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Bazı öneriler yapıldıkları anda anlaşılmaz, otuz yıl sonra kaçınılmaz hâle gelir.
Annette Baier'in akademik değerlendirme önerisi böyle bir öneri.
Yeni Zelanda doğumlu Baier (1929-2012), yirmi dört yıl Pittsburgh Üniversitesi'nde ders verdi ve 1997'de emekli oldu. Hume yorumculuğunun çağdaş dönemdeki en önemli isimlerinden biriydi; ama asıl kalıcı katkısı başka bir yerde.
Güven: ahlak felsefesinin unutulmuş kavramı
Baier'in 1986 tarihli "Trust and Antitrust" makalesi, çağdaş ahlak felsefesinde bir alan açtı.
Tespiti basitti ve rahatsız ediciydi: Ahlak felsefesi yüzyıllardır eşit ve özerk yetişkinler arasındaki sözleşme modelinden hareket ediyordu. Kant'ta ödev, faydacılıkta hesap, sözleşmecilikte anlaşma — hepsi karşılıklı olarak bağımsız tarafları varsayıyordu.
Oysa insan hayatının büyük bölümü bu modele uymaz.
Bebek ile ebeveyn arasında sözleşme yoktur. Hasta ile hekim, öğrenci ile öğretmen, yaşlı ile bakıcı arasında eşitlik yoktur. Bu ilişkilerde belirleyici olan şey güvendir — ve güven, tanımı gereği eşitsiz bir ilişkidir: Güvenen taraf kendini savunmasız kılar.
Baier'in sorusu şuydu: Ahlak felsefesi neden bu ilişkileri kenarda bırakıp yalnızca eşitler arası anlaşmayı inceledi?
Yanıtı da açıktı. Çünkü felsefeyi yazanlar, hayatlarının bakım gerektiren kısmını başkalarına — çoğunlukla kadınlara — devretmiş erkeklerdi.
Güvenin çözümlemesi
Baier güveni yalnızca eleştirel bir kavram olarak kullanmadı; çözümledi.
Güven, ona göre üç terimli bir ilişkidir: A, B'ye X konusunda güvenir. Yani güven her zaman belirli bir alana ilişkindir. Bir insana çocuğunuzu emanet edebilir ama paranızı emanet etmeyebilirsiniz.
İkinci ayrımı daha keskin: Güven ile güvenilirlik aynı şey değil. Bir ilişkide güven varsa, bu ilişkinin ahlaki olarak iyi olduğunu göstermez. Baier'in ölçütü ünlüdür:
Bir güven ilişkisi, tarafların ona nasıl güvendikleri açığa çıktığında ayakta kalabiliyorsa ahlakidir.
Sömürüye dayalı ilişkiler bu testi geçemez. Çünkü sömüren taraf, ilişkinin gerçek yapısı görünür olduğunda güveni kaybeder.
Bu ölçüt bugün kurumsal güven, dijital platformlar ve algoritmik sistemler tartışmasında doğrudan kullanılıyor: Bir sistem, nasıl çalıştığını kullanıcıya açıkladığında güveni sürdürebiliyor mu?
Hume okuması
Baier'in Hume çalışması bu hattan ayrı değil.
A Progress of Sentiments (1991), Hume'un İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme'sini bir bütün olarak okur — ki bu alışılmış değildir; Hume genellikle epistemoloji kısmıyla anılır.
Baier'in tezi şu: Hume'un kitabı, aklın kendini temellendiremediğini gösterdikten sonra ne yapılacağını anlatır. Yanıt duygulanımdır, alışkanlıktır ve birlikte yaşama pratiğidir. Yani Hume'un kuşkuculuğu bir çıkmaz değil, toplumsal bir etiğe açılan kapıdır.
Bu köşede geçen hafta Hume'un ölüm yıldönümünü anmıştık. Baier'in okuması, o hattın çağdaş devamı.
"Yavaş felsefe" önerisi
Baier'in akademiye yönelik önerisi, Moral Prejudices kitabında parantez içinde ve soru işaretiyle geçen bir cümleden doğdu.
Öneri şu: Kadroluluk ve terfi kararlarında aday, bütün yayın listesiyle değil, kendi seçtiği dört yazısıyla değerlendirilsin.
2015'te Pittsburgh'dan Jennifer Whiting — Baier'in on yıl meslektaşı olmuş bir isim — bu öneriyi Daily Nous'ta ayrıntılı biçimde savundu. Yazının başlığı "Mütevazı Bir Öneri: Yavaş Felsefe"ydi.
