Türkiye Nietzsche Topluluğu: Nietzsche'yi Türkçede yeniden düşünmenin adresi
2023'te Sadık Erol Er ve Volkan Ay öncülüğünde kurulan topluluk, Nietzsche araştırmalarını seminerler, okuma grupları, çeviri çalışmaları ve dijital yayınlarla bir araya getiriyor. Yaptığı işlerden biri de Nietzsche'nin Türkiye'deki alımlanma tarihini görünür kılmak.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.

Friedrich Nietzsche'nin düşüncesini yalnızca bir filozofun eserleri olarak değil, çağdaş dünyanın sorunlarını yeniden düşünmek için canlı bir imkân olarak ele alan Türkiye Nietzsche Topluluğu, Türkiye'de Nietzsche çalışmalarını bir araya getiren oluşumlardan biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Topluluk 27 Eylül 2023'te, Prof. Dr. Sadık Erol Er ve Dr. Volkan Ay'ın öncülüğünde kuruldu.
Neden böyle bir yapıya ihtiyaç vardı?
Nietzsche Türkiye'de uzun yıllardır okunuyor: Böyle Söyledi Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Putların Alacakaranlığı ve Şen Bilim çevirileri kuşaklar boyunca elden ele geçti.
Ama Nietzsche'nin Türkiye'deki durumu kendine özgü bir sorun taşır. Bir yanda son derece uzmanlaşmış akademik çalışmalar var; öte yanda filozofu birkaç ünlü aforizmaya indirgeyen popüler anlatılar. İkisi arasındaki mesafe, Nietzsche söz konusu olduğunda başka birçok filozofa kıyasla daha büyük.
Topluluğun yaptığı iş bu boşlukta anlam kazanıyor.
"Süreklilikler ve süreksizlikler"
Topluluğun kendi ifadesiyle temel hedeflerinden biri, Nietzsche'nin mirasının süreklilikler ve süreksizlikler ekseninde serimlenmesi ve bu düşüncenin sunduğu imkânlardan hareketle günümüz sorunlarının ele alınması.
Bunun yanında Nietzsche üzerine çalışan araştırmacıları bir araya getirmek, çalıştay ve seminerler düzenlemek, okuma ve çeviri grupları oluşturmak ve Nietzsche literatürünün Türkçedeki gelişimine katkıda bulunmak da amaçlar arasında.
Bu yaklaşım önemli bir metodolojik tercihi içeriyor: Nietzsche'yi "Tanrı öldü", "üstinsan", "güç istenci" ya da "bengi dönüş" gibi birkaç kavram üzerinden okumak yerine, bu kavramların ortaya çıktığı felsefi bağlamı araştırmak.
Çünkü Nietzsche'nin felsefesi hazır cevaplar veren bir sistem değil, değerlerin kendisini sorgulayan bir düşünme pratiğidir. Onun sorusu çoğu zaman "Bu değer doğru mu?" değildir; daha geriye gider: Bu değer nasıl ortaya çıktı? Kime hizmet etti? İnsan neden bu değere değer vermeye başladı?
Türkçede Nietzsche: bir düşünsel harita
Topluluğun internet sitesindeki en dikkat çekici çalışmalardan biri, "Türkçede Nietzsche Felsefesi" başlığı altında oluşturulan kaynak dökümü.
Bu bölümde Nietzsche üzerine Türkçede yayımlanmış telif eserler, çeviriler ve derlemelerin yanı sıra yüksek lisans ve doktora tezleri, akademik makaleler ve Nietzsche'nin eserlerinin Türkçe çevirileri ayrı başlıklar altında toplanıyor.
Böyle bir bibliyografya, ilk bakışta teknik bir katalog gibi görünür. Oysa yaptığı şey daha fazlasıdır: Bir filozofun bir dile ne zaman, hangi aracılarla ve hangi yorumla girdiğini gösterir.
Topluluğun arşivinde İoanna Kuçuradi'nin 1966 tarihli Max Scheler ve Nietzsche'de Trajik Olan çalışmasından Suut Kemal Yetkin'in Büyük Tedirginler: Schopenhauer, Nietzsche, Tolstoy kitabına; Hüseyin Aydın'ın Metafizikçi Olarak Nietzsche eserinden Kasım Küçükalp'in Nietzsche ve Postmodernizm çalışmasına uzanan bir literatür listeleniyor.
Bu liste tek başına bir tez içerir: Türkiye'de Nietzsche okuması altmış yıldan uzun bir geçmişe sahip ve dönemden döneme başka bir Nietzsche okunmuş.
Bilim kurulu ve etkinlikler
Topluluğun bilim kurulunda Türkiye'den ve yurt dışından akademisyenler yer alıyor: Birdal Akar, Daniel Smith, Elif Yavnik, Iraz Yaşar, Necdet Yıldız, Sadık Erol Er, Uğur Ekren, Vanessa Lemm ve Zeynep Talay Turner.
Etkinlik başlıkları da Nietzsche araştırmalarının tek bir alana sıkışmadığını gösteriyor. Prof. Dr. Sebahattin Çevikbaş "Nietzsche ve Eğitim" başlıklı bir konuşma yaptı; yazar ve felsefeci Senail Özkan ise "Nietzsche'nin 'Tanrı Öldü' Sözünün Semantik Boyutları" başlığıyla filozofun en çok yanlış anlaşılan ifadesini tartışmaya açtı.
