Meillassoux erken dönemine dönüyor: 1997 tezinden bir bölüm yayımlandı
"Varlık ve Hiçlik", Quentin Meillassoux'nun hiç kitaplaşmamış 1997 doktora tezinden bir bölüm. Metin, yirmi yıl sonra After Finitude'ün merkezine yerleşecek olan olgusallık ilkesinin ilk hâlini gösteriyor — ve bunu Derrida'yla hesaplaşarak yapıyor.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Yirmi yıl önce yazılmış bir metnin bugün yayımlanması, felsefede sık rastlanan bir şey değil. Bu yılın dikkat çekici yayınlarından biri tam olarak bu.
Fransız filozof Quentin Meillassoux'nun Varlık ve Hiçlik başlıklı metni, Derrida Today dergisinin 19. cildinin 2. sayısında yer alıyor. Metin güncel bir tartışmaya müdahale değil; 1997 tarihli doktora tezinin on dokuzuncu bölümü.
Tezin adı L'Inexistence divine — "Tanrısal Var-olmayış". Meillassoux'nun uluslararası üne kavuşmasından dokuz yıl önce yazılan bu çalışma bugüne kadar kitap olarak yayımlanmadı; yalnızca bölümleri, dağınık biçimde çevrildi. Yeni yayımlanan metin de bu parçalı gün yüzüne çıkışın son halkası.
Metinde ne var?
Meillassoux burada Derrida, Hegel ve Heidegger üzerinden varlık ve hiçlik sorununu ele alıyor.
Yaptığı hamle teknik ama sonuçları geniş. Heidegger'in ontolojik farkı — varlık ile var olanlar arasındaki ayrım — Meillassoux'da yerinden oynatılıyor: Aynı fark, bu kez zorunluluk ile olumsallık arasında yeniden kuruluyor.
Buna bağlı olarak olumsuzlama da ikiye ayrılıyor: zorunlu bir hiçlik (le néant) ile olumsal bir hiç (le rien). Bu ayrım, Meillassoux'nun sonradan olgusallık ilkesi (principe de factualité) adını vereceği düşüncenin ilk biçimi.
Metnin değeri burada. Meillassoux'nun 2006'da yayımlanacak kitabıyla tanınan tezi, ilk kez bu erken metinde, üstelik Derrida'yla hesaplaşma içinde biçimleniyor.
Olgusallık: zorunlu olan, olumsallığın kendisidir
Meillassoux'nun merkezî iddiası tek cümlede özetlenebilir:
Hiçbir şeyin zorunlu olmaması zorunludur.
Yani zorunlu olan tek şey, olumsallığın kendisidir. Her şey başka türlü olabilir — ve bu "olabilirlik" tesadüfi değil, mutlak bir ilkedir.
Bu düşünce 2006 tarihli Après la finitude (2008'de İngilizceye After Finitude olarak çevrildi) kitabının temelini oluşturdu. Meillassoux orada Kant sonrası felsefede egemen olduğunu düşündüğü bir tutumu hedef aldı: korelasyonculuk.
Korelasyonculuk, kabaca, varlığa düşünceden bağımsız olarak erişemeyeceğimizi savunan yaklaşım. Kant'tan sonraki felsefenin büyük bölümü, bilinebilir olanı "insan ile dünya arasındaki ilişki" ile sınırlar.
Meillassoux'nun itirazı bilimden geliyor. Radyoaktif tarihleme, kozmoloji ve jeoloji, insanın — hatta yaşamın — ortaya çıkışından milyarlarca yıl önceki olayları betimliyor. Meillassoux bunlara atalık (ancestralité) diyor ve şunu soruyor: Bu ifadeler ne anlama geliyor? Korelasyoncu için "insan için evrenin yaşı 13,8 milyar yıldır" demekten başka seçenek yoktur. Meillassoux'ya göre bu, bilimin söylediğini ciddiye almamaktır.
Hiper-kaos
Olgusallık ilkesinin en radikal sonucu hiper-kaos (hyper-chaos) kavramı.
Buradaki iddia yalnızca olayların rastlantısal olduğu değil. Doğa yasalarının kendisi de zorunlu değil. Yasalar herhangi bir anda, hiçbir neden olmaksızın değişebilir.
Bu, sezgiye aykırı bir konum ve Meillassoux da bunu biliyor. Savunması şu: Yasaların zorunlu olduğunu düşünmemizin tek dayanağı, şimdiye kadar değişmemiş olmaları. Ama bu, Hume'un iki buçuk yüzyıl önce gösterdiği gibi, bir kanıt değil bir alışkanlıktır. Meillassoux Hume'un sonucunu kabul edip farklı bir yere gidiyor: Tümevarım temellendirilemez — çünkü temellendirilecek bir zorunluluk yoktur.
