Texas A&M'de Platon'un Şölen'i: müfredat davası mahkemeye taşındı
Bir profesörün Platon'un Şölen'ini okutması engellendi, 'Etik ve Kamu Politikası' dersi iptal edildi, Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları programı kapatıldı. Öğretim üyeleri ve ACLU üniversiteye dava açtı.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Bir felsefe dersinde hangi metnin okutulabileceğine kim karar verir?
Bu soru Amerika Birleşik Devletleri'nde bu ay bir mahkeme salonuna taşındı. Texas A&M Üniversitesi, bir grup öğretim üyesi ve Teksas Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) tarafından dava edildi.
Davanın konusu
Davaya konu olan üniversite politikasının sonuçları arasında şunlar sayılıyor:
- Bir profesörün Platon'un Şölen'ini okutmasının engellenmesi
- "Etik ve Kamu Politikası" dersinin iptal edilmesi
- Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Programı'nın kapatılması
Davacılar, uygulamanın ifade özgürlüğünü ve akademik özgürlüğü ihlal ettiğini savunuyor.
Neden Şölen?
Şölen, Platon'un en çok okunan diyaloglarından biridir ve iki bin dört yüz yıldır felsefe müfredatının değişmez parçasıdır. Metnin konusu erostur: Sevgi ve arzu nedir, insanı neye yöneltir, güzellikle ilişkisi nasıl kurulur?
Diyalog bir içki sofrasında geçer ve konuşmacılar sırayla aşkı över. Aristophanes'in küre-insan miti, Sokrates'in Diotima'dan aktardığı yükseliş öğretisi ve Alkibiades'in sarhoş girişi metnin en bilinen bölümleridir.
Diyalogdaki ilişkilerin bir bölümü antik Atina'nın erkekler arası ilişki biçimlerine dairdir. Metni müfredattan çıkarmanın gerekçesi olarak gösterilen nokta budur.
Felsefi mesele
Buradaki tartışma bir metnin içeriğinden daha geniş bir soruna işaret ediyor: Bir üniversitede hangi metnin okutulacağına kim karar verir?
Klasik akademik özgürlük savunusu, bu kararın ders veren uzmanın alanına ait olduğunu söyler. Gerekçe pratikten çok epistemolojiktir: Bir alanın hangi metinlerinin öğretilmesi gerektiğini, o alanı bilenler değerlendirebilir. Dışarıdan gelen içerik denetimi, uzmanlığın kendisini işlevsiz kılar.
Karşı görüş, kamu üniversitelerinin kamu kaynağıyla çalıştığını ve müfredatın da bir tür hesap verebilirlik gerektirdiğini savunur.
Tartışmanın felsefi çekirdeği şu ayrımda yatar: Bir metni okutmak ile o metni onaylamak aynı şey midir?
Felsefe eğitiminin varsayımı bunların ayrı olduğudur. Nietzsche'yi okutan hocanın Nietzsche'ye katılması beklenmez; Machiavelli'yi okutan hocanın Prens'i tavsiye ettiği düşünülmez. Bu ayrım ortadan kalkarsa, felsefe tarihinin büyük bölümü okutulamaz hâle gelir.
Daha geniş tablo
Bu dava tek başına durmuyor. Sitemizde daha önce İngiltere'de Dundee ve Hertfordshire üniversitelerinin felsefe programlarını kapatma kararlarını aktarmıştık. Oradaki gerekçe bütçeydi; buradaki gerekçe içerik.
İki farklı baskı, aynı sonuca yaklaşıyor: Felsefe bölümlerinin özerk karar alanı daralıyor.
Dava süreci devam ediyor. Gelişmeleri izlemeyi sürdüreceğiz.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Philosophy dergisi 100 yaşında: Bernard Williams için özel sayı
Yayın hayatının yüzüncü yılını dolduran dergi, çeyrek asır önce yayımladığı bir makaleye dönüyor: Bernard Williams'ın 'Felsefe İnsani Bir Disiplin Olarak' metni.
Bir felsefe dergisi, büyük ölçüde yapay zekâya yazdırılmış makale yayımladı
Philosophy & Public Affairs'te çıkan makalenin metnini Claude yazdı; tezi Hong Kong Üniversitesi'nden Simon Goldstein verdi ve metni düzenledi. Karar, alanın yazarlık ölçütlerini tartışmaya açtı.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)

