Yapay zekâ çağında Don Ihde: teknoloji insan deneyimini nasıl değiştiriyor?
Postfenomenolojinin kurucusu Don Ihde 2024'te, doksanıncı doğum gününden üç gün sonra öldü. Stony Brook'ta düzenlenen anma konferansı ve ardından gelen tartışmalar, onun aracılık kuramının yapay zekâ çağında beklenmedik bir güncellik kazandığını gösteriyor.
Dış Haberler Servisi
Yurt dışı felsefe gündemini izler.

Don Ihde, 17 Ocak 2024'te öldü. Doksanıncı doğum gününü kutlamasının üzerinden üç gün geçmişti.
Stony Brook Üniversitesi Felsefe Bölümü'nün kurucusuydu; bölümü yetmişli yılların başında kurmuş, 2012'de kırk üç yıllık görevinin ardından emekli olmuştu. Yirmiden fazla kitap yazdı, çok daha fazlasını derledi; çalışmaları bir düzine dile çevrildi.
Ölümünün ardından bölüm, kasım ayında bir anma konferansı düzenledi. Konferansı bölüm başkanı Robert Crease ile doktora öğrencisi Juan Arteaga organize etti; Ihde'nin yetmişli yıllardaki ilk öğrencilerinden son doktora öğrencisine uzanan kırk kişilik bir katılımcı topluluğu bir araya geldi.
Crease'in konferansta kullandığı ifade, alandaki genel kanaati yansıtıyor: "Amerika'nın en büyük teknoloji filozofuydu — ve öncüsüydü."
Alanın kurucu metni
Ihde'nin 1979'da yayımlanan Technics and Praxis kitabı, çoğunlukla Kuzey Amerika'da teknoloji felsefesi alanındaki ilk çalışma sayılır.
O tarihte teknoloji felsefesi diye bir alt disiplin yoktu. Avrupa'da Heidegger ve Ellul'ün metinleri vardı; ama bunlar teknolojiyi bütün olarak, kültürel bir kader olarak ele alıyordu.
Ihde başka bir yol seçti.
Postfenomenoloji: toptancılıktan çıkış
Ihde'nin kurduğu yaklaşımın adı postfenomenoloji. Baştaki "post" ekini iki anlamda kullanıyor: Hem klasik fenomenolojiden sonra gelmek, hem de onun bazı varsayımlarından ayrılmak.
Ayrıldığı nokta şu: Klasik fenomenoloji, deneyimin genel yapılarını arar. Ihde ise deneyimin her zaman bir aracılıkla kurulduğunu, dolayısıyla aracın kendisinin çözümlemeye girmesi gerektiğini savunur.
Ve bu aracılar tek tek incelenmelidir. "Teknoloji" diye tek bir şey yoktur; teleskop, işitme cihazı, otomobil ve arama motoru farklı deneyim yapıları üretir. Yaklaşımı antroposantrik değildir: Merkeze ne insan ne makine konur, ikisinin oluşturduğu ilişki konur.
Aracılık: neyi nasıl görüyoruz?
Ihde'nin en verimli katkısı, insan-teknoloji ilişkilerinin sınıflandırması.
Bedenleşme ilişkisi. Araç bedene katılır ve saydamlaşır. Gözlük takan kişi gözlüğü görmez, gözlükle görür. Baston kullanan kişi bastonu değil, zemini hisseder. Araç algının bir uzantısı hâline gelir.
Hermenötik ilişki. Araç dünyayı okunacak bir metne çevirir. Termometreye bakan kişi sıcaklığı hissetmez, okur. Röntgen filmi kemiği göstermez; yorumlanması gereken bir gösterge sunar.
Artalan ilişkisi. Araç fark edilmeden çevreyi biçimlendirir. Klima sesi, elektrik şebekesi, ağ altyapısı. Ancak bozulduklarında görünür olurlar.
Bu şemanın gücü, teknolojiyi ne yücelten ne şeytanlaştıran bir tanım sunması. Araçlar nötr değildir — algıyı biçimlendirirler — ama belirleyici de değildir; farklı bağlamlarda farklı işler görürler. Ihde buna çoklu-kararlılık (multistability) diyor.
Ses ve müzik
Ihde'nin görsel olmayan tarafı çoğu zaman gözden kaçar.