Mantığı şuydu: Nicelik ölçütü, felsefede yanlış olanı ödüllendirir. Bir felsefeci yılda dört makale yayımlıyorsa, muhtemelen hiçbirini yeterince uzun düşünmemiştir. Oysa alanın tarihindeki dönüştürücü metinlerin çoğu, yıllarca üzerinde çalışılmış tekil yazılardır.
Öneri o dönemde ilgi gördü ama uygulanmadı.
Neden şimdi geri döndü?
19 Ağustos'ta Daily Nous, öneriyi yeniden gündeme getirdi. Gerekçe teknolojik.
Üretken yapay zekâ, akademik metin üretiminin maliyetini radikal biçimde düşürdü. Bir taslak hazırlamak, kaynakça çıkarmak, literatür özeti yazmak artık saatler değil dakikalar alıyor.
Bunun doğrudan sonucu şu: Yayın sayısı, artık emeğin göstergesi olmaktan çıkıyor.
Nicelik ölçütü zaten sorunluydu; şimdi ölçmeyi iddia ettiği şeyle bağını tümüyle yitirdi. Bir adayın kırk yayını varsa, bu ne çalışkanlığını ne de derinliğini gösteriyor.
Sitemizde bu ay aktardığımız Philosophy & Public Affairs dergisinin yapay zekâ yazarlığını yasaklaması ve ardından başlayan suçlama tartışması, aynı problemin yayıncılık tarafıydı. Baier'in önerisi ise değerlendirme tarafına bakıyor.
Ve çözüm önerisi tespit araçlarına dayanmıyor. Basitçe ölçütü değiştiriyor: Kaç yazı yazdığını değil, en iyi dört yazının ne olduğunu sor.
Yapay zekâ, dört iyi yazı üretmeyi kolaylaştırmıyor. Kırk vasat yazı üretmeyi kolaylaştırıyor.
Baier'in kendi hikâyesiyle bağı
Önerinin Baier'den gelmesi tesadüf değil.
Baier akademik kariyerine geç başladı ve az ama uzun düşünülmüş yazdı. Külliyatı büyük ölçüde makalelerden oluşur; kitapları da makale derlemeleridir. "Trust and Antitrust" tek bir makaledir ve bir alan açmıştır.
Ayrıca önerisi, kadın akademisyenlerin kariyer takvimine ilişkin daha geniş bir eleştirinin parçasıydı — bu yönü zamanında yanlış aktarıldı ve Baier'e ait olmayan bir öneri ona atfedildi.
Whiting'in 2015 yazısı, bu yanlış aktarımı düzeltmeyi de amaçlıyordu.
Bugün ne söylüyor?
Baier'in iki katkısı aynı sezgiye dayanıyor.
Güven kavramında: Ahlaki hayat, eşitler arası anlaşmadan ibaret değildir; savunmasızlık ve bağımlılık da ahlakın konusudur.
Yavaş felsefe önerisinde: Entelektüel değer, sayılabilir çıktıya indirgenemez; zaman gerektiren şeyler vardır.
İkisi de aynı şeyi reddediyor: İnsan ilişkilerinin ve düşüncenin, hesaplanabilir birimlere çevrilebileceği varsayımını.
Bu reddin, ölçme ve otomasyonun her alana yayıldığı bir dönemde neden yeniden okunduğu anlaşılır.
Türkçede
Baier'in kitapları Türkçeye çevrilmedi. "Trust and Antitrust" makalesi, güven etiği üzerine Türkçe literatürde sıkça atıf alan metinler arasında.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Camus'nün arşivi Fransa'ya geçti: 9 milyon euroluk bir edebiyat kararı
Fransa Millî Kütüphanesi, Camus arşivini 9 milyon euroya satın aldı — devletin edebî miras alanındaki en büyük edinimi. Koleksiyonda Yabancı'nın bilinen tek çalışma nüshası ve ölüm kazasındaki arabada bulunan İlk Adam müsveddesi var.

Spinoza: aforoz edilen adamın sakin intikamı
Yirmi üç yaşında cemaatinden en ağır lanetle atıldı, hayatını mercek yontarak kazandı, başyapıtını sağlığında yayımlamadı. Ama Spinoza'nın asıl radikalliği ateizminde değil: Tanrı'yı reddetmedi, kişi olmaktan çıkardı. Sonuçları hâlâ hesaplanıyor.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


