Spinoza: aforoz edilen adamın sakin intikamı
Yirmi üç yaşında cemaatinden en ağır lanetle atıldı, hayatını mercek yontarak kazandı, başyapıtını sağlığında yayımlamadı. Ama Spinoza'nın asıl radikalliği ateizminde değil: Tanrı'yı reddetmedi, kişi olmaktan çıkardı. Sonuçları hâlâ hesaplanıyor.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

27 Temmuz 1656'da Amsterdam'daki Portekiz Yahudi cemaati, yirmi üç yaşındaki bir üyesini cemaatten atan bir herem — aforoz — metni okudu.
Metnin dili olağandışı sertlikteydi: Gündüz de gece de lanetlenecek, yatarken ve kalkarken lanetlenecek; kimse onunla dört arşından yakın durmayacak, kimse onunla konuşmayacak, kimse yazdığı hiçbir şeyi okumayacaktı.
Aforoz kararlarında bu ağırlıkta bir dil nadirdi. Ve dikkat çekici olan şu: Bento de Espinosa o tarihte henüz tek satır yayımlamamıştı.
Cemaat, kitaplarından değil, konuşmalarından korkuyordu.
Yayımlanmayan başyapıt
Spinoza aforozdan sonra adını Latinceleştirdi — Benedictus de Spinoza — ve bir daha hiçbir cemaate girmedi. Hiçbir kiliseye de.
Hayatını mercek yontarak kazandı. Bu ayrıntı romantik bir detay değil, felsefi bir tercih: Heidelberg Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini, düşünce özgürlüğünü kısıtlayacağı gerekçesiyle reddetti. Mercek yontmak kimseye hesap vermeyi gerektirmiyordu.
Sağlığında yalnızca iki kitap yayımladı; biri Descartes üzerine, öteki adı olmadan çıkan Teolojik-Politik İnceleme.
Başyapıtı Etika, ölümünden sonra, 1677'de, arkadaşları tarafından basıldı. Kırk dört yaşında ölmüştü — muhtemelen mercek tozunun akciğerlerinde biriktirdiği hastalıktan.
Neden geometrik düzen?
Etika'yı ilk kez açan herkes aynı şaşkınlığı yaşar. Kitap felsefe metni gibi değil, geometri kitabı gibi görünür: tanımlar, aksiyomlar, önermeler, kanıtlar, sonuçlar. Euclid'in Elemanlar'ının biçimi.
Bu bir üslup gösterisi değil.
Spinoza'nın iddiası şu: Ahlak ve duygular üzerine düşünürken de, üçgenlerin özellikleri üzerine düşünürken kullandığımız kesinlikle çalışabiliriz. İnsan davranışını "çizgiler, düzlemler ve cisimler söz konusuymuş gibi" incelemek — kendi ifadesi bu.
Bunun ardında bir kabul reddi var: İnsan doğanın içinde bir istisna değildir. Kıskançlık ve nefret, doğanın kusurları değil; anlaşılabilir nedenleri olan doğal olaylardır. Spinoza'nın büyük itirazı, insanı "doğa içinde bir devlet içinde devlet" sayan anlayışa yöneliktir.
Tek töz
Etika'nın ilk kitabı en zor ve en sonuçlu bölüm.
Descartes iki töz kabul ediyordu: düşünen töz (zihin) ve yer kaplayan töz (madde). İkisinin nasıl etkileştiği ise çözemediği problemdi.
Spinoza sorunu kökünden kesti: Töz tektir. Çünkü töz, tanımı gereği kendi başına var olan ve kendisi aracılığıyla kavranan şeydir; iki tözden söz etmek, birinin ötekini sınırlaması demektir — o zaman ikisi de sonsuz olamaz.
Öyleyse var olan tek bir töz vardır ve o sonsuzdur. Adı: Deus sive Natura — Tanrı ya da Doğa.
Bu "ya da" felsefe tarihinin en yüklü bağlacıdır. İki adı birbirinin yerine koyar.
Radikallik nerede?