Listening and Voice: Phenomenologies of Sound kitabı, felsefenin görme merkezli geleneğine karşı işitmeyi öne çıkarır. Batı felsefesi kavramlarını büyük ölçüde görme metaforlarıyla kurmuştur: teori (theoria, bakmak), aydınlanma, açıklık, kanıt.
Ihde işitmenin başka bir dünya yapısı sunduğunu savunur. Ses çevreleyicidir, yönü belirsizdir, zaman içinde açılır. Sesle kurulan dünya, görmeyle kurulandan farklı bir dünyadır.
Bu ilgi anma konferansında somut biçimde göründü: Ihde'yle müzik fenomenolojisi üzerine çalışmış olan müzik tarihi profesörü Judith Lochhead, konuşmasında müzik çalarak ikisinin yöntemini anlattı.
Arteaga ise Ihde'nin kitabını beklenmedik bir alanda kullandığını anlattı: protesto sloganlarının çözümlenmesinde.
Yapay zekâ neden Ihde'yi gündeme getirdi?
Crease'in konferans sonrası tespiti şuydu: Yapay zekâ felsefesi üzerine düşündüğümüz bugünlerde Ihde'nin çalışması her zamankinden güncel.
Nedeni, sorunun biçiminde.
Yapay zekâ tartışması ağırlıklı olarak iki soru etrafında yürüyor: Bu sistemler düşünüyor mu? Bilinçli olabilirler mi? Bunlar zihin felsefesinin soruları ve — sitemizde aktardığımız tartışmanın gösterdiği gibi — kolay yanıtları yok.
Ihde'nin çerçevesi soruyu değiştiriyor: Bu sistemler dünyayı algılayışımızı nasıl biçimlendiriyor?
Bu soru, makinenin içeride ne olduğuna dair bir karar gerektirmiyor. Bir dil modeliyle çalışan kişi, gözlük takan kişiye benzer bir konumda: Araç saydamlaştığı ölçüde, ürettiği metnin bir aracılıktan geçtiği unutulur. Ihde'nin terimleriyle, bedenleşme ilişkisi kurulur ve aracın kendi eğilimleri görünmez hâle gelir.
Buradan çıkan sorular teknik değil, fenomenolojik: Hangi soruları sorabileceğimiz, aracın hangi soruları kolaylaştırdığına göre mi biçimleniyor? Bir metnin "iyi" olduğuna dair sezgimiz, modelin ürettiği metin türüne göre mi kayıyor?
Miras
Ihde'nin bıraktığı şey bir kuramdan çok bir araştırma programı.
Amsterdam Üniversitesi rektörü ve teknoloji etiği profesörü Peter-Paul Verbeek anma konferansının konuşmacılarındandı; postfenomenolojiyi tasarım etiğine taşıyan çalışmalarıyla tanınıyor. Georgia Tech'ten Robert Rosenberger, Ihde'nin doktora öğrencilerinden; alanı sürdüren çalışmalar yayımlıyor.
Crease'in belirttiğine göre konferanstan bir cilt derlenecek. Ihde'nin adı Stony Brook'un teknoloji felsefesindeki uluslararası konumunun da kaynağı.
Türkçede
Ihde'nin kitapları henüz Türkçeye çevrilmedi. Postfenomenoloji kavramı Türkiye'de daha çok tasarım araştırmaları ve medya çalışmaları üzerinden dolaşıma girmiş durumda.
Teknoloji felsefesinin Türkiye'de ayrı bir alan olarak kurulması söz konusu olduğunda, Ihde'nin metinleri başlangıç listesinin başında yer alacak gibi görünüyor.
Yorumlar
0Yorumlar yükleniyor…
İlgili Haberler

Bernard Williams: ahlakı fazla sistemleştirmenin bedeli
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde ahlak felsefesinin en keskin eleştirmeni, hem faydacılığa hem Kantçılığa aynı itirazı yöneltti: ikisi de insanı kendi hayatına yabancılaştırıyor. 'Ahlaki şans' ve 'bir düşünce fazlası' kavramları buradan doğdu.

John Searle'ün ardından: Çin Odası bugün ne söylüyor?
Dil ve zihin felsefesinin en tartışılan isimlerinden John Searle 17 Eylül 2025'te 93 yaşında öldü. Yapay zekâ tartışmasının merkezindeki düşünce deneyi hâlâ onun.







.jpg?width=500)


.jpg?width=500)
.jpg?width=500)


