I. Önay Sözer Çağdaş Felsefe Sempozyumu 8 Ekim'de İstanbul Üniversitesi'nde
Türkiye'de fenomenolojinin ve Hegel araştırmalarının kurucu isimlerinden, 2022'de yitirdiğimiz Önay Sözer'in adını taşıyan ilk Çağdaş Felsefe Sempozyumu, 8 Ekim 2026'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Kurul Odası'nda yapılacak. Sözer'in altmış yıl ders verdiği fakültede düzenlenen sempozyum, 'ara' kavramının filozofunu anmanın ötesinde, çağdaş felsefenin Türkiye'deki güncel gündemini tartışacak.
Haber Merkezi
Felsefe Haberleri yayın kurulu.
.jpg%3Fwidth%3D1600&w=3840&q=75)
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türkiye'de fenomenolojinin ve Hegel araştırmalarının kurucu isimlerinden Önay Sözer'in adını taşıyan bir sempozyum dizisi başlatıyor. I. Önay Sözer Çağdaş Felsefe Sempozyumu, 8 Ekim 2026 Perşembe günü, fakültenin Beyazıt'taki tarihî binasındaki Genel Kurul Odası'nda yapılacak; katılım ilgili herkese açık. Program ve konuşmacı listesi bölüm tarafından duyurulduğunda haberimizi güncelleyeceğiz.
Neden Önay Sözer?
Önay Sözer, 1936'da doğdu; İstanbul Erkek Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi, ama hukuku değil felsefeyi seçti: 1961'de aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne asistan olarak girdi, 1973'te doçent, 1992'de Sistematik Felsefe ve Mantık Kürsüsü'nde profesör oldu. Altmış yılı aşkın akademik hayatının büyük bölümü, sempozyumun yapılacağı binada geçti; sonraki yıllarda Boğaziçi Üniversitesi'nde de ders verdi, Alman ve Fransız üniversitelerinde Hegel ve fenomenoloji üzerine konferanslar verdi; 2008'de Köln Üniversitesi'nde Heidegger üzerine bir ders dizisi yaptı. 4 Aralık 2022'de İstanbul'da öldü.
Sözer'in Türkiye felsefesindeki yeri, iki geleneği aynı anda bu ülkeye taşımasıdır. 1977 tarihli Edmund Husserl'in Fenomenolojisi ve Nesnelerin Varlığı, Türkçede fenomenoloji üzerine yazılmış ilk sistematik çalışmalardan; Hegel ve fenomenoloji üzerine dersleri ve yazıları, Alman idealizmini ve fenomenolojiyi İstanbul'da bir okul hâline getirdi. Sonraki yıllarda yapısalcılık ve post-yapısalcılıkla, Derrida ve Lyotard'la hesaplaştı; ama asıl özgün katkısı, geç dönem yazılarında geliştirdiği "ara" kavramıdır: Türkiye'de felsefe yapmanın, Batı ile Doğu, gelenek ile modernlik, kendi kültürü ile başkasının kültürü arasındaki bir "ara"da, bir eşikte durmak olduğu düşüncesi. Sözer için bu ara, bir eksiklik değil, felsefenin tam da mümkün olduğu yerdir; hiçliğin tuttuğu yer, aynı zamanda düşüncenin açıldığı yerdir. Felsefenin ABC'si gibi geniş okur kitlesine yönelik kitapları ve Yapı Kredi ile İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan eserleri, akademinin dışında da okundu.
Sempozyumun anlamı
"Çağdaş Felsefe Sempozyumu" adı, bir anma toplantısından fazlasını vaat ediyor: Sözer'in kendi programı, çağdaş felsefeyi Türkiye'den düşünmekti ve bir sempozyum dizisinin onun adıyla, onun bölümünde kurulması, bu programın kurumsallaşması anlamına geliyor. Türkiye'de kişi adıyla anılan felsefe sempozyumları az; Hilmi Ziya Ülken, Takiyettin Mengüşoğlu ve Nusret Hızır gibi isimler için yapılan toplantılar genellikle tek seferlik kaldı. "I." rakamı, İstanbul Üniversitesi'nin bunu düzenli bir buluşmaya dönüştürme niyetini gösteriyor. Sitemizde daha önce Nusret Hızır ve Hilmi Ziya Ülken dosyalarında ele aldığımız gibi, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü Türkiye'de felsefenin kurumsal tarihinin merkezinde duruyor; Sözer, Reichenbach ve von Aster'den Mengüşoğlu'na uzanan bu zincirin yirminci yüzyıl sonundaki halkasıydı.
Pratik bilgi: 8 Ekim 2026, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Kurul Odası, Laleli/Beyazıt, İstanbul. Katılım ücretsiz. Program açıklandığında etkinlik kaydımız güncellenecek.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Selçuk'taki Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu'nun programı açıklandı: Ahmet Arslan ve Kaan H. Ökten çağrılı konuşmacı
Erdal İnönü'nün 2003'te Assos'ta başlattığı, on yıl Foça'da süren ve 2012'de sessizliğe gömülen sempozyum dizisi, 1-3 Ekim'de Selçuk Efes Kent Belleği'nde yeniden açılıyor. Programı açıklanan XI. buluşmanın çağrılı konuşmacıları Ahmet Arslan ve Kaan H. Ökten; tema 'ÂRÂF'; bütün oturumlar halka açık. Türkiye'de mantık ve bilim felsefesinin en uzun ömürlü buluşmasının hikâyesi ve bugünü.
Ahmet Arslan








.jpg?width=500)






