Dünkü listenin devamı: Bu kez zihin ve makine ekseni. Michael Pollan bilincin bitkilerden yapay zekâya nerede başladığını soruyor; Yuk Hui Kant'ı makine çağında yeniden okuyor; Iain Thomson Heidegger'i ChatGPT'yle yüzleştiriyor; Wittgenstein-Turing hattı ikinci ciltte yönetişime geçiyor. Ve 2025-2026 felsefesinin büyük hikâyesi: Özne olmanın kendisi.
Dün sitemizde 2025-2026'nın on önemli felsefe kitabını bilinç, yapay zekâ refahı ve sermaye ekseninde ele almıştık. Bugünkü liste o listenin devamı ve ekseni daha dar: Zihin ile makine arasındaki sınırı yeniden çizen kitaplar. Schwitzgebel, Keeling ve Street, Cappelen ve Sterken, Harvey ve Hart için dünkü yazıya bakılabilir; burada onları tekrar etmiyoruz.
1. Michael Pollan — A World Appears: A Journey into Consciousness (Penguin Press, 2026)#
Pollan, gazeteciliğin felsefeye en yakın kanadını temsil ediyor: The Omnivore's Dilemma ile yemeği, How to Change Your Mind ile psikedelikleri felsefi soru hâline getirmişti. Onuncu kitabı bilinci bilimsel, felsefi, edebî, manevi ve psikedelik perspektiflerden aynı anda soruyor: Bitkilerde bilincin ilk kıvılcımını arayan araştırmacılardan yapay zekâya duygu mühendisliği yapmaya çalışan bilim insanlarına uzanan bir keşif anlatısı. Kitabın merkezî sorusu — bilinç yalnızca insan beynine ait bir özellik midir? — bugün sitemizde andığımız Maturana'nın otopoiesis kuramıyla da, dünkü robot hakları dosyasıyla da doğrudan konuşuyor. Pollan'ın gücü cevap vermekte değil, soruyu kimin sorduğunu — botanikçi mi, nörolog mu, Budist mi, mühendis mi — göstermekte. Sitemizin kitap listesinde künyesi var.
2. Yuk Hui — Kant Machine: Critical Philosophy after AI (Bloomsbury, 2026)#
Rotterdam'daki Erasmus Üniversitesi'nden teknoloji filozofu Yuk Hui'nin yeni kitabını sitemizde ağustosta duyurmuştuk. Kant'ın eleştirel felsefesini makine zekâsı çağında yeniden düşünen kitabın asıl sorusu "yapay zekâ Kant'ı anlayabilir mi?" değil; Hui, Kant'ın aşkınsal sorusunu — deneyimin olanaklılığının koşulları nelerdir — makinelere uyguluyor: Bir makinenin "deneyimi" olabilir mi, yoksa yalnızca bizim deneyimimizin koşullarını taklit mi ediyor? Ve Kant'ın 'ından hareketle, "ebedi barış için bir algoritma" olup olamayacağını soruyor. Hui'nin daha önceki ve kitaplarını okuyanlar için bu, projesinin Kant ayağı; okumayanlar için iyi bir giriş.
On kitap, üç soru. Schwitzgebel'in bilinç şüpheciliğinden Keeling ve Street'in yapay zekâ refahına, Wittgenstein ile Turing'in yeniden buluşmasından Harvey'nin Kapital anlatısına, Batchelor'ın Sokrates ile Buda'sından Hart'ın tanrılar diyaloğuna: Son iki yılın felsefe yayıncılığı, 'insan olmayan bir varlık ne zaman biri hâline gelir?' sorusunun etrafında toplanıyor.
Kant'ın felsefesi yapay zekâ çağında hâlâ neyi açıklayabilir?
Ebedi Barış
Recursivity and Contingency
The Question Concerning Technology in China
3. Iain D. Thomson — Heidegger on Technology's Danger and Promise in the Age of AI (Cambridge Elements, 2025)#
Bugün sitemizde yayımladığımız Heidegger dosyasının arka planındaki kitap. New Mexico Üniversitesi'nden Thomson, yetmiş dört sayfalık bu Element'te tek bir soruyla açılıyor: "Teknoloji bizi ve dünyalarımızı tam olarak nasıl dönüştürüyor ve bu konuda ne yapabiliriz, ne yapmalıyız?" Heidegger'in teknoloji düşüncesinin tarihsel yörüngesini izlerken onu nükleer teknoloji, genom mühendisliği, sentetik biyoloji ve üretken yapay zekâ bağlamına taşıyor. Tezi çift yönlü: Heidegger'in eleştirel yeniden inşası hem modern teknolojik varlık anlayışının tehlikelerini teşhis etmek için vazgeçilmez, hem de teknolojiyle "daha özgür bir ilişki" için gizli bir vaat taşıyor. Bu yıl International Journal of Philosophical Studies'te değerlendirildi; Heidegger'e yeni başlayanlar için en kısa ve en güncel giriş.
