Felsefe Tarihinde Bugün — 30 Ağustos: Mary Shelley'nin doğumu
Mary Wollstonecraft Shelley 30 Ağustos 1797'de Londra'da doğdu. On sekiz yaşında yazdığı Frankenstein, iki yüz yıl sonra yapay zekâ etiğinin en çok atıf alan edebî metni oldu. Aynı gün, 1871'de atom çekirdeğini keşfedecek olan Ernest Rutherford doğdu.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Mary Wollstonecraft Godwin, 30 Ağustos 1797'de Londra'da doğdu. Annesi doğumdan on gün sonra öldü.
Bu iki cümle, bir hayatın çerçevesini kuruyor.
Ana babası
Annesi Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi'nin (1792) yazarı — modern feminist siyaset felsefesinin kurucu metni. Babası William Godwin, Siyasal Adalet Üzerine Bir Soruşturma'nın (1793) yazarı ve anarşist siyaset düşüncesinin ilk sistematik temsilcisi.
Mary Shelley, on sekizinci yüzyıl sonunun en radikal iki siyaset filozofunun çocuğu olarak doğdu. Annesinin mezarı başında okumayı öğrendiği anlatılır.
Bu miras, Frankenstein'ı bir korku hikâyesi olarak okumayı güçleştiriyor.
1816: Cenevre Gölü
Kitabın doğuş hikâyesi çok anlatıldı ama bir ayrıntısı genellikle atlanır.
1816, "yazsız yıl" olarak bilinir. Endonezya'daki Tambora yanardağının bir yıl önceki patlaması küresel iklimi bozmuş, Avrupa'da yaz gelmemiştir. Byron'ın Cenevre Gölü kıyısındaki villasında sıkışıp kalan grup — Byron, Percy Shelley, Mary Godwin, John Polidori — vakit geçirmek için hayalet hikâyesi yazmaya karar verir.
On sekiz yaşındaki Mary'nin yazdığı metin, iki yıl sonra adı olmadan yayımlanacaktı: Frankenstein, ya da Modern Prometheus.
O dönem çevrede konuşulan şey doğaüstü değil, bilimdi: Galvani'nin ölü kurbağa bacaklarını elektrikle kasılmaya zorlayan deneyleri, galvanizm ve canlılığın maddi bir açıklamasının mümkün olup olmadığı tartışması.
Kitabın asıl sorusu
Frankenstein yaygın olarak "bilim insanının kibri" hikâyesi diye özetlenir: İnsan Tanrı'yı oynadı, cezasını buldu.
Metnin kendisi bunu söylemez.
Victor Frankenstein'ın hatası yaratmak değildir. Hatası, yarattığı şeyi terk etmesidir. Yaratık gözlerini açtığı anda Victor odadan kaçar. Bir daha da sorumluluğunu üstlenmez.
Yaratık canavar doğmaz; canavarlaştırılır. Kitabın ortasındaki uzun anlatı bölümü — yaratığın kendi ağzından hikâyesi — bir eğitim romanıdır: Dili öğrenir, Plutarkhos ve Milton okur, bir aileyi gizlice izleyerek şefkati tanır. Ve her karşılaşmada görünüşü nedeniyle reddedilir.
Şiddete başvurması, bu reddedilmelerin sonucudur.
Buradaki tez, annesinin ve babasının siyaset felsefesinden geliyor: Karakter, doğuştan gelen bir öz değil, koşulların ürünüdür. Godwin'in bütün siyasal iyimserliği bu ilkeye dayanıyordu.
Mary Shelley aynı ilkeyi alıp karanlık tarafını gösterdi.
Bugün neden okunuyor?
Frankenstein son on yılda yapay zekâ etiği literatüründe en çok atıf alan edebî metin hâline geldi. Nedeni açık.
Tartışmanın merkezindeki sorular kitabın kurduğu sorularla aynı: Yarattığımız şeye karşı sorumluluğumuz nedir? Sorumluluk yaratma anında biter mi, sürer mi?
Victor'ın hatası teknik bir hata değildi. Yaratma kararını verirken hiçbir toplumsal denetim aramamış, sonuçlarını düşünmemiş ve ortaya çıkan varlığı öngörülemez bulunca ondan kaçmıştı.
Sitemizde bu ay aktardığımız yapay zekânın ahlaki statüsü tartışması ve MatrAIx simülasyon projesi da benzer sorular etrafında dönüyor: Ürettiğimiz şeyin bize benzemesi, ona karşı yükümlülük doğurur mu?
Kitabın alt başlığı da bir uyarı taşıyor: Modern Prometheus. Prometheus ateşi çaldığı için değil, sonuçlarını üstlendiği için trajik bir figürdür.
Yalnızca Frankenstein değil
Mary Shelley'yi tek kitaba indirgemek yaygın bir haksızlık.
1826 tarihli Son İnsan, bir salgının insanlığı yok edişini anlatan ilk modern kıyamet romanlarından. Kitap uzun süre unutuldu; yirminci yüzyıl sonunda yeniden keşfedildi ve pandemi yıllarında yeniden okundu.
Percy Shelley'nin 1822'deki ölümünden sonra, kocasının şiirlerini derleyip yayına hazırlayan da oydu. Percy Shelley'nin bugünkü edebî konumu büyük ölçüde bu editöryel emeğin ürünü.
1871: Ernest Rutherford
Aynı gün, 1871'de Yeni Zelanda'da Ernest Rutherford doğdu.
Atom çekirdeğini keşfeden, radyoaktif bozunmayı açıklayan ve ilk yapay element dönüşümünü gerçekleştiren fizikçi. 1908'de Nobel Kimya Ödülü'nü aldı.
Felsefe için önemi iki yönlü.
Birincisi bilgi kuramsal: Rutherford'un 1911'deki altın folyo deneyi, doğrudan gözlenemeyen bir yapının — atom çekirdeğinin — dolaylı kanıtla nasıl kurulabileceğinin ders kitabı örneğidir. Bilim felsefesindeki gözlenemeyenlerin gerçekliği tartışması bu tür örnekler üzerinden yürür.
İkincisi ahlaki. Rutherford, atom çekirdeğinden enerji elde etmenin pratik olarak mümkün olduğunu düşünmüyordu; bunu savunanlar için "aymazlık" anlamına gelen bir sözcük kullandığı aktarılır. Öldüğü 1937'den sekiz yıl sonra Hiroşima'ya bomba atıldı.
Bir bilim insanının kendi keşfinin sonuçlarını öngörememesi — Mary Shelley'nin aynı gün doğmuş olması, takvimin ürettiği anlamlı rastlantılardan biri.
Türkçede
Frankenstein Türkçeye defalarca çevrildi; Son İnsan da Türkçede bulunuyor. Annesi Mary Wollstonecraft'ın Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi ve babası Godwin'in metinleri de Türkçeye kazandırıldı.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Felsefe Tarihinde Bugün — 29 Ağustos: John Locke'un doğumu
John Locke 29 Ağustos 1632'de Wrington'da doğdu. Zihni boş bir levha sayan bilgi kuramı, mülkiyeti emeğe bağlayan siyaset felsefesi ve hoşgörü savunusu, modern dünyanın kurucu metinleri arasında.

Felsefe Tarihinde Bugün — 28 Ağustos: Augustinus'un ölümü ve iki yeni vaazı
Augustinus 28 Ağustos 430'da, kuşatma altındaki Hippo'da öldü. Bin altı yüz yıl sonra, bu yıl açıklanan bir keşifle ona ait iki yeni vaaz gün yüzüne çıktı. Aynı gün, 1749'da Goethe doğdu.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


