Anahtar konuşmacısı olmayan konferans: COMET 2026 kıta felsefesinde metafiziği tartışıyor
13-15 Ekim'de Nijmegen'de toplanacak COMET 2026'nın programı, akademik konferans formatına sessiz bir itiraz içeriyor: anahtar konuşmacı yok, paralel oturum yok, katılım ücreti yok. Her konuşmacıya tam bir saat. Tema: süreç ve eylem ontolojileri.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Akademik konferansların çoğu aynı şekilde kurulur.
Bir ya da iki anahtar konuşmacı — genellikle alanın en tanınmış ismi. Onların etrafında paralel oturumlar. Her konuşmacıya yirmi dakika, ardından beş dakika soru. Ve bir katılım ücreti.
COMET 2026'nın programı bunların hiçbirini içermiyor.
Etkinlik
COMET 2026 — Metaphysics in Contemporary Continental Philosophy, 13-15 Ekim 2026 tarihlerinde Radboud Üniversitesi'nde (Nijmegen, Hollanda) yapılacak.
Düzenleyen: Çağdaş Avrupa Felsefesi Merkezi (Center for Contemporary European Philosophy, CCEP).
Salı öğleden sonra açılış, tematik bir oturumla başlıyor: süreç ve eylem ontolojileri. Davetli konuşmacılar Prof. Rein Raud (Tallinn Üniversitesi) ve Dr. Mercedes Valmisa Oviedo (Gettysburg Üniversitesi). Çarşamba ve perşembe, çağrıyla seçilen açık oturumlara ayrılmış.
Ve programın künyesinde şu not var: Anahtar konuşmacı yok. Paralel oturum yok. Katılım ücreti yok. Her konuşmacıya sunum ve tartışma için tam bir saat.
Bu neden dikkate değer?
Çünkü bir konferansın biçimi, orada nasıl düşünüleceğini belirler.
Yirmi dakikalık bir sunum, bir argümanı tanıtmaya yeter. Kurmaya yetmez. Beş dakikalık soru süresi, bir itirazı dile getirmeye yeter; tartışmaya yetmez.
Sonuç, herkesin bildiği bir şey: Akademik konferansların çoğu, düşüncenin üretildiği yer değil, duyurulduğu yerdir.
Bir saat vermek farklı bir şey talep ediyor: Konuşmacının argümanını gerçekten kurması, dinleyicinin gerçekten itiraz etmesi ve ikisinin karşılıklı ilerlemesi.
Anahtar konuşmacı olmaması da tesadüf değil. Anahtar konuşma, bir hiyerarşi kurar: Kimin dinleneceği ve kimin dinleyeceği önceden bellidir. Bu yapıyı kaldırmak, bir eşitlik iddiasıdır.
Sitemizde bugün ayrıca ele aldığımız Elizabeth Anderson dosyasının sorusu burada da geçerli: Bir kurumun biçimi, içindeki insanları eşit özneler olarak mı konumlandırıyor?
Tema: süreç ve eylem
Açılış oturumunun konusu, çağdaş metafiziğin en canlı damarlarından biri.
Batı metafiziğinin baskın geleneği, dünyayı şeylerden oluşan bir yer olarak düşünür: Önce nesneler vardır, sonra bu nesneler değişir. Değişim, sabit bir tözün başına gelen bir şeydir.
Süreç ontolojileri bunu tersine çevirir: Temel olan süreçtir; "şey" dediğimiz şey, yeterince yavaş değişen bir süreçtir.
Bu, Herakleitos'a kadar geri giden bir alternatif — sitemizde dün ele aldığımız Selçuk'taki Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu dosyasında değindiğimiz üzere, Herakleitos'un memleketi bu yıl bir başka sempozyuma ev sahipliği yapıyor.
Ve yirminci yüzyılda Whitehead, Bergson ve Deleuze'le yeniden kuruldu.
Sınırların dışına
Davetli konuşmacıların seçimi, toplantının en ilginç yanı.