Nietzsche ve Grekler
Topluluğun YouTube kanalında yayımlanan etkinliklerden biri Doç. Dr. Gül Turan'ın "Nietzsche'nin Grekleri" başlıklı sunumu.
Çalışma, Nietzsche'nin Grek dünyasına ilişkin düşüncelerini Tragedyanın Doğuşu ve Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe üzerinden ele alıyor: Apollon-Dionysos karşıtlığı, trajik olanın anlamı, sanat ve hakikat ilişkisi, Schopenhauer etkisi ve Nietzsche'nin Sokrates öncesi düşünürlere ilgisi.
Bu başlık göründüğünden önemli. Nietzsche'yi yalnızca modern Avrupa'nın krizlerine cevap veren bir filozof saymak eksik bir okumadır. O, modern insanın krizini anlamak için Grek dünyasına geri döner. Onun için Grekler geçmişte kalmış bir kültür değil, Batı düşüncesinin başka türlü de kurulabileceğini gösteren bir imkândır.
Müzik: felsefenin sınırındaki alan
Topluluğun ilgi alanının felsefenin sınırlarını aştığını gösteren bir örnek de Nietzsche ile müzik arasındaki ilişki.
2025'te Kadıköy Belediyesi'nin düzenlediği Uluslararası İstanbul Müzik ve Felsefe Etkinliği kapsamında Dr. Volkan Ay "Bergson ve Müzik", Prof. Dr. Yunus Tuncel ise "Nietzsche'de Müzikte Affekt ve Fizyoloji" başlıklı sunumlar yaptı. Programda Nietzsche'nin kendi piyano eserleri de seslendirildi.
Bu ayrıntı önemsiz değil. Nietzsche için müzik estetik bir nesne değildir; yaşamın doğrudanlığına, bedene ve henüz kavramlara indirgenmemiş deneyime açılan bir alandır. Filozofun besteci olarak da üretmiş olması, sanat ile yaşam arasında kurduğu bağın biyografik karşılığıdır.
Dijital boyut
Topluluğun faaliyetleri fiziksel toplantılarla sınırlı değil. İnternet sitesi güncel yayınları, haberleri ve Nietzsche literatürüne ilişkin kaynakları toplarken YouTube kanalı konuşmaların daha geniş bir izleyiciye ulaşmasını sağlıyor.
Bu, sitemizde daha önce Ahmet İnam'ın metin okumaları vesilesiyle işaret ettiğimiz eğilimin bir başka örneği: Türkiye'de felsefe, üniversite duvarlarının dışında kendine dijital bir kamusal alan kuruyor.
Nietzsche Türkiye'de neden hâlâ önemli?
On dokuzuncu yüzyılın sonunda ortaya konan soruların önemli bölümü güncelliğini koruyor:
- Değerlerimizi kim belirliyor?
- Ahlakın kökeni nedir?
- İnsan kendi değerlerini yaratabilir mi?
- Hakikat dediğimiz şey ne kadar bağımsızdır?
- Nihilizmle nasıl başa çıkılır?
- Yaşamı olumlamak ne demektir?
Nietzsche'nin önemi bize belirli cevaplar vermesinden çok, cevaplarımızın arkasındaki varsayımları sorgulamaya zorlamasında yatıyor. Bu nedenle Nietzsche üzerine ciddi düşünmek yalnızca Nietzsche'yi anlamaya çalışmak değildir; kendi çağımızın değerlerini, korkularını ve kabullerini sorgulamaktır.
Takip
Topluluk, Nietzsche üzerine çalışan akademisyenleri, araştırmacıları, öğrencileri ve bağımsız okurları bir araya getirmek üzere üyelik başvurularını sürdürüyor.
- Resmî site: turkiyenietzschetoplulugu.com
- YouTube: @turkiyenietzschetoplulugu
Bu dosya topluluğun kendi yayınlarına ve dijital arşivine dayanmaktadır. Düzeltme ve ekleme önerilerinizi iletişim sayfasından iletebilirsiniz.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

İoanna Kuçuradi: felsefeyi insan hakları pratiğine bağlayan düşünür
Hacettepe'de felsefe bölümünü kuran, FISP'in ilk kadın başkanı olan ve 1998'den beri UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü'nü yürüten Kuçuradi, ekim ayında doksan yaşına giriyor. Çalışması tek bir soruda toplanıyor: insan hakları nereden temellendirilir?
İoanna Kuçuradi

Yalçın Koç: Türkçede yeni bir felsefe dili arayışı
Boğaziçi Üniversitesi'nden emekli olan Yalçın Koç, felsefeyi Batı kavramlarını çevirerek değil, Türkçenin ve Anadolu düşünce geleneğinin imkânları içinden yeniden kurmayı deniyor. 'Nazariyat' külliyatı bu iddianın fiilî sınaması.
Yalçın Koç







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