4. Brian Ball, Alice C. Helliwell & Alessandro Rossi (ed.) — Wittgenstein and Artificial Intelligence, Cilt II: Values and Governance (Anthem, 2025)#
Dünkü listede de andık; bugün Amodei dosyasıyla bağlantısı için tekrar. Wittgenstein ile Turing'in 1939'da Cambridge'de aynı seminerde matematiğin temelleri üzerine tartıştığı biliniyor; bu iki ciltlik proje o tartışmayı yapay zekâ çağına taşıyor. İlk cilt (Mind and Language, 2024) "bir makine gerçekten ne zaman bir şey söylemiş olur?" sorusuna odaklanıyordu; ikinci cilt değerlere ve yönetişime geçiyor: Kural izlemek nedir, bir sistem kuralı "anlamadan" izleyebilir mi, ve bu, hizalama tartışması için ne anlama gelir? Bugün sitemizde ele aldığımız Amodei'nin "kontrol noktaları" önerisi, Wittgenstein'ın kural izleme paradoksunun mühendislik versiyonudur: Kural, uygulanışını belirlemez.
5. Nathalie A. Smuha (ed.) — The Cambridge Handbook of the Law, Ethics and Policy of Artificial Intelligence (Cambridge, 2025)#
Dün de andığımız bu başvuru kitabını bugün farklı bir bölümü için anıyoruz: "Yapay Zekâ Felsefesi" bölümü, yapay bilişin algı, eylem, anlam, özgür irade, bilinç ve normatiflik gibi klasik felsefe problemlerini yeniden gündeme getirdiğini savunuyor. Hukuk el kitabının içine yerleştirilmiş bir felsefe bölümü, alanın nereye gittiğini gösteriyor: Yapay zekâ hukuku, zihin felsefesi olmadan yazılamıyor.
Bize ulaşan listede yer alıp doğrulayamadıklarımız#
Lindsay Brainard'ın Human Creativity and Artificial Creation başlıklı bir Cambridge Elements kitabının 29 Ekim 2026'da yayımlanacağı bilgisi bize ulaştı; Brainard'ın (Alabama Üniversitesi, Birmingham) yaratıcılık ve yapay zekâ üzerine 2025 tarihli makaleleri — "Artificial Intelligence, Creativity, and the Precarity of Human Connection" ve "The Curious Case of Uncurious Creation" — doğrulanabiliyor, ancak kitabın künyesini yayınevi sayfasında henüz göremedik. Brainard'ın sorusu — yapay zekâ yaratıcı olmasa bile yaratıcı ürünler üretebiliyorsa, insan neden yaratmaya devam etmeli? — listeye girmeyi hak ediyor; kitap yayınevi kataloğunda göründüğünde ekleyeceğiz.
İki günlük listeye, konferanslara ve güncel tartışmalara birlikte baktığımızda ilginç bir tablo çıkıyor. Felsefe uzun süre "insan nedir?" sorusunun peşindeydi. Yirminci yüzyılda bu soru parçalandı: Bilinç nedir, dil nedir, özne nedir, toplum nedir, iktidar nedir, teknoloji nedir? 2025-2026'da bütün bu parçalar yeniden tek bir noktada birleşiyor: İnsan olmayan bir varlık ne zaman özne hâline gelebilir?
Bu hafta sitemizde Amodei güvenliği sordu; Dennett zihnin nasıl oluştuğunu; Heidegger teknolojinin dünyayı nasıl dönüştürdüğünü; Gökalp toplumun bireyden fazlası olduğunu. Yapay zekâ felsefecileri ise bütün bu mirasın önüne yeni bir soru koyuyor: İnsanlığın ürettiği bir zekâ, bir gün insanlığın kendisi hakkında karar verebilecek kadar güçlü hâle gelirse, "insan" kavramının sınırlarını kim çizecek?
Belki de yirmi birinci yüzyıl felsefesinin asıl konusu yapay zekâ değil. Özne olmanın kendisi.
Kitapların künyeleri yayınevi sayfalarından doğrulanmıştır. Basılı baskı tarihleri yayınevine ve ülkeye göre değişebilir.
Yılın kalan aylarında raflara gelecek kitaplar, 2026'nın eksenini netleştiriyor: yapay zekâ, bilinç, dil, insan zihni ve siyaset. Cambridge'in Elements dizisinden üç yeni başlık — zihinsel kurgusalcılık, duyular ve yalancı paradoksu — bu ekseni beklenmedik yerlerden kesiyor.
Yılın üçüncü çeyreğinde felsefe raflarına bakınca eğilim açık: yapay zekâ, bilinç, anlam, siyaset ve insan olmanın sınırları aynı rafta buluşuyor. Altı kitap, altı ayrı kapı — ama hepsi aynı odaya açılıyor. Ve Oxford'dan yeni çıkan bir derleme, o odanın kapısını tutuyor.