Rein Raud, Estonyalı bir kuramcı ve aynı zamanda Japon çalışmaları uzmanı. Mercedes Valmisa Oviedo ise Çin felsefesi üzerine çalışıyor — özellikle erken dönem Çin düşüncesinde eylem, uyum ve durumsallık kavramları üzerine.
Yani "kıta felsefesinde metafizik" başlıklı bir toplantı, açılış oturumunda Avrupa dışı düşünce geleneklerine söz veriyor.
Bu, bir nezaket jesti değil. Süreç ontolojisi tartışmasında Çin ve Japon geleneklerinin söyleyeceği şey, tarihsel olarak Avrupa'nınkinden daha zengin.
Çünkü klasik Çin düşüncesi, sabit töz metafiziğini hiç kurmadı. Değişim orada açıklanması gereken bir anormallik değil, başlangıç noktasıdır. Bir eylemin doğruluğu, evrensel bir kurala uygunluğuyla değil, durumla uyumuyla ölçülür.
Bir Avrupa metafizik toplantısının bu geleneği rakip değil kaynak olarak masaya koyması, alandaki gerçek bir kaymanın işareti.
Sitemizde bu hafta ele aldığımız Kavramın Felsefi Tarihi dosyası da aynı yönelimin bir başka örneğiydi: Bir kavramın tarihini yalnızca Yunan-Latin hattından değil, Çin, Budist, Brahmanik ve İslam geleneklerinden de izlemek.
Türkiye açısından
COMET'in katılım ücreti almaması, Türkiye'den araştırmacılar için pratik bir anlam taşıyor. Ulaşım ve konaklama dışında maliyet yok.
Türkiye'de kıta felsefesi güçlü bir gelenek — fenomenoloji, hermeneutik ve eleştirel kuram bölümlerde yaygın olarak çalışılıyor. Ama metafizik cephesi görece zayıf: Kıta felsefesi Türkiye'de çoğunlukla metin yorumu ve düşünce tarihi olarak yapılıyor, sistematik ontoloji olarak değil.
COMET tam bu boşluğa denk düşüyor.
Sonbahar takvimi
1-3 Ekim · Selçuk — Mantık, Matematik ve Felsefe XI
9-10 Ekim · Ohio State — Fizik Felsefesi: kuantum yorumlarının metafizik varsayımları
13-15 Ekim · Nijmegen — COMET 2026
16-18 Ekim · Northwestern — Amerika Hegel Derneği: "Hegel and Time"
23-24 Ekim · çevrim içi — Kuzey Amerika Sartre Derneği
26-27 Ekim · İstanbul — 1. Ulusal İslam Felsefesi Sempozyumu
5-6 Kasım · İstanbul — Reichenbach in İstanbul
13-14 Kasım · Oxford — 30. Oxford Lisansüstü Felsefe Konferansı
20-21 Kasım · Duke — Hayvan Refahı Felsefesi
3-5 Aralık · Atina — 9. Panhelenik Bilim Felsefesi Kongresi
Program ayrıntıları değişebilir; kesin bilgi için düzenleyici kurumla iletişime geçilmesi önerilir.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Assos'ta başlayan gelenek Selçuk'ta sürüyor: Mantık, Matematik ve Felsefe XI
2003'te Assos'ta başlayan, sonra uzun süre sessizliğe gömülen bir sempozyum dizisi yeniden açılıyor. Bu yıl 1-3 Ekim'de Selçuk'ta. Teması bir kelime: ÂRÂF — kesinlik ile belirsizlik arasındaki ara bölge.

Sartre Derneği 31. toplantısı: yapay zekâ, sanal dünyalar ve dijital varoluşçuluk
Kuzey Amerika Sartre Derneği'nin 31. yıllık toplantısı 23-24 Ekim 2026'da çevrim içi yapılacak. Tema, varoluşçuluğun en klasik kavramlarını dijital ortama taşıyor: kötü niyet, bakış, özgürlük ve durum — ama bu kez avatarlar ve algoritmalar arasında.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


