İstanbul'un Sefarad Yahudi cemaatinde büyüdü; Amerikan Kız Koleji'nde okudu. Brandeis ve Yale'de eğitim gördü; Harvard, New School ve Yale'de görev yaptı.
Ahlak felsefesine en özgün katkısı, "genelleştirilmiş öteki" ile "somut öteki" ayrımıdır: Kant'tan Rawls'a uzanan gelenek ahlaki muhatabı soyut bir özne olarak kurar; Benhabib bunun eşitliği mümkün kıldığını kabul ederken, belirli bir tarihi ve kırılganlıkları olan gerçek kişinin bu çerçevede görünmez kaldığını gösterir.
Göç ve yurttaşlık çalışmalarında geliştirdiği "demokratik yinelemeler" kavramı, evrensel hak iddialarının ulusal siyasal topluluklarda tartışılarak ve yeniden yorumlanarak yerleşme sürecini adlandırır. Hannah Arendt'in "hakları olma hakkı" formülünü çağdaş göç tartışmasına taşıması, alanın standart referanslarından biridir.
2026 Johan Skytte Siyaset Bilimi Ödülü'ne, "sürekli insan hareketliliğinin olduğu bir dünyada adaletin nasıl mümkün olduğunu, hem bireylerin hem devletlerin haklarına derin bir saygıyla incelemesi" gerekçesiyle layık görüldü.