Spinoza'ya çağında "ateist" dendi, sonraki yüzyıllarda "Tanrı sarhoşu adam" (Novalis). İkisi de yanlış — ve ikisi birden doğru.
Spinoza Tanrı'yı reddetmedi. Tanrı'yı kişi olmaktan çıkardı.
Onun Tanrısı yaratmaz, çünkü yaratma bir anda başlamayı gerektirir. Amaç gütmez, çünkü amaç eksiklik varsayar — istediğine sahip olmayan bir varlık amaç güder. Dua duymaz, ödül vermez, ceza kesmez. İnsanı sevmez; Spinoza bunu açıkça yazar: "Tanrı'yı seven kimse, Tanrı'nın onu karşılık olarak sevmesini isteyemez."
Zorunlulukla vardır ve her şey ondan zorunlulukla çıkar. Dünya olabileceğinden başka türlü olamaz.
Bu, on yedinci yüzyılda söylenebilecek en tehlikeli şeydi. Teolojik-Politik İnceleme yayımlandığında hem Hollanda hem Katolik dünyada yasaklandı; Spinoza'nın adı yüz yıl boyunca bir hakaret olarak kullanıldı.
Erek nedenin sonu
Spinoza'nın Etika'nın birinci kitabına eklediği ek, kitabın en okunası bölümüdür ve saf polemiktir.
Orada, insanların neden her şeyde bir amaç aradığını açıklar. İnsanlar kendi eylemlerinin amaçlı olduğunu bilir; buradan hareketle doğaya da amaç yükler. Güneş aydınlatmak için, otlar hayvanlar için, hayvanlar insan için vardır sanır.
Sonra bir deprem olur ve iyi insanlar ölür. Şema bozulur. Bunu açıklamak için "Tanrı'nın yolları anlaşılmaz" derler.
Spinoza'nın cümlesi keskindir: Bu, "bilgisizliğin sığınağıdır" (asylum ignorantiae).
Bilimsel devrimin felsefi ifadesi büyük ölçüde bu paragraftadır: Doğayı "ne için" diye değil, "nasıl" diye sormak.
Conatus: her şey kendinde direnir
Spinoza'nın en verimli kavramı conatus.
Her şey, elinden geldiğince kendi varlığında sürüp gitmeye çabalar. Taş da, bitki de, insan da. Bu çaba dışarıdan verilmiş bir amaç değil, şeyin fiilî özüdür.
İnsanda conatus'a arzu denir. Ve buradan Spinoza'nın ahlak anlayışının tümü çıkar.
İyi ve kötü, evrende bulunan nitelikler değildir. İyi, conatus'umuzu artıran, etkinlik gücümüzü büyüten şeydir; kötü azaltandır. Bu yüzden Spinoza'da ahlak buyruk değil, güç meselesidir.
Ünlü cümlesi bunu özetler: "Bir şeyi iyi bulduğumuz için istemeyiz; istediğimiz için iyi buluruz."
Duygular geometrisi
Etika'nın üçüncü kitabı duyguları inceler ve bunu vaaz vermeden yapar.
Temel duygular üçtür: arzu, sevinç (etkinlik gücünün artışı) ve keder (azalışı). Diğer bütün duygular bunların bileşimleridir; Spinoza kırk kadarını tek tek tanımlar.
Buradaki asıl ayrım edilgin ile etkin duygular arasındadır. Bir duygu, nedenini bilmediğimizde bizi edilgen kılar — sürüklenir, çarparız. Aynı duygunun nedenini kavradığımızda edilgenliği azalır.
Beşinci kitabın tezi budur: Bir tutkuyu, ona dair açık ve seçik bir fikir oluşturduğumuz anda tutku olmaktan çıkarırız.
Özgürlük, Spinoza'da nedenlerden kurtulmak değildir — bu imkânsızdır. Özgürlük, kendi nedenlerini anlamaktır. İnsan, taşın havada uçarken kendini özgür sanmasına benzer bir yanılgı içindedir: Arzularını bilir, arzularının nedenlerini bilmez.
