Yale'de okudu ve orada doktora yaptı; 1947'den 1969'a kadar Swarthmore College'da, sonra ölümüne dek Temple Üniversitesi'nde ders verdi. Yale'deki meslektaşı, edebiyat bilimci W. K. Wimsatt ile 1946'da Sewanee Review'da yayımladıkları 'The Intentional Fallacy', Yeni Eleştiri'nin manifestosu sayıldı: Bir şiirin anlamı, yazarın kafasındaki niyette değil, metnin kendisinde, dilin kamusal kurallarında aranmalıdır; niyet ne ulaşılabilir ne de ölçüt olarak arzu edilirdir. 1949'da aynı ikili 'The Affective Fallacy' ile eserin değerini okurun duygusal tepkisine bağlayan yaklaşımı da eleştirdi.
1958 tarihli Aesthetics: Problems in the Philosophy of Criticism, analitik gelenek içinde yazılmış ilk sistematik estetik kitabı olarak kabul edilir. Beardsley burada estetik nesnenin fenomenal özelliklerini, eleştirel yargının gerekçelerini ve estetik değeri birlik, yoğunluk ve karmaşıklık gibi 'genel ölçütlere' dayandıran bir kuramı geliştirdi. Sanatın işlevini 'belirgin bir estetik karakter taşıyan deneyim üretmek' olarak tanımladı; bu tanım George Dickie'nin kurumsal sanat kuramıyla uzun bir tartışmanın kaynağı oldu.
1966'da yayımlanan Aesthetics from Classical Greece to the Present, İngilizcede hâlâ en çok okunan estetik tarihi kitaplarından. Amerikan Estetik Derneği'nin başkanlığını yaptı; JAAC'ın gelişiminde belirleyici rol oynadı. Yapay zekâ üretimlerinin sanat sayılıp sayılamayacağı tartışmasında 'niyet yanılgısı' argümanı bugün yeniden merkezde: Niyeti olmayan bir sistemin ürününü, niyeti hesaba katmadan değerlendirmek mümkün müdür?