Spekülatif realizmden sonra
Meillassoux'nun adı, 2007'de Londra'da Goldsmiths'te düzenlenen bir çalıştaydan doğan spekülatif realizm başlığıyla anılıyor. Ray Brassier, Iain Hamilton Grant ve Graham Harman ile birlikte, 2000'lerin ortasında felsefede yeni bir gerçekçilik arayışının merkezinde yer aldı.
Bugün tablo değişmiş durumda. 2025'te yayımlanan After Speculative Realism, hareketin ilk döneminden sonra hangi yönlere evrildiğini tartışıyor. Aynı yıl Sententiae dergisinde çıkan bir çalışma ise Meillassoux'yu Fransız spiritüalizm geleneği bağlamında yeniden değerlendiriyor.
Bu, kayda değer bir dönüşüm: Meillassoux artık "yükselen genç filozof" olarak değil, 21. yüzyıl felsefesinin ilk çeyreğini biçimlendirmiş bir düşünür olarak, felsefe tarihi araştırmasının konusu hâline geliyor.
Metafiziğin dışına: sinema ve şiir
Meillassoux'nun etkisi metafizik çevrelerinin dışına taşmış durumda.
Frédéric Brayard'ın Hyperchaos Cinema adlı çalışması, Meillassoux'nun spekülatif materyalizmini çağdaş Fransız sineması ve dijital görüntü tartışmalarıyla ilişkilendiriyor. Kitap Bloomsbury'nin "Thinking Cinema" dizisinde yayıma hazırlanıyor.
Şiir tarafı ise Meillassoux'nun kendi gündeminde. Paris 1 Panthéon-Sorbonne'daki akademik profilinde araştırma konuları arasında Mallarmé, şans ve şiir sayılıyor. Bu ilgi 2011'de Sayı ve Siren kitabında somutlaşmıştı: Mallarmé'nin Bir zar atımı asla rastlantıyı ortadan kaldırmayacaktır şiirinden hareketle sayı, şans, sonsuzluk ve anlam arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çözümleme.
Bu ayrıntı önemli. Meillassoux için olumsallık soyut bir metafizik kavram değil; bilimi, şiiri ve insanın gelecek tasavvurunu aynı anda ilgilendiren bir problem.
Neden bugün okunuyor?
Meillassoux'nun güncelliği birkaç soruda toplanıyor:
Evrenin yasaları zorunlu mu, yoksa her şey başka türlü de olabilir miydi? Her şey başka türlü olabilirse, bilimin keşfettiği yasaların statüsü nedir? İnsan yokken gerçekleşmiş olaylar hakkında bilgi sahibi olabiliyorsak, "insan ile gerçeklik arasındaki ilişki" felsefenin merkezinde kalmalı mı?
Ve en radikali: Bugün imkânsız saydığımız şeyler gerçekten imkânsız mı?
Bu sorular Meillassoux'nun düşüncesini yapay zekâdan kozmolojiye, matematikten sinemaya uzanan geniş bir alanda tartışılır kılıyor.
Kısa bir kronoloji
| Yıl | Gelişme |
|---|---|
| 1997 | L'Inexistence divine — doktora tezi (kitap olarak yayımlanmadı) |
| 2006 | Après la finitude Fransızca yayımlandı |
| 2008 | After Finitude İngilizce yayımlandı |
| 2011-2012 | Mallarmé üzerine Sayı ve Siren |
| 2025 | After Speculative Realism; Fransız spiritüalizmi bağlamında yeniden değerlendirme |
| 2026 | 1997 tezinden Varlık ve Hiçlik yayımlandı |
Bu tablo, 2026'nın Meillassoux açısından yeni bir manifesto yılı olmadığını gösteriyor. Daha çok erken döneminin yeniden keşfedildiği ve etkisinin başka alanlara yayıldığı bir yıl.
Not: Derrida Today yılda iki kez, mayıs ve kasım aylarında yayımlanıyor. Metnin künye bilgileri PhilPapers kaydına dayanmaktadır.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Yapay zekânın ahlaki statüsü tartışması felsefe dergilerine taşındı
Philosophical Studies'te yayımlanan bir çalışma, yapay süper zekânın insanınkinden üstün bir ahlaki statüye sahip olma ihtimalini tartışıyor. Alandaki ayrım netleşiyor: bilinç biyolojik yapıya mı bağlı, yoksa işleve mi?

Scott Shapiro: hukuk kodlaşırken meşruiyete ne olur?
Yale'li hukuk felsefecisi, yapay zekânın hukuktaki asıl meselesinin verimlilik değil iktidar olduğunu savunuyor. Kural tabanlı sistemler doğru sonuç verse bile, akıl yürütme insan tarafından izlenemez hâle geldiğinde 'hukuki gerekçe' otoriteye başvuruya dönüşüyor.
Scott J. Shapiro







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