Siyaset: korkuyu azaltmak
Teolojik-Politik İnceleme'nin alt başlığı programını verir: Felsefe yapma özgürlüğünün, dindarlığa ve devletin barışına zarar vermeden tanınabileceğini göstermek.
Spinoza kutsal metin eleştirisinin kurucularındandır. Tevrat'ı tarihsel bir belge olarak okur, yazarlık sorunlarını inceler, mucize anlatılarını dönemin anlama biçimine bağlar. Modern filoloji büyük ölçüde buradan doğar.
Siyasal tezi de conatus'tan çıkar. Devletin amacı insanları köle gibi yönetmek değil, korkudan kurtarmaktır: "Devletin amacı özgürlüktür."
Demokrasiyi rejimlerin en doğalı sayar, çünkü insanların doğal güçlerini en az bastıran düzendir.
Neden bugün dönüldü?
Spinoza yüz elli yıl boyunca ismi anılmayan bir düşünürdü. On sekizinci yüzyıl sonunda Alman edebiyat dünyasında patlayan Pantheismusstreit — panteizm tartışması — onu geri getirdi; Goethe, Herder, Schelling ve Hegel için Spinoza kaçınılmaz bir muhatap oldu.
Yirminci yüzyıl sonundaki dönüş ise başka nedenlerle geldi.
Deleuze, Spinoza'yı "filozofların İsa'sı" diye andı ve conatus'u arzu felsefesinin merkezine yerleştirdi. Antonio Negri, Yaban Kuraldışılık'ta Spinoza'yı demokratik çokluk kuramının kaynağı olarak okudu.
Sinirbilim tarafında Antonio Damasio, Spinoza'yı Ararken kitabında duygu kuramının çağdaş bulgularla örtüştüğünü savundu: Beden ile zihnin ayrı iki şey olmadığı, duyguların bilişin engeli değil bileşeni olduğu tezleri.
Ekoloji tartışmasında da adı geçiyor: İnsanı doğanın içinde, ayrıcalıksız bir parça olarak konumlandıran bir metafizik, çevre felsefesi için kullanışlı bir zemin sunuyor.
Sakin intikam
Spinoza'nın hayatına dair anlatılar hep aynı sıfatı taşır: sakin.
Kırk dört yıl yaşadı. Zenginlik reddetti, miras davasını kazanıp mirası bağışladı, kürsü teklifini geri çevirdi, adını kitaplarından sildi. Öldüğünde eşyası bir masa, bir yatak ve mercek aletlerinden ibaretti.
Ama bu sakinlik teslimiyet değildi. Aforoz metni "kimse yazdığı hiçbir şeyi okumayacak" diyordu.
Üç yüz elli yıl sonra Spinoza, felsefe bölümlerinde en çok okunan on yedinci yüzyıl düşünürlerinden biri.
Aforozun kaldırılıp kaldırılmaması Amsterdam Portekiz Yahudi cemaatinde zaman zaman gündeme geliyor; bugüne kadar kaldırılmadı.
Türkçede
Etika, Teolojik-Politik İnceleme, Kısa İnceleme ve Politik İnceleme Türkçeye çevrildi. Mektupları da Türkçede bulunuyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Camus'nün arşivi Fransa'ya geçti: 9 milyon euroluk bir edebiyat kararı
Fransa Millî Kütüphanesi, Camus arşivini 9 milyon euroya satın aldı — devletin edebî miras alanındaki en büyük edinimi. Koleksiyonda Yabancı'nın bilinen tek çalışma nüshası ve ölüm kazasındaki arabada bulunan İlk Adam müsveddesi var.

Schelling: doğayı uyuyan tin sayan filozof neden geri döndü?
Yirmi üç yaşında profesör oldu, Hegel'in gölgesinde kaldı, sonra unutuldu. Ama son otuz yılda Schelling'in doğa felsefesi ve özgürlük incelemesi yeniden okunuyor. Nedeni basit: İnsanı doğanın dışına koymadan düşünmenin yolunu arayan ilk büyük deneme onunkiydi.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


